DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Bu oldu bir zamândır nâle-i Şâm u sehergâhım
Manzume · 19. yüzyıl

Bu oldu bir zamândır nâle-i Şâm u sehergâhım

Nağme-i Seher'in “Matâli” bölümü: sekiz ayrı gazelin açılış beyti bir arada. Her beyit kendi başına tamamlanmış bir söz — yalnızlığı meclis sayan, zıtları aşkta birleştiren, dünyayı şifahane olarak kuran sekiz ayrı iddia.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bu oldu bir zamândır nâle-i Şâm u sehergâhım

    Baña yokmuş cihânda yâr senden gayrı Allâh'ım

    1Bir zamandır akşam ile seher inleyişim şu oldu:

    2Allah'ım, meğer dünyada senden başka yârim yokmuş.

    Akşam ile seher duanın iki vaktidir; arasına yerleşen inleyiş bütün günü kaplar. İkinci dize seslenmeyi sevgiliden Allah'a çevirerek beyti hem aşk hem münacaat okumasına açık bırakır. Kalıp hezec: Mefâîlün ×4.

  2. 2

    Aşnâ-yı vahdetim âyin-i uzlettir baña

    Gûşe-i dil bezm-i hâsü 'l-hâs-ı ülfettir baña

    1Vahdetin âşinasıyım, âyinim yalnızlığa çekilmektir;

    2gönül köşesi bana dostluğun en seçkin meclisidir.

    Matla yalnızlığı bir tören, gönül köşesini bir meclis sayarak uzlet ile ülfeti aynı yere koyuyor. “Hâsü'l-hâs” sarayın en iç odasıdır; kalabalık dışarıda bırakıldıkça sohbet daha seçkin olur. Kalıp remel: Fâilâtün ×3 · Fâilün.

  3. 3

    Aşk kim bir kalbi hem hem şâd eylemiş

    Gösterip i 'câz dehre cem '-i eylemiş

    1Aşk bir kalbi hem gamlı hem sevinçli etmiş;

    2dünyaya mucizesini göstererek zıtları bir araya getirmiş.

    “Cem'-i azdâd” zıtların birleşmesidir ve mantıkta imkânsız sayılır; beyit aşkı bu imkânsızlığı gerçekleştiren güç olarak tanımlıyor. “İ'câz” kelimesi mucize iddiasını açıkça kurar. Kalıp remel: Fâilâtün ×3 · Fâilün.

  4. 4

    Uşşâkına bir nigâh eyledin âhir

    Sâmânımızı mahv u eyledin âhir

    1Sonunda âşıklarına sert bir bakış attın;

    2sonunda varımızı yoğumuzu yok edip harap ettin.

    Redif “âhir” iki dizenin sonunda tekrarlanıp bakışı doğrudan sonuca bağlıyor: tek bir sert bakış bütün düzeni yıkmaya yeter. “Sâmân” hem servet hem tertip demek olduğu için yıkım maddî ve zihnî olarak birlikte okunur. Kalıp hezec-i ahreb.

  5. 5

    Ey baña mihneti sermâye-i ârâm u hayât

    Oldu aşkın ten-i mecrûhuma -i sebât

    1Ey sıkıntısı bana rahatın ve hayatın sermayesi olan;

    2aşkın, yaralı bedenime bir sağlamlık bağı oldu.

    “Peyvend” aşı yapmakta kullanılan bağdır: yaralı beden bir dala, aşk da o dala tutturulan aşı kalemine benzer. Eziyetin sermaye sayılması ise şairin başka gazellerinde de görülen ticarî mecazın kısa bir örneği. Kalıp remel-i mahbûn: Fe'ilâtün ×3 · Fe'ilün.

  6. 6

    Olan ser-germ-i hayret ârzû-yı kâm-ı âlemden

    Olur âzâde-dil endîşe-i encâm-ı âlemden

    1Dünyanın muradını istemekten hayrete düşüp coşan kişi,

    2dünyanın sonunu düşünme kaygısından kurtulur.

    Beyit iki dizeye aynı kalıbı veriyor: “olan… olur” ve ikisi de “âlemden” ile kapanıyor. İstemekten hayrete geçen kişi sonucu düşünmeyi bırakır; hayret burada bilgisizlik değil, kaygıyı çözen bir hâl olarak konuluyor. Kalıp hezec: Mefâîlün ×4.

  7. 7

    Sen yalnız uşşâkını dîvâne sanırsın

    Halkı bu şifâ-hânede âyâ ne sanırsın

    1Sen yalnız âşıklarını deli sanırsın;

    2bu şifahanede halkı acaba ne sanırsın?

    Dünya bir şifahane olarak kuruluyor ve soru sevgiliye dönüyor: deli olan âşıklar mı, herkes mi? Yerin adı tımarhane değil “şifâ-hâne” olduğu için hüküm bir kez daha tersine döner — burada iyileşenler zaten hastalardır. Kalıp hezec-i ahreb.

  8. 8

    Âşıkım âh-ı dem-â-dem lâyık-ı şândır baña

    Sûz-ı sevdâ âteş-i gam râhat-ı cândır baña

    1Âşığım; her an çekilen âh benim şanıma yakışandır,

    2sevda yangını ve gam ateşi bana canın rahatıdır.

    İki dize de “baña” ile kapanır ve ikisi de bir kabul cümlesidir: âh şeref, ateş huzur sayılır. Sıralanan üç yangın kelimesi tek bir rahat hükmüne bağlanınca, zıtların birleşmesi üçüncü matladaki iddiaya geri döner. Kalıp remel: Fâilâtün ×3 · Fâilün.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142925 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfa tek bir şiir değil, kitabın “Matâli” (matlalar) bölümüdür: sekiz ayrı gazelin açılış beyti sıralanır. Kaynakta ilk beytin başında “Matâli” bölüm adı, sonraki yedi beytin başında “Diger” (bir diğeri) ayırıcısı dize metnine bitişik dizilmiş; bunlar dize değil kitabın fihrist işaretidir, metne alınmadı ve on altı dizenin on altısı sekiz beyte bölündü. Künye kaynağın kendi sırasını izleyip ilk matlaın ilk dizesiyle kuruldu. Beyitler birbirinden bağımsız olduğu için ortak bir kalıp yok: üçü remel (Fâilâtün ×3 · Fâilün), ikisi hezec (Mefâîlün ×4), ikisi hezec-i ahreb (Mef'ûlü · Mefâîlü · Mefâîlü · Feûlün), biri remel-i mahbûn (Fe'ilâtün ×3 · Fe'ilün); her beytin kalıbı kendi yorumunda ayrıca yazıldı, ölçü alanına tek kalıp yazılmadı. Ayın kesmesi birkaç yerde boşlukla ayrılmış (“hâsü 'l-hâs-ı”, “i 'câz”, “cem '-i”); “Aşnâ”, “baña”, “âyin” yazımları da kaynaktaki hâliyle bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDil-firîbâne edâlar düşmen-i bed-hâhtaRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

uzlet

yalnızlığa çekilme, insanlardan ayrı durma

ülfet

alışkanlık, dostluk, yakınlık

magmûm

gamlı, kederli

azdâd

zıtlar, birbirinin karşıtı olan şeyler

tünd

sert, haşin

sâmân

varlık, servet; düzen, tertip

tebâh

harap olma, yıkım

peyvend

bağ, ekleme; ağaçta aşı bağı