DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Kul Mustafa/Bu Aşka Pek Bağlananın
Nefes · 17. yüzyıl

Bu Aşka Pek Bağlananın

Sekiz heceli bir nefes. Sevgiliyi önce bülbül-gül diliyle çizer, sonra kaşı yay kirpiği ok bir zalime dönüştürür. Son dörtlükte muhatap değişir: âşık dileğini artık Hacı Bektaş Veli'nin adıyla ister.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bu aşka pek bağlananın

    Cümlesine bilim vardır

    Açılmış hüsününde güller

    Bir yavru bülbülüm vardır

    1Bu aşka çok bağlananların

    2hepsine dair bildiğim vardır

    3Güzelliğinde güller açılmış

    4Bir yavru bülbülüm vardır

    Dörtlüğün son sözü olan “vardır” bütün nefesin redifidir ve her dörtlüğü bir sahiplik cümlesiyle kapatır: bilgim var, hâlim var, zalimim var, pirim var. Burada sahip olunan şey bir bülbüldür; gül ile bülbül çiftinden şair kendine bülbülü ayırır, gülü sevgiliye bırakır.

  2. 2

    eder yâr ararım

    Gâh3i sineme skararım

    Hublara kalmaz karârım

    Bir acâyib hâlim vardır

    1Yalvarır yakarır, yâr ararım

    2Kimi vakit bağrıma basarım

    3Güzeller karşısında kararım kalmaz

    4Tuhaf bir hâlim vardır

    İkinci dörtlük kararsızlığı üç fiille verir: arar, sineye basar, karar edemez. Sonuç “acâyib hâl” diye adlandırılır — teşhis konmamış bir hastalık gibi. Kaynakta ikinci dize “Gâh3i sineme skararım” diye bozuk dizilmiş; günümüz Türkçesi karşılığı “gâhi sineme sıkarım” okunuşuna göre verildi.

  3. 3

    Yavru bize etme cefâ

    Şivelerin rûha gıda

    Bu serim yoluna fedâ

    Ne rızkım ne mâilim vardır

    1Yavrum, bize eziyet etme

    2Nazların ruha gıdadır

    3Bu başım senin yoluna feda

    4Ne rızkım ne malım vardır

    Burada şair ilk kez doğrudan sevgiliye seslenir ve pazarlığını açar: cefayı bırak, çünkü verecek başka şeyim yok. Nazın “rûha gıda” sayılması cefanın da hoş görüldüğünü ima eder. Son dize yoksulluğu iki kelimeyle bitirir; geriye yalnız feda edilecek bir baş kalır.

  4. 4

    etmiş kaşın çatar

    Cefâları bize yeter

    Kirpiği okunu atar

    Karşıda bir zâlim vardır

    1Kaşını yay gibi bükmüş, çatar

    2Ettiği cefalar bize yeter

    3Kirpiğinin okunu atar

    4Karşımda bir zalim vardır

    Kaşın yaya, kirpiğin oka benzetilmesi divan şiirinin en eski silahlarıdır; nefes bunları halk diline indirir ve sevgiliyi “karşıda bir zâlim” diye adlandırır. “Karşıda” kelimesi resmi tamamlar: ok atmak için mesafe gerekir, âşık da o mesafenin öbür ucunda durur.

  5. 5

    Mustafa iste yâdından

    'ver murâdından

    Cansız dıvarı yürüden

    Hacı Bektaş Veli'm vardır

    1Mustafa, dileğini onu anarak iste

    2Muradın için salevat getir

    3Cansız duvarı yürüten

    4Hacı Bektaş Veli'm vardır

    Şiir aşk dilinden dua diline geçerek biter. “Cansız dıvarı yürüden”, Hacı Bektaş Veli'nin menkıbelerinde anlatılan duvar yürütme kerametine işaret eder. Bir önceki dörtlükte ok atan sevgilinin karşısına burada bir kudret konur: taşı yürüten pir, gönlü de yerinden oynatabilir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 163103 numaralı sürüm esas alındı; metin Bektaşî Şairleri ve Nefesleri derlemesinin 329. sayfasından aktarılmış. Sayfa başındaki “-9-” sıra işareti metne alınmadı. Kaynakta ikinci ve üçüncü dörtlük arasındaki boş satır düşmüş; bölümleme yirmi dizenin beşer dörtlüklük kafiye düzenine göre yapıldı. Dizgi hataları korundu: “Gâh3i”, “skararım”, “mâilim”, “Salevat'ver”, “dıvarı”. Mahlas dizesindeki italik işaretleri atıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDördümüzü Bir Araya Sürdüler
Dördümüzü bir araya sürdüler
Kul Mustafa · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

hüsün

güzellik

niyâz

yalvarma, dileme

hub

güzel (hûb)

karâr

durup dinlenme, yerinde durma

şive

naz, edalı davranış

ser

baş

kemân

yay

salevat

Peygamber'e ve ailesine okunan dua