Bu Aşka Pek Bağlananın
Sekiz heceli bir nefes. Sevgiliyi önce bülbül-gül diliyle çizer, sonra kaşı yay kirpiği ok bir zalime dönüştürür. Son dörtlükte muhatap değişir: âşık dileğini artık Hacı Bektaş Veli'nin adıyla ister.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu aşka pek bağlananın
Cümlesine bilim vardır
Açılmış hüsününde güller
Bir yavru bülbülüm vardır
1Bu aşka çok bağlananların
2hepsine dair bildiğim vardır
3Güzelliğinde güller açılmış
4Bir yavru bülbülüm vardır
- 2
eder yâr ararım
Gâh3i sineme skararım
Hublara kalmaz karârım
Bir acâyib hâlim vardır
1Yalvarır yakarır, yâr ararım
2Kimi vakit bağrıma basarım
3Güzeller karşısında kararım kalmaz
4Tuhaf bir hâlim vardır
İkinci dörtlük kararsızlığı üç fiille verir: arar, sineye basar, karar edemez. Sonuç “acâyib hâl” diye adlandırılır — teşhis konmamış bir hastalık gibi. Kaynakta ikinci dize “Gâh3i sineme skararım” diye bozuk dizilmiş; günümüz Türkçesi karşılığı “gâhi sineme sıkarım” okunuşuna göre verildi.
- 3
Yavru bize etme cefâ
Şivelerin rûha gıda
Bu serim yoluna fedâ
Ne rızkım ne mâilim vardır
1Yavrum, bize eziyet etme
2Nazların ruha gıdadır
3Bu başım senin yoluna feda
4Ne rızkım ne malım vardır
Burada şair ilk kez doğrudan sevgiliye seslenir ve pazarlığını açar: cefayı bırak, çünkü verecek başka şeyim yok. Nazın “rûha gıda” sayılması cefanın da hoş görüldüğünü ima eder. Son dize yoksulluğu iki kelimeyle bitirir; geriye yalnız feda edilecek bir baş kalır.
- 4
etmiş kaşın çatar
Cefâları bize yeter
Kirpiği okunu atar
Karşıda bir zâlim vardır
1Kaşını yay gibi bükmüş, çatar
2Ettiği cefalar bize yeter
3Kirpiğinin okunu atar
4Karşımda bir zalim vardır
Kaşın yaya, kirpiğin oka benzetilmesi divan şiirinin en eski silahlarıdır; nefes bunları halk diline indirir ve sevgiliyi “karşıda bir zâlim” diye adlandırır. “Karşıda” kelimesi resmi tamamlar: ok atmak için mesafe gerekir, âşık da o mesafenin öbür ucunda durur.
- 5
Mustafa iste yâdından
'ver murâdından
Cansız dıvarı yürüden
Hacı Bektaş Veli'm vardır
1Mustafa, dileğini onu anarak iste
2Muradın için salevat getir
3Cansız duvarı yürüten
4Hacı Bektaş Veli'm vardır
Şiir aşk dilinden dua diline geçerek biter. “Cansız dıvarı yürüden”, Hacı Bektaş Veli'nin menkıbelerinde anlatılan duvar yürütme kerametine işaret eder. Bir önceki dörtlükte ok atan sevgilinin karşısına burada bir kudret konur: taşı yürüten pir, gönlü de yerinden oynatabilir.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 163103 numaralı sürüm esas alındı; metin Bektaşî Şairleri ve Nefesleri derlemesinin 329. sayfasından aktarılmış. Sayfa başındaki “-9-” sıra işareti metne alınmadı. Kaynakta ikinci ve üçüncü dörtlük arasındaki boş satır düşmüş; bölümleme yirmi dizenin beşer dörtlüklük kafiye düzenine göre yapıldı. Dizgi hataları korundu: “Gâh3i”, “skararım”, “mâilim”, “Salevat'ver”, “dıvarı”. Mahlas dizesindeki italik işaretleri atıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Dördümüzü bir araya sürdülerKul Mustafa · Nefes→
Dörtlüğün son sözü olan “vardır” bütün nefesin redifidir ve her dörtlüğü bir sahiplik cümlesiyle kapatır: bilgim var, hâlim var, zalimim var, pirim var. Burada sahip olunan şey bir bülbüldür; gül ile bülbül çiftinden şair kendine bülbülü ayırır, gülü sevgiliye bırakır.