DDizegâhDijital şiir arşivi
Tarih · 18. yüzyıl

Târîh-i Kitâbet

Mir Ahmed'in kalemiyle yazılan şerefli bir nüshanın tamamlanışını anlatan beş beyitlik tarih, güzel yazıyı hükümdarın buyruğu, el emeği, gönül ferahlığı ve hamd ile tamamlanan kitap çevresinde işler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bu nâmında

    Olındı -i Mîr Ahmedle tebcîl

    1Bu 'şeref unvanı' adlı nüsha,

    2Mir Ahmed'in kalemiyle yüceltildi.

    Açılış beyti kitabı adıyla anıyor ve adın kendisi zaten bir övgü: “şeref unvanı”. Yüceltme fiili ise sahibine değil araca bağlanıyor; nüshayı ulu kılan Mir Ahmed'in adı değil “kilk”i, yani kamış kalemi. Şeref daha ilk beyitte kitabın içeriğinden çıkıp yazının maddesine geçiyor.

  2. 2

    Şehen-şâh idüp anı

    Şeref oldı bu ‘ünvân ile teclîl

    1Hükümdar onu yazdırınca,

    2bu unvan şerefle ululandı.

    İkinci beyit yazma işini bir buyruğa bağlıyor: “istiktâb”, yani yazdırma. Böylece kitabın arkasında iki özne beliriyor, buyuran hükümdar ve yazan hattat. Beytin iki yarısı da şeref sözcüğünün çevresinde dönüyor; ad önce kitaba veriliyor, sonra kitap o adı hak ederek geri ödüyor.

  3. 3

    Yazıldı hüsn-i hatla sanma bî-

    Olup mîri yediyle sa‘y ü tahsîl

    1Güzel yazıyla yazıldı; kalemsiz sanma,

    2Mir'in eliyle emek verilerek meydana geldi.

    Üçüncü beyit okura doğrudan sesleniyor: “sanma”. Uyarının hedefi, güzel yazının kendiliğinden oluşuvermiş gibi görünmesi; şair kalemsiz bir güzellik ihtimalini elinin tersiyle itiyor. “Sa‘y ü tahsîl” ikilisi sonucu emeğe bağlıyor: hüsn-i hat verili bir yetenek değil, çalışılarak kazanılan bir hüner.

  4. 4

    Gam-ı kalbi Hudâya pâdişâhıñ

    Sürûr ile safâya ola tebdîl

    1Allah, padişahın gönül kederini

    2sevinç ve ferahlığa dönüştürsün.

    Dördüncü beyitte konu kitaptan kitabın sahibine kayıyor ve manzume duaya dönüşüyor. İstenen şey mal ya da ömür değil, bir dönüşüm: “tebdîl”. Gönüldeki gamın sevince çevrilmesi dileniyor; armağan edilen nüshanın karşılığı da böylece dış dünyada değil iç dünyada aranıyor.

  5. 5

    Didi Râsim de itmâmında târîh

    Kitâb oldı zihî sad-hamd-i

    1Râsim tamamlanınca tarihini de söyledi;

    2kitap tamamlandı, ne güzel: yüzlerce hamd olsun.

    Makta şairi adıyla sahneye sokuyor ve işini tanımlıyor: tarih söylemek. Son dize hem bir cümle hem de manzumenin yıl taşıyan mısraı olarak duruyor. “Zihî” ünlemiyle “sad-hamd” şükrü ise kitabın tamamlanışını bir zanaat başarısı değil, karşılığında şükredilecek bir nimet sayıyor.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:t40-pdf154-155. Ana açık edisyon T40'i basılı s.141–142/PDF 154–155'de tam gövde, basılı ölçü satırı ve T41/PDF 155 sınırıyla verir. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBerây-ı Zifâf-ı Râmî-zâde Abdullah Bey
Cenâb-ı Hazret-i Re'fet Begiñ degil mümkin
Eğrikapılı Mehmed Râsim · Tarih

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

‘ünvânü'ş-şeref

Şeref unvanı

nüsha

Yazma veya kitap kopyası

kilk

Kamış kalem

istiktâb

Bir metni yazdırma

hüsn-i hat

Güzel yazı sanatı

itmam

Tamamlama

tekmîl

Eksiksiz hâle getirme