DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Bu Dünya Bir Tekke
Tarihî kaynakta nazım şekli ayrıca sınıflandırılmadı · 17. yüzyıl

Bu Dünya Bir Tekke

Âşık Ömer dünyayı kimsenin kalıcı olmadığı bir tekkeye benzetir; paranın ve gösterişin insan ilişkilerini bozduğunu söyler. Rızkı üçe bölme öğüdüyle ölçülü tüketim, paylaşma ve geleceğe hazırlığı sahte dostluğa karşı güvenli bir yol olarak sunar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bu cihan bir ey dil konan olmaz bunda aç

    Kıl tevekkül Hak’ka kalbinden gözün aç

    1Ey gönül, bu dünya bir tekkedir; burada konaklayan kalıcı olmaz.

    2Hakk’a güven, kalbinde kanaat gözünü aç.

    Dünya tekkeye benzetilince hayat kalıcı mülk değil kısa süreli konaklama olur. Tevekkül ve kanaat, bu geçici yerde daha çok biriktirme arzusuna karşı gönlün açması gereken iki iç göz olarak sunulur.

  2. 2

    Açma derdin her kese kalmadı çün

    Bu zamâmn bîvefâsıyla olunmaz imtizaç

    1Derdini herkese açma; artık gerçek şifa ehli kalmadı.

    2Bu zamanın vefasız insanıyla uyuşulmaz.

    Derdin herkese açılmaması öğüdü, şifa verecek ehil kişinin kalmamasına bağlanır. Zamanın vefasızlığı yalnız dost eksikliği değil, insanın içini güvenle teslim edeceği ilişki ölçüsünün kaybıdır.

  3. 3

    Her kime kılsan gönül âlemde arz-ı ihtiyaç

    Ol sana Tanrı selâmın vermez olur gözün aç

    1Dünyada gönlünü açıp kime ihtiyacını söylesen,

    2sana Tanrı’nın selamını bile vermez; gözünü aç.

    İhtiyacını açıklayan kişiye selamın bile çok görülmesi, toplumsal duyarsızlığı en küçük nezaket üzerinden gösterir. Nakarattaki ‘gözünü aç’ sözü, yoksunluğu utanılacak hâl değil çevrenin gerçeğini tanıma vesilesi yapar.

  4. 4

    Bir temâşâdır bu âlem serteser irfâna hep

    gavgası düştü serteser meydâna hep

    1Bu âlem, irfan sahibi için baştan başa bir seyirdir.

    2Gümüş ve altın kavgası bütün meydana yayıldı.

    Âlem irfan sahibi için baştan başa ibret sahnesiyken kalabalık aynı meydanı altın ve gümüş kavgasına çevirir. Birim aynı dünyaya iki bakış yerleştirir: biri anlam arar, öteki yalnız maddi pay için çekişir.

  5. 5

    Ehl-i hâlin sözleri oldu kamu efsâne hep

    Dinledirsen hoş derûnun derdini yârâna hep

    1Hâl ehlinin sözleri bütünüyle masal sayıldı.

    2İçindeki derdi bütün dostlara dinletsen bile,

    Hâl ehlinin sözü masala dönüşmüş, iç derdi anlatmak da karşılık bulamaz olmuştur. Dostlara konuşma eylemi sürse bile dinlenme garantisi yoktur; şiir sözün çoğaldığı fakat anlayışın azaldığı bir çevre çizer.

  6. 6

    Her kime kılsan gönül âlemde arz-ı ihtiyâç

    Ol sana Tanrı selâmın vermez olur gözün aç

    1dünyada gönlünü açıp kime ihtiyacını söylesen,

    2sana Tanrı’nın selamını bile vermez; gözünü aç.

    Nakarat, manevi sözün değersizleşmesini gündelik ihtiyaç anındaki yalnızlıkla birleştirir. Selamı esirgeyen toplum, yalnız yoksula yardım etmez değil; onun insanlık bağını tanıyan en temel sözü de keser.

  7. 7

    Her ne söyler ise zengin dinleyüp derler belî

    Bir fakiri görse etvârma dünyânın eli

    1Zengin ne söylerse dinleyip ‘evet’ derler.

