Bu oldu bir zamândır nâle-i Şâm u sehergâhım
Nağme-i Seher'in “Matâli” bölümü: sekiz ayrı gazelin açılış beyti bir arada. Her beyit kendi başına tamamlanmış bir söz — yalnızlığı meclis sayan, zıtları aşkta birleştiren, dünyayı şifahane olarak kuran sekiz ayrı iddia.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu oldu bir zamândır nâle-i Şâm u sehergâhım
Baña yokmuş cihânda yâr senden gayrı Allâh'ım
1Bir zamandır akşam ile seher inleyişim şu oldu:
2Allah'ım, meğer dünyada senden başka yârim yokmuş.
- 2
Aşnâ-yı vahdetim âyin-i uzlettir baña
Gûşe-i dil bezm-i hâsü 'l-hâs-ı ülfettir baña
1Vahdetin âşinasıyım, âyinim yalnızlığa çekilmektir;
2gönül köşesi bana dostluğun en seçkin meclisidir.
Matla yalnızlığı bir tören, gönül köşesini bir meclis sayarak uzlet ile ülfeti aynı yere koyuyor. “Hâsü'l-hâs” sarayın en iç odasıdır; kalabalık dışarıda bırakıldıkça sohbet daha seçkin olur. Kalıp remel: Fâilâtün ×3 · Fâilün.
- 3
Aşk kim bir kalbi hem hem şâd eylemiş
Gösterip i 'câz dehre cem '-i eylemiş
1Aşk bir kalbi hem gamlı hem sevinçli etmiş;
2dünyaya mucizesini göstererek zıtları bir araya getirmiş.
“Cem'-i azdâd” zıtların birleşmesidir ve mantıkta imkânsız sayılır; beyit aşkı bu imkânsızlığı gerçekleştiren güç olarak tanımlıyor. “İ'câz” kelimesi mucize iddiasını açıkça kurar. Kalıp remel: Fâilâtün ×3 · Fâilün.
- 4
Uşşâkına bir nigâh eyledin âhir
Sâmânımızı mahv u eyledin âhir
1Sonunda âşıklarına sert bir bakış attın;
2sonunda varımızı yoğumuzu yok edip harap ettin.
Redif “âhir” iki dizenin sonunda tekrarlanıp bakışı doğrudan sonuca bağlıyor: tek bir sert bakış bütün düzeni yıkmaya yeter. “Sâmân” hem servet hem tertip demek olduğu için yıkım maddî ve zihnî olarak birlikte okunur. Kalıp hezec-i ahreb.
- 5
Ey baña mihneti sermâye-i ârâm u hayât
Oldu aşkın ten-i mecrûhuma -i sebât
1Ey sıkıntısı bana rahatın ve hayatın sermayesi olan;
2aşkın, yaralı bedenime bir sağlamlık bağı oldu.
“Peyvend” aşı yapmakta kullanılan bağdır: yaralı beden bir dala, aşk da o dala tutturulan aşı kalemine benzer. Eziyetin sermaye sayılması ise şairin başka gazellerinde de görülen ticarî mecazın kısa bir örneği. Kalıp remel-i mahbûn: Fe'ilâtün ×3 · Fe'ilün.
- 6
Olan ser-germ-i hayret ârzû-yı kâm-ı âlemden
Olur âzâde-dil endîşe-i encâm-ı âlemden
1Dünyanın muradını istemekten hayrete düşüp coşan kişi,
2dünyanın sonunu düşünme kaygısından kurtulur.
Beyit iki dizeye aynı kalıbı veriyor: “olan… olur” ve ikisi de “âlemden” ile kapanıyor. İstemekten hayrete geçen kişi sonucu düşünmeyi bırakır; hayret burada bilgisizlik değil, kaygıyı çözen bir hâl olarak konuluyor. Kalıp hezec: Mefâîlün ×4.
- 7
Sen yalnız uşşâkını dîvâne sanırsın
Halkı bu şifâ-hânede âyâ ne sanırsın
1Sen yalnız âşıklarını deli sanırsın;
2bu şifahanede halkı acaba ne sanırsın?
Dünya bir şifahane olarak kuruluyor ve soru sevgiliye dönüyor: deli olan âşıklar mı, herkes mi? Yerin adı tımarhane değil “şifâ-hâne” olduğu için hüküm bir kez daha tersine döner — burada iyileşenler zaten hastalardır. Kalıp hezec-i ahreb.
- 8
Âşıkım âh-ı dem-â-dem lâyık-ı şândır baña
Sûz-ı sevdâ âteş-i gam râhat-ı cândır baña
1Âşığım; her an çekilen âh benim şanıma yakışandır,
2sevda yangını ve gam ateşi bana canın rahatıdır.
İki dize de “baña” ile kapanır ve ikisi de bir kabul cümlesidir: âh şeref, ateş huzur sayılır. Sıralanan üç yangın kelimesi tek bir rahat hükmüne bağlanınca, zıtların birleşmesi üçüncü matladaki iddiaya geri döner. Kalıp remel: Fâilâtün ×3 · Fâilün.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142925 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfa tek bir şiir değil, kitabın “Matâli” (matlalar) bölümüdür: sekiz ayrı gazelin açılış beyti sıralanır. Kaynakta ilk beytin başında “Matâli” bölüm adı, sonraki yedi beytin başında “Diger” (bir diğeri) ayırıcısı dize metnine bitişik dizilmiş; bunlar dize değil kitabın fihrist işaretidir, metne alınmadı ve on altı dizenin on altısı sekiz beyte bölündü. Künye kaynağın kendi sırasını izleyip ilk matlaın ilk dizesiyle kuruldu. Beyitler birbirinden bağımsız olduğu için ortak bir kalıp yok: üçü remel (Fâilâtün ×3 · Fâilün), ikisi hezec (Mefâîlün ×4), ikisi hezec-i ahreb (Mef'ûlü · Mefâîlü · Mefâîlü · Feûlün), biri remel-i mahbûn (Fe'ilâtün ×3 · Fe'ilün); her beytin kalıbı kendi yorumunda ayrıca yazıldı, ölçü alanına tek kalıp yazılmadı. Ayın kesmesi birkaç yerde boşlukla ayrılmış (“hâsü 'l-hâs-ı”, “i 'câz”, “cem '-i”); “Aşnâ”, “baña”, “âyin” yazımları da kaynaktaki hâliyle bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Akşam ile seher duanın iki vaktidir; arasına yerleşen inleyiş bütün günü kaplar. İkinci dize seslenmeyi sevgiliden Allah'a çevirerek beyti hem aşk hem münacaat okumasına açık bırakır. Kalıp hezec: Mefâîlün ×4.