Dördümüzü Bir Araya Sürdüler
Her dörtlüğü aynı nakaratla kapanan bir imdat çağrısı. Şair sırasıyla topluluğun sorguya çekilişini, gerçek erin kuvvetini, sır saklama dileğini ve kendi gönül derdini sıralar; her defasında Teslim Abdal'a döner.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dördümüzü bir araya sürdüler
Teslim Abdal gel imdâd eyle
Sordular da bol bol rahmet verdiler
Teslim Abdal gel imdâd eyle
1Dördümüzü bir araya sürdüler
2Yetiş Teslim Abdal, gel imdat eyle
3Sorguya çektiler, ardından bol bol rahmet verdiler
4Yetiş Teslim Abdal, gel imdat eyle
- 2
olur gerçek erin kuvveti
Her yerde okunur ismi âyeti
Mümin kullarının yüzü hürmeti
Teslim abdal gel imdâd eyle
1Gerçek erenin kuvveti sağlam olur
2Adı her yerde âyet gibi okunur
3Mümin kullarının yüzü suyu hürmetine
4Yetiş Teslim Abdal, gel imdat eyle
İkinci dörtlük çağrılanın neden çağrıldığını anlatır: gerçek erin kuvveti “pekin”, yani sarsılmazdır. Adının her yerde âyet gibi okunması bir veliye verilebilecek en yüksek paydır. Üçüncü dize dileği müminlerin yüzü suyu hürmetine bağlar; şair kendi adına değil, topluluk adına ister.
- 3
Bize duru gömleklerin giydirme
Sırrımızı yâd illere dedirme
Aman katarından ayırma
Teslim Abdal gel imdâd eyle
1Bize o duru gömlekleri giydirme
2Sırrımızı yabancı ellere söyletme
3Aman, lütfet, katardan ayırma
4Yetiş Teslim Abdal, gel imdat eyle
Üç dizenin üçü de olumsuz bir dilek: giydirme, dedirme, ayırma. İstenen bir şeyin verilmesi değil, esirgenmesidir. Ortadaki dize yolun temel şartını söyler — sır yad ele düşmemeli. “Duru gömlek” deyişini kaynak açıklamıyor, karşılığı belirsiz kaldığı için olduğu gibi aktarıldı.
- 4
Gerçekler yanında olmaz
Umarım ki müdarayı gidere
Pirim divanınad yüzümüz kara
Teslim Abdal gel imdâd eyle
1Gerçek erenlerin yanında yüze gülme sökmez
2Umarım ki o, yüze gülmeyi ortadan kaldırır
3Pirimin divanında yüzümüz kara
4Yetiş Teslim Abdal, gel imdat eyle
“Müdara” iki dizede üst üste gelir ve nefesin ahlak ölçüsünü kurar: gerçeklerin yanında gönül alacak söz işe yaramaz. Ardından şair kendi hükmünü peşinen verir, pirin divanında yüzü karadır. Kaynakta “divanında” kelimesi “divanınad” diye bozuk dizilmiş, düzeltilmedi.
- 5
Kul Mustafa geldi üstüme
Mail oldum elâ gözlü dostuma
Gelip rakip nettin düştün kastıma
Teslim Abdal gel imdâd eyle
1Kul Mustafa, üstüme bir ağırlık çöktü
2Ela gözlü dostuma gönül verdim
3Rakip, gelip ne yaptın, canıma kastettin
4Yetiş Teslim Abdal, gel imdat eyle
Mahlas dörtlüğü şiiri genel dertten özel derde indirir: üste çöken “siklet”, ela gözlü dosta duyulan meyil ve araya giren rakip. Rakibe sorulan “nettin” cevap beklemeyen bir sitemdir. Böylece nakaratta istenen imdat hem yol derdi hem gönül derdi için istenmiş olur.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 163082 numaralı sürüm esas alındı; metin Bektaşî Şairleri ve Nefesleri derlemesinin 323. sayfasından aktarılmış. Sayfa başındaki “-2-” sıra işareti metne alınmadı. Kaynaktaki dizgi hataları korundu: ikinci dörtlüğün nakaratında “abdal” küçük harfle, dördüncü dörtlükte “divanınad” bozuk dizilmiş. Üçüncü dörtlüğün “Aman mürüvvet katarından ayırma” dizesi on iki hecedir, öbürleri on birer; kaynakta öyle dizili. Mahlas dizesindeki italik işaretleri atıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Gönül hakikatli yârin ucundanKul Mustafa · Nefes→
Nefes iki dizede bir dönen bir nakaratla kurulur; her dörtlükte yeni söze ayrılan yer yalnız iki dizedir, kalanı çağrıdır. Açılışta “dördümüz”ün kim olduğu söylenmez: sürülen, sorulan ve sonunda bağışlanan bir topluluk. Sorgu ile rahmetin aynı dizede durması gerilimi kurar.