Târîh-i Kitâbet
Mir Ahmed'in kalemiyle yazılan şerefli bir nüshanın tamamlanışını anlatan beş beyitlik tarih, güzel yazıyı hükümdarın buyruğu, el emeği, gönül ferahlığı ve hamd ile tamamlanan kitap çevresinde işler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu nâmında
Olındı -i Mîr Ahmedle tebcîl
1Bu 'şeref unvanı' adlı nüsha,
2Mir Ahmed'in kalemiyle yüceltildi.
- 2
Şehen-şâh idüp anı
Şeref oldı bu ‘ünvân ile teclîl
1Hükümdar onu yazdırınca,
2bu unvan şerefle ululandı.
İkinci beyit yazma işini bir buyruğa bağlıyor: “istiktâb”, yani yazdırma. Böylece kitabın arkasında iki özne beliriyor, buyuran hükümdar ve yazan hattat. Beytin iki yarısı da şeref sözcüğünün çevresinde dönüyor; ad önce kitaba veriliyor, sonra kitap o adı hak ederek geri ödüyor.
- 3
Yazıldı hüsn-i hatla sanma bî-
Olup mîri yediyle sa‘y ü tahsîl
1Güzel yazıyla yazıldı; kalemsiz sanma,
2Mir'in eliyle emek verilerek meydana geldi.
Üçüncü beyit okura doğrudan sesleniyor: “sanma”. Uyarının hedefi, güzel yazının kendiliğinden oluşuvermiş gibi görünmesi; şair kalemsiz bir güzellik ihtimalini elinin tersiyle itiyor. “Sa‘y ü tahsîl” ikilisi sonucu emeğe bağlıyor: hüsn-i hat verili bir yetenek değil, çalışılarak kazanılan bir hüner.
- 4
Gam-ı kalbi Hudâya pâdişâhıñ
Sürûr ile safâya ola tebdîl
1Allah, padişahın gönül kederini
2sevinç ve ferahlığa dönüştürsün.
Dördüncü beyitte konu kitaptan kitabın sahibine kayıyor ve manzume duaya dönüşüyor. İstenen şey mal ya da ömür değil, bir dönüşüm: “tebdîl”. Gönüldeki gamın sevince çevrilmesi dileniyor; armağan edilen nüshanın karşılığı da böylece dış dünyada değil iç dünyada aranıyor.
- 5
Didi Râsim de itmâmında târîh
Kitâb oldı zihî sad-hamd-i
1Râsim tamamlanınca tarihini de söyledi;
2kitap tamamlandı, ne güzel: yüzlerce hamd olsun.
Makta şairi adıyla sahneye sokuyor ve işini tanımlıyor: tarih söylemek. Son dize hem bir cümle hem de manzumenin yıl taşıyan mısraı olarak duruyor. “Zihî” ünlemiyle “sad-hamd” şükrü ise kitabın tamamlanışını bir zanaat başarısı değil, karşılığında şükredilecek bir nimet sayıyor.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:t40-pdf154-155. Ana açık edisyon T40'i basılı s.141–142/PDF 154–155'de tam gövde, basılı ölçü satırı ve T41/PDF 155 sınırıyla verir. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Cenâb-ı Hazret-i Re'fet Begiñ degil mümkinEğrikapılı Mehmed Râsim · Tarih→
Açılış beyti kitabı adıyla anıyor ve adın kendisi zaten bir övgü: “şeref unvanı”. Yüceltme fiili ise sahibine değil araca bağlanıyor; nüshayı ulu kılan Mir Ahmed'in adı değil “kilk”i, yani kamış kalemi. Şeref daha ilk beyitte kitabın içeriğinden çıkıp yazının maddesine geçiyor.