Bu Dersi Hâce-i Tâ Mâsebaktan
Âşık Ömer aşk dersini yaratılıştan önceki hocadan, aklın üstündeki “künfekân” ilminden okuduğunu söyler. Ferhat ile Mecnun’dan önce başlayan eğitim Hüdhüd’ü Simurg’a, dili virde ve şairi ledün ilmine ulaştırır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu dersi tâ mâsebaktan
Yok iken bir eser karada akta
1Bu dersi başlangıçtan da önceki hocadan aldım;
2karada ve akta hiçbir iz yokken.
- 2
Bir perî dânâdan iyan okudum
Akl üzre İlm-i okudum
1Bilge bir periden açıkça okudum;
2aklın üstünde “ol ve olur” ilmini okudum.
Peri öğretmen olağan insan bilgisinin dışındadır. Künfekân yaratıcı buyruğu temsil eder; bu ilmin aklın üzerinde oluşu, dersin yalnız mantıkla kavranamayacağını vurgular.
- 3
Dahi kande idi
Halkolmazdan evvel Ferhâd’ü Mecnun
1Feleğin dönüşü daha neredeydi,
2Ferhat ile Mecnun henüz yaratılmamışken?
Kozmik çark ile iki büyük âşık aynı yaratılış öncesi soruda buluşur. Şair kendi aşk dersini Ferhat ve Mecnun’dan da eskiye götürerek geleneğin kaynağına yerleştirir.
- 4
Bana hemdem iken bu devr-i bîrun
Fenn-i bâb-ı aşkı revan okudum
1Bu dış dünya bana yoldaşken,
2aşk kapısının ilmini akıcı biçimde okudum.
“Devr-i bîrun” basılı yüzeyi dış dünya veya çevrim çağrışımıyla aktarılır, ayrıntısı genişletilmez. Aşk bir kapısı ve yöntemi bulunan ilimdir; şair bu ilmi tereddütsüz okur.
- 5
Çok şükür maksûdum destime girdi
Murâdım irdi
1Çok şükür, amacım elime geçti;
2dileğimin hüdhüdü Simurg’a ulaştı.
Maksadın ele geçmesi somut başarıdır. Hüdhüdün Simurg’a varması kuşlar yolculuğu üzerinden haberci ile yüce hedefi buluşturur; murat manevi tamamlanmaya dönüşür.
- 6
Dilimde irgördüm itmâma virdi
Kaf’a sa’yeledim kur’an okudum
1Dilimde onu tamamlanmış bir vird hâline getirdim;
2Kaf’a doğru çabaladım, Kur’an okudum.
Vird düzenli tekrar edilen manevi sözdür; dilde tamamlanması öğrenilen bilginin ibadete dönüşmesini gösterir. Kaf dağına çaba ile Kur’an okuması yol ve metni birleştirir.
- 7
şâhına sunaldan eli
Sâdık âşıklara eyledim belî
1Marifet şahına el uzattığımdan beri,
2sadık âşıklara “evet” dedim.
Marifet hükümdar, şair ona sunulan veya uzanan elle bağlıdır. “Belî” kabul ve ahit sözüdür; sadık âşıkların yoluna katılma açık bir onayla bildirilir.
- 8
seyriden beni dir deli
Yoluyla yolsuza meydan okudum
1Boş sözümü gören bana deli der;
2yoluyla, yolsuza meydan okudum.
Dışarıdan bakan kişi sözü güzaf ve söyleyeni deli sayar. Şair ise usul sahibi olduğunu savunur; meydan okuması aşk bilgisini yol bilmeyenlere karşı koruma hareketidir.
- 9
Ömer buna dinür
Bazılar bu ilme henüz yeltenür
1Ömer, buna ledün ilmi denir;
2bazıları bu ilme daha yeni yönelir.
Mahlas beyti öğrenilen bilginin adını koyar: ledün ilmi doğrudan manevî kaynaktan gelir. Başkalarının yeni başladığı yolda şairin yaratılış öncesi okuma iddiası kıdem sağlar.
- 10
Ne görünür ne içilür ne yenür
Ben ise anı bir zaman okudum
1Ne görünür, ne içilir, ne de yenir;
2ben ise onu bir zaman okudum.
Bilgi duyuların nesnesi değildir; görülmez ve tüketilemez. Son dize okuma fiilini koruyarak görünmeyen ilmin deneyimini savunur, fakat içeriğini maddi bir şeye dönüştürmez.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer kimliği Ergun dizisi, görünür mahlas yüzeyi ve TEİS kamu otoritesiyle sınırlı olarak bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1936, No. 94; tarama s. 151; 10 birim/20 dize. Kayıt kaynakta “Bu dersi hâce-i tâ mâsebaktan” ile başlar, “Ben ise anı bir zaman okudum” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Şitâ hengâmının şiddeti geçti” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bu dil yine bir âfet-i mekkâre dolaştıÂşık Ömer · Gazel/koşma; kaynak düzeni korunmuştur.→
Hoca zamanı yaratılış öncesine taşınır; kara ve ak yazının, varlığın ya da ayrımın henüz belirmediği evreyi anlatır. Şair aşk bilgisinin dünyevi eğitimden eski olduğunu söyler.