Bu vücûdum şehrine düştü yine nâr ayrılık
Ayrılık beden şehrine ateş düşürür ve konuşanın gece gündüz ağlamasını işe dönüştürür. Bu yükü çekmeyenin aşkı anlayamayacağı söylenir. Derman bulundu sanılarak Allah’ın adları zikredilir, fakat her sevginin sonunda ayrılık olduğu düşünülür. Anka yaradılışlı gönül başkasına yönelmez; Ömer sevgilisini Rabbin güzel yarattığına dört kitabı tanık tutar. Gidiş anında verilen saf cevap, sevgiliyle mahşer gününde kavuşma umududur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu vücûdum şehrine düştü yine
Gice gündüz ağlamak oldu bana kâr ayrılık
1Bu beden şehrime yine ayrılık ateşi düştü;
2Ey ayrılık, gece gündüz ağlamak bana iş oldu.
- 2
Çekmeyenler yâ ne bilsün aşk u sevdâ niydüğün
Vermesin Mevlâm kuluna böyle ayrılık
1Çekmeyenler aşk ve sevdanın ne olduğunu nasıl bilsin?
2Mevlâm kuluna her defasında böyle ayrılık vermesin.
Aşkın ne olduğunu ancak yükünü çekenin bilebileceği söylenerek deneyim ile dışarıdan hüküm ayırılır. “Her bâr” ayrılığın tekrarlanmasına işaret eder; Mevlâ’ya dua, bu sınavın hiçbir kula tekrar tekrar verilmemesini ister.
- 3
Derdimin dermânını buldum deyu şükreyledim
Ol Hudâ’nın bin bir ismin okuyup
1Derdimin dermanını buldum diye şükrettim;
2O Allah’ın bin bir adını okuyup sürekli zikrettim.
Konuşan dermanı bulduğunu sanınca şükreder ve Hudâ’nın bin bir ismini vird edinir. Dermanın ne olduğu ayrıca adlandırılmaz; birim, iyileşme umudunu ilahî adların sürekli okunmasıyla yan yana getirir.
- 4
Gezdiğim yerlerde cânâ düşünüp fikreyledim
Ne kadar olsa mahabbet âkıbet var ayrılık
1Gezdiğim yerlerde ey sevgili düşünüp durdum;
2Sevgi ne kadar büyük olsa da sonunda ayrılık vardır.
Gezilen her yerde düşünce sevgiliye döner; hareket zihinsel uzaklaşma sağlayamaz. “Ne kadar olsa mahabbet” sevginin derecesini büyütse de son hükmü değiştirmez: her sevginin ufkunda ayrılık vardır.
- 5
Gönlümüz gayriye mâil değil
Gitmedi dilber hayâli gayriye kail değil
1Gönlümüz Anka yaradılışlıdır, başkasına yönelmez;
2Güzelin hayali gitmedi, gönül başkasını kabul etmez.
Gönlün Anka tabiatlı olması onu erişilmez, tek ve yüksek bir varlık gibi kurar; bu yüzden gayriye meyletmez. Dilber hayalinin gitmemesi hafızayı doldurur, başkasını kabul etmeyiş sadakati hem yöneliş hem onay düzeyinde kesinleştirir.
- 6
Severim oldukça ömrüm ayrılık kabil değil
Korkarım ki ayırır ol ayrılık
1Ömrüm oldukça severim, ayrılık kabul edilemez;
2Korkarım o fitneci rakip bizi ayırır.
Ömür sürdükçe sevme kararı ayrılığı kabul edilemez sayar; konuşanın iradesi süreklidir. Buna karşı korkulan “fitne ağyâr”dır: rakip yalnız üçüncü kişi değil, bağlı iki kişiyi ayırabilecek bozucu güç olarak belirir.
- 7
Der ki Ömer hub yaratmış hüsnünü
Severim olmam peşîman şâhid ola
1Ömer der ki kulların Rabbi onun güzelliğini güzel yaratmış;
2Severim, pişman olmam; dört kitap tanık olsun.
Mahlaslı birimde güzelliğin yaratıcısı “Rabb-ül-ibâd” diye anılır; sevilen yüz ilahî yaratılışa bağlanır. Pişman olmama yemini, dört kitabı tanık çağırarak kişisel sadakati dinî tanıklığın geniş alanına taşır.
- 8
Gider oldum şîvekârım budürür sâfî cevâb
Kavuşalım sevgili yâr ayrılık
1Ey işveli sevgilim, giderken vereceğim temiz cevap budur;
2Sevgili yâr, mahşer gününde kavuşalım.
Gidiş eşiğinde sevgili “şîvekâr”, yani işveli niteliğiyle çağrılır ve konuşan cevabını “sâfî” diye sunar. Dünyadaki ayrılığa verilen son cevap kavuşmayı inkâr etmek değil, buluşma zamanını mahşere ertelemektir.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.357 gövdesinde “Der ki Ömer hub yaratmış hüsnünü Rabb-ül-ibâd” mahlası görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n357-B7A5DD95BDB1. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.357, PDF 286; 8 iki dizelik birim/16 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bu vücûdum teslim olsun eline İbrâhim’inÂşık Ömer · Şiir→
Beden bir şehir, ayrılık da içine düşen “nâr”dır; ateş tek noktayı değil bütün yerleşimi tehdit eder. Gece gündüz ağlamanın “kâr” olması acıyı kazanç değil sürekli meslek ve meşguliyet gibi gösteren buruk bir söz oyunudur.