Bu Anka Denilen Ey Dil-i Şeydâ
Anka, gönlü dünyadan uzaklaştıran erişilmez bir ülkünün ve bağımsızlığın simgesidir. Şair; korkusuzluk, kimseye muhtaç olmama, kibirden kaçınma ve tevekkül özelliklerini bu kuşun çevresinde toplarken kendi gurbet ve mihnetini de anlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu denilen ey dil-i şeydâ
Bu âlem eyler ki kendide peydâ
1Ey çılgın gönül, Anka denen bu kuş
2bütün âlemi kendi içinde görünür kılar.
- 2
Her kangı uşşâka olursa sertâc
Olur cihan varı hâtırdan ihrâc
1Hangi âşığın baş tacı olursa
2dünyanın bütün varlığı onun aklından çıkar.
Anka hangi âşığın baş tacı olursa dünya varlığı onun hatırından çıkar. Manevi kuşla kurulan bağ, maddi şeyleri zorla reddettirmez; onların cazibesini kendiliğinden silen daha büyük bir değer sunar.
- 3
Hâtıra bir yüzden elverse hâlet
Bir dem sâkin olmaz bahr-i felâket
1İnsanın gönlü bir hâle tutulursa
2felaket denizi bir an bile durulmaz.
Gönülde bir hâl belirdiğinde felaket denizi bir an bile sakin kalmaz. İç değişim dışarıdaki dalga gibi büyür; duygunun en küçük kıpırtısı âşığın bütün hayatını sarsan sürekli harekete dönüşür.
- 4
eftâra güftâra komaz liyâkat
Elbette bir yüzden erişir emvâc
1Basılı dizenin başı eksiktir; bu hâlin davranış ve söze fırsat bırakmadığı anlatılır.
2Dalgalar mutlaka bir yönden yetişir.
Eksilmiş ilk söz, konuşma ve davranışa liyakat bırakmayan bir sarsıntıyı sezdirir; dalgalar mutlaka bir yönden erişir. Yorum, kayıp bölümü tamamlamadan felaket denizinin kuşatıcı baskısını izler.
- 5
Geşt edip âlemi bîbâk ü pervâ
Bir ferde hâlinden eylemez şekvâ
1Dünyayı korkusuzca ve çekinmeden dolaşır.
2Durumundan hiç kimseye yakınmaz.
Korkusuz ve pervasız biçimde dünyayı dolaşan kişi, hâlinden hiç kimseye şikâyet etmez. Hareket özgürlüğü, yalnız cesaretten değil, kendi yükünü başkasına taşımayan vakur bir dayanıklılıktan doğar.
- 6
Ne sâhib niza’dır ne ehl-i da’vâ
Kurtulur nâmerde olmadan muhtâc
1Ne kavgacı ne de iddiacı biridir.
2Alçak birine muhtaç olmaktan kurtulur.
Ne kavga sahibidir ne de iddia peşinde koşar; bu sayede namerde muhtaç olmaktan kurtulur. Sessiz bağımsızlık, gösterişli güçten daha güvenilir bir haysiyet yolu olarak sunulur.
- 7
Kimseye dîde-i kibr ile bakmaz
dâmenin elden bırakmaz
1Hiç kimseye kibirli gözle bakmaz.
2Tevekkül eteğini elinden bırakmaz.
Hiç kimseye kibir gözüyle bakmamak, tevekkül eteğini elden bırakmamakla birlikte anılır. İnsanlara karşı alçak gönüllülük ile Tanrı’ya güven, aynı ahlaki duruşun iki tamamlayıcı yönüdür.
- 8
Özün buğz u hased nâzına yakmaz
Ne kati tok olur ne ziyâde aç
1Özünü kin, kıskançlık ve nazla yakmaz.
2Ne tıka basa doyar ne de aşırı aç kalır.
Kişi kendini kin, haset ve naz ateşinde yakmaz; ne aşırı tok ne de fazla aç kalır. İç duygularda ve bedensel ihtiyaçlarda ölçü, Anka’yı taşıyabilecek dengeli kişiliğin şartı olur.
- 9
Ömer nice kılsun derdine devâ
-yı gurbette kaldı bî nevâ
1Ömer derdine nasıl çare bulsun?
2Gurbet denizinde çaresiz kaldı.
Ömer derdine nasıl çare bulacağını sorar; gurbet denizinde çaresiz kalmıştır. Önceki bağımsız gezgin tipi, burada yönünü ve desteğini yitiren şairin kişisel yalnızlığıyla sınanır.
- 10
Çeşmine perdedir nakş-ı
köşesinde yatur nâmizâc
1Allah dışındaki varlıklar gözlerine perde olur.
2Sıkıntı köşesinde keyifsizce yatmaktadır.
Allah’tan başka her şeyin görüntüsü, hakikati görmeye çalışan gözün önünde perde olur; “mâsivâ” dünya dışını değil, Allah’ın dışındaki bütün varlık ve bağları anlatır. Şairin mihnet köşesinde keyifsiz yatması, bu manevi kapanmanın bedensel sıkıntıyla birlikte yaşandığını gösterir.
Metnin kaynağı
Ergun’un Âşık Ömer dizisinde basılı No. 25; görünür Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 25; PDF 124; 10 birim/20 dize. Görünür mahlas, sınırlar, aparat ve kanıt kaydı korunmuştur; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Çün halka-i dilde destires oldumÂşık Ömer · Koşma→
Şeydâ gönle seslenen şair, Anka denilen varlığın bu âlemi kendi içinde görünür kıldığını söyler. Ulaşılmaz kuş, dışarıda aranacak bir yaratık değil, insanın iç dünyasını genişleten bir simge olur.