DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Bu ayn-i uyûnum senindir senin
Şiir · 17. yüzyıl

Bu ayn-i uyûnum senindir senin

Konuşan gözünü, iç yangısını, kanlı yaşını ve gönül sazını sevgiliye ait sayar. Ayrılık yolunda rehbersiz kalan gönül, bütün ahını ve talihini de ona bağlar. Şal, taç, hırka, dört unsur ve yedi katlı giysi dâhil her şey feda edilir; Ömer’in aklı ve deliliği bile sevgilinindir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bu ayn-i uyûnum senindir senin

    Bu senindir senin

    1Gözlerimin özü senindir;

    2içimin yangısı senindir.

    İlk birim görme organı ile iç yangısını aynı kişiye bağlar. ‘Senindir’ tekrarı sahiplik bildirirken konuşanın bedenini ve duygusunu kendi mülkü olmaktan çıkarır. Gözün özüyle iç yangısının birlikte devri, konuşanın hem algısını hem duygusunu sevgilinin mülkü saydığını açıklar.

  2. 2

    Akan çeşm-i hûnum senindir senin

    Dil-i erganûnum senindir senin

    1Akan kanlı gözyaşım senindir;

    2gönlümün orgu, sesi senindir.

    Kanlı gözyaşı görünür acıyı, erganun ise gönlün işitilen sesini temsil eder. Hem sıvı hem musiki sevgiliye sunulur; âşık dışavurumlarının tümünü ona ait sayar. Kanlı yaş ile gönül çalgısı, acının görünen ve işitilen iki biçimini aynı ‘senindir’ hükmünde sevgiliye teslim eder.

  3. 3

    Gönül pürmelûldür dü çeşmim alîl

    Reh-i firkatte bir yol azmış zelîl

    1Gönül çok hüzünlü, iki gözüm hastadır;

    2ayrılık yolunda yolunu kaybetmiş bir zelildir.

    Gönlün hüznü ile gözlerin hastalığı ayrılık yolunda somut bir yol kaybına dönüşür. Zelil sözü, yönsüzlüğün yalnız mekânsal değil onur kırıcı bir hâl olduğunu belirtir. Hasta gözler ve yolunu yitiren gönül, ayrılığı hem bedensel bozulma hem de onur kırıcı yönsüzlük olarak yaşar.

  4. 4

    -ı gamda bulunmaz delîl

    Gel ey rehnümûnum senindir senin

    1Gam çölünde bir yol gösteren bulunmaz;

    2gel, ey yol göstericim; bu da senindir.

    Gam beyabanında delil bulunmaması, aklın tek başına yön veremediğini gösterir. Sevgiliye ‘rehnümûn’ diye seslenmek, hem kayboluşun sebebini hem beklenen rehberi aynı kişide toplar. Delilsiz çöldeki rehnümûn çağrısı, kayboluşun sebebi sayılan sevgiliyi aynı zamanda tek mümkün kılavuz konumuna getirir.

  5. 5

    Bu âhü enînim bu hicr ü gamım

    Bu necm-i saîdim bu baht-ı kemim

    1Bu ahım ve inilti, bu ayrılık ve gamım;

    2bu uğurlu yıldızım ve kötü talihim...

    Ah, inilti, ayrılık ve gam art arda sıralanır; ardından iyi yıldız ile kötü talih yan yana gelir. Konuşan olumlu ve olumsuz kader işaretlerini ayrım yapmadan sevgiliye verir. İyi yıldız ile kötü bahtın ayrım gözetmeden sunulması, âşığın talihindeki her işareti sevgilinin sahipliğine bırakır.

  6. 6

    Bu şevk-i melâlim bu ayn-ı demim

    Bu derd-i fuzûnum senindir senin

    1Bu hüzünlü şevkim, bu ‘ayn-ı dem’im—anlamı kapalı;

    2bu fazla derdim senindir.

