DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Derviş Mehmed/Her Sabah Her Sabah Hânın Dağılır
Nefes · 17. yüzyıl

Her Sabah Her Sabah Hânın Dağılır

İmam Hüseyin'in türbesi önünde söylenmiş bir dilek nefesi. Beş bent aynı cümleyi tekrarlıyor; konuşan kişi kendini garip, sâil ve boynu eğik diye tanımlayıp eşikten ayrılmıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Her sabah her sabah hânın dağılır

    Ver benim murâdım İmâm-ı Hüseyin

    Âşık bülbüllerin boynu bükülür

    Ver benim murâdım İmâm-ı Hüseyn

    1Her sabah her sabah sofran dağıtılır;

    2ver benim muradımı, İmâm-ı Hüseyin.

    3Âşık bülbüllerin boynu bükülür;

    4ver benim muradımı, İmâm-ı Hüseyin.

    Nakarat bir istek cümlesi ve şiirin tamamı onun tekrarı üzerine kurulu. Açılıştaki “hân” sofra demektir: her sabah dağıtılan bir nimet var, şair ondan payını istiyor. Kaynak ilk nakaratı “Hüseyin”, kalan dördünü “Hüseyn” diye diziyor; ikisi de korundu.

  2. 2

    Yaslanayım eşiğine durayım

    Görmediğim yeri göster göreyik

    Senden gayrı kim var kime varayım

    Ver benim murâdım İmâm-ı Hüseyn

    1Eşiğine yaslanayım, durayım;

    2görmediğim yeri göster, göreyim.

    3Senden başka kim var, kime gideyim?

    4ver benim muradımı, İmâm-ı Hüseyin.

    Eşik burada geçilecek değil, kalınacak yer: dilekçi içeri girmiyor, kapının dibinde duruyor. Üçüncü dize bütün nefesin gerekçesini veriyor — başka kapı yok. Kaynakta ikinci dize “göreyik” diye dizilmiş; beklenen biçim “göreyim” olsa da dizgiye dokunulmadı.

  3. 3

    Garîbim türbene geldim ey

    Gümansız şübhesiz seni severim

    Sâilim kapunda boynum eğerim

    Ver benim murâdım İmâm-ı Hüseyn

    1Garibim, türbene geldim, ey kerem sahibi;

    2kuşkusuz, şüphesiz seni severim.

    3Dilenciyim kapında, boynumu eğerim;

    4ver benim muradımı, İmâm-ı Hüseyin.

    Şiir burada bir mekân kazanıyor: türbe. Konuşan kendini üç sıfatla tanımlıyor — garip, sâil, boynu eğik — ve üçü de aynı şeyi söylüyor: istemekten başka elinde bir şey yok. “Gümansız şübhesiz” ikilemesi Türkçe ve Farsça eşanlamlıları yan yana koyan halk söyleyişidir.

  4. 4

    Seni seven âşık olur

    Arar Hak'kı kendi özünde bulur

    Yaşını silmeğe kapuna gelür

    Ver benim murâdım İmâm-ı Hüseyn

    1Seni seven âşık divane olur;

    2Hakk'ı arar, kendi özünde bulur.

    3Gözyaşını silmeye kapına gelir;

    4ver benim muradımı, İmâm-ı Hüseyin.

    İkinci dize nefesin en yüklü cümlesi: aranan dışarıda değil, arayanın özünde bulunuyor — tekke şiirinin içe dönük bilgi anlayışı. Üçüncü dize bunu hemen somutlaştırıyor: bulan kişi yine kapıya, gözyaşını silmeye geliyor. Bilgi, ağlamayı bitirmiyor.

  5. 5

    ehli olan ikrârın bulur

    Ali'yi sevenler çığıra gelür

    Derviş Mehemmed'in sana yalvarır

    Ver benim murâdım İmâm-ı Hüseyn

    1İkrar ehli olan ikrarını bulur;

    2Ali'yi sevenler yola gelir.

    3Derviş Mehemmed'in sana yalvarır;

    4ver benim muradımı, İmâm-ı Hüseyin.

    İkrar, yola girerken verilen sözdür; ilk dize verdiğini bulma ilkesini kuruyor. “Çığır” açılmış yol demek, ikinci dize sevgiyi bir güzergâha bağlıyor. Mahlas iyelik ekiyle geçiyor — “Derviş Mehemmed'in”, yani senin Derviş Mehmed'in — böylece imza da bir bağlılık bildirimine dönüşüyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 156247 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfa numarası işareti (—8—) metne alınmadı. Nakarat ilk geçişte “İmâm-ı Hüseyin”, kalan dört geçişte “İmâm-ı Hüseyn” dizilmiş; ikisi de korundu. İkinci bentteki “göreyik” de kaynaktaki biçimiyle bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNasrunminallahın Lûtfu Dokuna
Nasrunminallahın lûtfu dokuna
Derviş Mehmed · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

hân

sofra, yemek konulan tabla

murâd

istek, dilek

güman

kuşku, şüphe

sâil

dilenen, isteyen

kerîm

cömert, kerem sahibi

ikrâr

yola girerken verilen söz

çığır

açılmış yol, patika

dîvâne

aklını yitirmiş, deli