Biz Urum Abdallarıyız
Beş dörtlük boyunca konuşan hep çoğuldur: "biz". Abdal topluluğu kendini ziyneti bırakmış, elindekini dağıtmış, mânâyı satan bir zümre olarak tanımlar; dördüncü dörtlük Hurûfî yüz okumasını üç dizeye sığdırır ve son dörtlük öğretinin sır olduğunu söyleyerek kapanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Biz abdallarıyız
Maksûdumuz yardır bizim
Geçtik ziynet kabâsından
Gencinemiz erdir bizim
1Biz Rum abdallarıyız.
2Bizim maksadımız yârdır.
3Süslü kaftanı bıraktık.
4Bizim hazinemiz erdir.
- 2
Dâim kılarız biz zârı
Hare eyleriz elde varı
Dost yoluna verdik seri
Münkirimiz hordur bizim
1Biz durmadan ağlarız.
2Elde ne varsa harcarız.
3Dost yoluna başımızı verdik.
4Bizi inkâr eden hor kalır.
Dörtlük ağlamayı, elindekini dağıtmayı ve baş vermeyi aynı sıraya koyuyor: üçü de bırakmanın giderek ağırlaşan dereceleridir. Son dize ise inkâr edeni cezalandırmaz, yalnız "hor" sayar — hüküm dışarıdan gelen bir ceza değil, tercihin kendi sonucudur. İkinci dize kaynakta "Hare eyleriz" diye dizilmiş; "harc eyleriz" okunması ölçüye ve anlama uyuyor.
- 3
Aşk bülbülüyüz öteriz
Râh-ı Hak’ka yüz tutarız
Ma’nâ gevherin satarız
Müşterimiz vardır bizim
1Aşkın bülbülüyüz, öteriz.
2Hak yoluna yüz tutarız.
3Mânâ cevherini satarız.
4Bizim müşterimiz vardır.
Dörtlük ticaret diline geçiyor: satılan şey "mânâ gevheri", alıcı da yolun içinden çıkıyor. Bülbül divan şiirinde güle âşık ve durmadan öten kuştur; burada ötmek doğrudan şiir söylemekle bir tutulur. "Müşterimiz vardır" dizesi övünme gibi durur, asıl işi ise bu sözün bir dinleyici çevresi olduğunu bildirmektir.
- 4
İstivâyı gözler gözüm
’dir yüzüm
Enelhak’kı söyler sözüm
Mi’râcımız dardır bizim
1Gözüm istivâyı gözler.
2Yüzüm Seb'u'l-mesânî'dir.
3Sözüm "ene'l-Hak" der.
4Bizim miracımız dardır.
Dörtlük baştan sona Hurûfîdir: "istivâ" yüzdeki düz hattın adı, Seb'u'l-mesânî (Fâtiha'nın yedi âyeti) yüzdeki hatlarla eşlenir, "ene'l-Hak" ise Hallâc'ın sözüdür. Son dizedeki "dâr" iki anlamı birden taşır: Hallâc'ın asıldığı darağacı ve cemde meydanın ortasında durulan yer. Miraç böylece göğe çıkmak değil, meydana çıkmak olur.
- 5
Haber aldık Muhammed’den
Geçmeyiz zât u sıfattan
Balım nihan söyler zattan
İrşâdımız sırdır bizim
1Haberi Muhammed'den aldık.
2Zât ve sıfattan vazgeçmeyiz.
3Balım, zâttan gizlice söyler.
4Bizim irşadımız sırdır.
Mahlas dörtlüğü şiiri kapatırken açıklamayı da reddediyor: söylenen "nihan", öğretilen "sır"dır. Zât ve sıfat kelâm terimleridir; abdal ağzıyla yazılmış bir nefesin sonunda görünmeleri, bu metnin halk söyleyişiyle medrese sözlüğünü aynı dörtlükte tuttuğunu gösterir. "İrşâd" yol göstermek demektir ve sır sayılınca öğretinin herkese açık olmadığı söylenmiş olur.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144570 numaralı sürüm esas alındı; Ergun derlemesinin Balım Sultan faslındaki — 3 — numaralı nefestir. Kitabın sıra numarası metne alınmadı. İkinci dörtlüğün ikinci dizesi kaynakta "Hare eyleriz elde varı" diye dizilmiştir; "harc eyleriz" okunuşu hem ölçüyü hem anlamı tamamlıyor, ama metin düzeltilmedi. AİDİYET KAYDI: Ergun bu nefesi de "Balım Sultan namına kayıdlı" üç şiirden biri olarak verir ve aidiyetin kesin söylenemeyeceğini belirtir; aynı nefes Anadolu abdal geleneğinde başka adlarla da dolaşmıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Evvel baştan Muhammed’e salevatBalım Sultan · Nefes→
Nefes bir kişiyle değil bir toplulukla açılıyor: "Urum abdalları", Anadolu'da gezen abdal dervişlerinin kendilerine verdiği addır. Süslü kaftanı bırakmak yalnız kılık değiştirmek değil, bir sınıftan çıkmak demektir. "Gencine" (hazine) kelimesi ise yoksulluğu eksiklik değil saklı bir servet sayar; her dörtlüğün "bizim" ile kapanması da bu ortaklığı pekiştirir.