    Ayn-ı dem tek anlamlı anlık hâl sayılmaz; an, kan ve soluk ihtimalleri arasındaki çokanlamlılık aparatta korunur. Melal ve fazla dert açık olsa da ayn-ı dem bu duyguların zamanını ya da maddesini kesin bir karşılığa kapatmaz.

  7. 7

    Bu şal ile bu taç bu hırka aba

    Bu bu

    1Bu şal, taç, hırka ve aba;

    2bu dört unsur, bu ‘hefti kabâ’—terim kapalıdır.

    Hefti kabâ yedi katlı giysi diye kesinleştirilmez; terim literal yüzeyi ve sayı çağrışımıyla açık bırakılır. Giysi listesi ile dört unsur okunur, fakat hefti kabânın neyi saydığı tanıksız olduğu için bütünlük iddiası sınırlanır.

  8. 8

    Kamusu yolunda hebâdır hebâ

    Bu cem’an yekûnum senindir senin

    1Hepsi yolunda heba, heba hâlindedir;

    2bu toplamım senindir.

    Hebâdır bildirme kipi feda olsun isteğine çevrilmez; mevcut yok oluş durumu deklaratif biçimde korunur. Toplamın sevgiliye ait oluşu bir dilek değil, parçaların zaten heba sayıldığı kesin bir sahiplik bildirimiyle verilir.

  9. 9

    Ömer dâr-ı gurbette nem var benim

    Bu bâzâr-ı mihnette nem var benim

    1Ömer’in gurbet diyarında nesi var?

    2Bu mihnet pazarında benim neyim var?

    Mahlasla gurbet ve mihnet pazarı sorgulanır. Ömer’in ‘nem var’ soruları maddi sahipliği boşaltır; gurbet içinde kendisine ait bir dayanak bulamadığını gösterir. Gurbet diyarı ile mihnet pazarı, Ömer’in maddi ve manevi sahipliğini aynı ‘nem var’ sorusuyla boşaltır.

  10. 10

    Ya fehm ü firâsette nem var benim

    Bu akla cünûnum senindir senin

    1Anlayış ve sezgide neyim var?

    2‘Bu akla cünûnum’ senindir—bağ kapalıdır.

    Akla cünûnum yapısı aklım ile deliliğim diye iki iyelikli karşıta bölünmez; izafet ilişkisi açık bırakılır. Fehim ve firaset sorusu okunur, fakat akıl ile cünun arasındaki gramer bağı çözülmeden yalnız senindir hükmüne bağlanır.

Kavram sözlüğü (10) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.108 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.108, PDF 157; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. Basılı aparat: U6–U8 ve U10 çokanlamlılık, terim, kip ve izafet ayrımı düzeltildi. İçerik aparatı: 13–14. dizelerdeki ‘şal/taç/hırka/aba’ ile ‘çâr anâsır/heft kabâ’ dizisi yoğun ve kapalıdır; sayısal-mistik açıklama kaynakta bulunmadığı için modern aktarım yalnız sözlük değerlerini verir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBu Dünya Bir Tekke
Bu cihan bir tekye ey dil konan olmaz bunda aç
Âşık Ömer · Tarihî kaynakta nazım şekli ayrıca sınıflandırılmadı

Kavram sözlüğü

10 kavram bulundu.

ayn-i uyûn

Gözlerin özü; göz bebeği.

sûz-u derûnum

İçimin yangısı.

erganûn

Çalgı; burada gönlün sesi.

pürmelûl

Çok hüzünlü.

beyâbân

Çöl.

rehnümûn

Yol gösterici.

çarı anâsır

Dört unsur.

hefti kabâ

Yedi sayısını çağrıştıran kapalı terim; ‘yedi katlı giysi’ diye kesinleştirilmez.

cem’an yekûn

Toplamın bütünü.

ayn-ı dem

An, kan veya soluk çağrışımları taşıyabilen kapalı tamlama; bağlam tek anlamı doğrulamaz.