Berây-ı Zifâf-ı Râmî-zâde Abdullah Bey
Râmî-zâde Abdullah Bey'in düğününü yedi beyitte kutlayan tarih, Refet Bey'in erdemini över; evliliği eski sünnete dayanmış bir başlangıç sayar ve eşler için huzur, uzun ömür ve uğur duası kurar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Cenâb-ı Hazret-i Re'fet Begiñ degil mümkin
ü şeref ü kadr-i zâtın itmek ‘add
1Yüce Refet Bey'in
2erdemlerini, şerefini ve kişisel değerini saymak mümkün değildir.
- 2
Müsellimi olup ehl-i ma‘ârifiñ el-hak
‘Adîli olmaga akrânı içre yokdur ehad
1Doğrusu bilgi sahiplerinin kabul ettiği kişi olmuştur;
2akranları arasında ona denk olacak kimse yoktur.
İkinci beyit ölçüyü topluluğa devreder: onu kabul eden “ehl-i ma‘ârif”tir. “Akrânı içre yokdur ehad” sözü karşılaştırmayı yaşıtlarıyla sınırlar; övgü böylece mutlak değil, belirli bir çevre içinde geçerli kılınır.
- 3
emrine kıldı bu demde çünki şürû‘
Tevekküline idüp sünnet-i kadîmi sened
1Şimdi evlenme işine başladığı için,
2tevekkülüne eski sünneti dayanak yaptı.
Üçüncü beyit evliliği bir karar anı olarak kaydeder: “bu demde” başlanmıştır. Tevekkülün dayanağı “sünnet-i kadîm” diye adlandırılarak kişisel tercih eskiden gelen bir uygulamaya bağlanmış olur.
- 4
Muhadderâtdan aldı bir ehl-i ‘ismeti kim
Cihân içinde anıñ ‘iffetine olmaz had
1Örtülü ve saygın kadınlar arasından iffetli bir eş aldı;
2dünyada onun iffetine sınır bulunmaz.
Dördüncü beyit eşi dönemin mahremiyet diliyle anar: “muhadderât” arasından “ehl-i ‘ismet” biri alınmıştır. İffete sınır bulunmadığı sözü, ilk beyitteki sayılamazlık gibi, ölçüsüzlük yoluyla övgüyü tekrarlar.
- 5
‘İnâyet-i ezeliyy-i Cenâb-ı Hayy u Kadîm
Ola her emr-i mühîmde mu‘îni tâ-be-ebed
1Diri ve ezelî Allah'ın yardımı
2her önemli işinde sonsuza kadar destekçisi olsun.
Beşinci beyit dileği ezelî bir yardıma bağlar: “Hayy u Kadîm” sıfatları anılarak destek zamanla sınırlanmaz. “Her emr-i mühîm” ifadesi bu yardımı yalnız düğüne değil, gelecekteki bütün önemli işlere yayar.
- 6
Hemîşe eyleye zâtın kederden âsûde
Hemîşe eyleye Mevlâ cihânda ‘ömrini med
1Allah onu her zaman kederden uzak tutsun;
2dünyadaki ömrünü sürekli uzatsın.
Altıncı beyit iki dizeyi de “hemîşe” ile açar; tekrarın kendisi sürekliliği taşır. Birinci dize kederden uzaklık, ikincisi ömrün uzaması ister: dilek, iç huzur ile zaman uzunluğu arasında paylaştırılır.
- 7
Bu gûne eyledi Râsim du‘âcısı târîh
Zifâfı yümn ola Re'fet Beyiñ İlâhî meded
1Duacısı Râsim tarihi bu şekilde söyledi:
2Ey Allah'ım, Refet Bey'in düğünü uğurlu olsun; yardım et.
Makta şairi “du‘âcı” olarak konumlandırır; tarih söylemek burada hüner gösterisi değil dua etmenin biçimidir. Son dize düğünü uğura bağlayıp “meded” çağrısıyla kapanarak kutlamayı yakarışa çevirir.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:t20-pdf142-143. T20, basılı s.129–130/PDF 142–143; tam numaralı gövde, basılı ölçü kalıbının adı ve T21/PDF143 sınırı. Ana sıra ve okuma korundu. AVESIS profil-komşu CC BY caveatı geçerlidir; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Dil düşdi rişte-i ham-ı zülfe belâ budurEğrikapılı Mehmed Râsim · Gazel→
İlk beyit övgüyü sayılamazlık üzerine kurar: erdem, şeref ve kadir “‘add” edilemez. Olumsuz bir cümleyle başlamak methi bir liste olmaktan çıkarıp ölçüye sığmayan bir büyüklük iddiasına dönüştürür.