    2Dünya insanı bir yoksulun davranışını görse,

    Zenginin her sözüne ‘evet’ denmesi, sözün doğruluğundan bağımsız bir itaat düzenini gösterir. Değer fikirde değil söyleyenin malındadır; bu yüzden toplumun hükmü baştan maddi güce göre eğilir.

  8. 8

    İşidenler ana derler masharadır yâ deli

    Kande varsan pâk libâs ile yerin belî belî

    1onu duyanlar ‘maskara ya da deli’ der.

    2Nereye temiz ve gösterişli giysiyle gitsen yerin hazırdır.

    Yoksulun tavrı maskaralık ya da delilik diye damgalanırken temiz giysi kapıları açar. Aynı insanın değeri kıyafetle değişir; şair görünüşün ahlak ve aklın önüne geçtiği sınıfsal ölçüyü açıkça eleştirir.

  9. 9

    Her kime kılsan gönül âlemde arz-ı ihtiyâç

    Ol sana Tanrı selâmın vermez olur gözün aç

    1Dünyada gönlünü açıp kime ihtiyacını söylesen,

    2sana Tanrı’nın selamını bile vermez; gözünü aç.

    Tekrarlanan ihtiyaç ve selam sahnesi, zengin-yoksul karşılaştırmasının sonucunu kişiselleştirir. Okurdan toplumun dış görünüşe bağlı hükmünü bilmesi ve gönlünü bu sahte kabule teslim etmemesi istenir.

  10. 10

    Elde Ömer üç pay et ol rızkı Hak verir iyan

    Birisid ye birisin yedir ü birin et nihan

    1Ey Ömer, Hakk’ın açıkça verdiği rızkı elinde üç pay et.

    2Birini ye, birini yedir, birini de sakla.

    Rızkın üçe bölünmesi şiirin somut hayat programıdır: kişi kendi ihtiyacını karşılar, başkasını doyurur ve geleceğe pay ayırır. Kanaat böylece yalnız azla yetinme değil dengeli kullanım ve paylaşım biçimi kazanır.

  11. 11

    Düşmana kalsun ko muhtâc olma dosta tek hemen

    Hep yüze güler eyü gün dostudur halk ı cihan

    1Düşmana kalsın; dosta bile muhtaç olma yeter.

    2Dünya halkı hep yüze güler, yalnız iyi gün dostudur.

    Dosta bile muhtaç olmama isteği düşman korkusundan daha derin bir güvensizlik taşır. Yüze gülenlerin iyi gün dostu sayılması, ihtiyaç anında selamı esirgeyen çevrenin önceki örneklerini son bir hükümde toplar.

  12. 12

    Her kime kılsan gönül âlemde arz-ı ihtiyâç

    Ol sana Tanrı selâmın vermez olur gözün aç

    1Dünyada gönlünü açıp kime ihtiyacını söylesen,

    2sana Tanrı’nın selamını bile vermez; gözünü aç.

    Son nakarat şiiri bireysel tedbirle toplumsal eleştiri arasında kapatır. Rızkını ölçülü kullanan kişi, sevgiyi çıkarla değiştiren dünyaya daha az bağımlı olur; ‘gözünü aç’ çağrısı bu özgürlüğün başlangıcıdır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Âşık Ömer isnadı kaynak başlığı, basılı numara ve görünür mahlasla bağlandı: Visible Ömer/Âşık Ömer in frozen historical body; comprehensive audit confirms attribution.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 Âşık Ömer baskısı; basılı No. 622; 12 birim/24 dize. Özgün yüzey korunmuş, kapalı basılı biçimlerde tahmin yapılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBaşka Bağa Göçme Bülbül
Bu gülşende karâr eyle
Âşık Ömer · Bülbüle hitap eden koşma

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

tekye

Tekke; burada geçici dünya konağı.

kanâat

Eldekiyle yetinme.

ehl-i ilâç

Derde çare bulabilecek ehil kişi.

sîm ü zer

Gümüş ve altın; para ve servet.

ehl-i hâl

Manevi hâli yaşayan kişiler.

rızk

Tanrı tarafından verildiğine inanılan geçim payı.