DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Bülbülüm; senin semtin gibi başka gül bahçem mi var?
Şiir · 17. yüzyıl

Bülbülüm; senin semtin gibi başka gül bahçem mi var?

Şair sevgilinin semtini tek gül bahçesi, yüzünü tek gülen gül ve sevgisini tek sığınak sayar. Feryadına karşılık bulamasa da başka biriyle gezmediğini savunur. Aşk ilmini felaket denizinde öğrenen Ömer’in gözleri ağlamaktan körleşir; şiirinin yalnız güzel yüzleri övmeye yaraştığını, fakat sevgiliye sunacak canının bile kalmadığını söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bülbülüm gibi âlemde gülşânım mı var

    Ey perî hüsnünden özge mı var

    1Ben bülbülüm; senin semtin gibi dünyada başka gül bahçem mi var?

    2Ey peri, güzelliğinden başka gülen gülüm mü var?

    Bülbül kimliği sevgilinin semtini tek gül bahçesine dönüştürür. Başka gülen gülün bulunmaması, şairin güzellik dünyasını yalnız bir kişiye bağlayan kesin sadakatini ilan eder.

  2. 2

    Kande buldum kameti mânendi bir servi hirâm

    Sâye-i mihrin gibi bir berk ünvânım mı var

    1Boyuna benzeyen salınan bir serviyi nerede buldum?

    2Sevgi gölgen gibi ışıklı bir unvanım mı var?

    Salınan servi sevgilinin boyuna denk olamaz; sevgi gölgesi ise şairin tek parlak unvanıdır. Toplumsal değer, güzelin yakınlığında bulunmuş olmaktan doğan kişisel ayrıcalığa dönüşür.

  3. 3

    Rûz ü şeb arz-ı niyâzım sen kadi şimşâdıma

    Gûşe-i gamda iresün imdâdıma

    1Gece gündüz duam servi boylu sana yönelir.

    2Gam köşesinde güçsüzüm; yardımıma yetiş.

    Gece gündüz yinelenen dua servi boylu sevgiliye ulaşır, fakat konuşan gam köşesinde güçsüz kalır. Yardım isteği, övgünün arkasındaki somut yalnızlığı ortaya çıkarır.

  4. 4

    Kail olmazsın figan ü nâle vü feryâdıma

    Yâ benim âh eylemekten gayri bir şânım mı var

    1Feryadıma, iniltime ve çığlığıma razı olmuyorsun.

    2Ah etmekten başka benim bir ünüm mü var?

    Sevgili feryada razı olmazken âşığın tek şanı ah etmektir. Başka başarı veya kimlik bulunmadığı için acı sesi, konuşanın dünyada tanınmasını sağlayan tersine çevrilmiş bir ün olur.

  5. 5

    Sen beni Mecnûn veş sahrâlara göndermeler

    Dest-i çevrinle murâdım şem’ini söndürmeler

    1Beni Mecnun gibi çöllere gönderme.

    2Eziyet elinle dilek mumumu söndürme.

    Mecnun gibi çöle sürülme ve dilek mumunun söndürülmesi, ayrılığın mekân ile ışığı aynı anda yok ettiğini anlatır. Eziyet eli, umut kaynağına doğrudan müdahale eder.

  6. 6

    Ey perî bülbül neden tâ böyle yüz döndürmeler

    Yohsa senden gayrılarla seyr ü seyrânım mı var

    1Ey peri, bülbülden böyle yüz çevirmek neden?

    2Yoksa senden başkalarıyla gezintim mi var?

    Bülbülden yüz çevirmek, gül ile doğal eşini ayırmak kadar uygunsuz gösterilir. Şair başkalarıyla gezmediğini soruyla vurgulayarak sevgilinin kuşkusuna karşı sadakat savunması yapar.

  7. 7

    Hâce-i tâ mâsebaktan tâb-ı aşkı okudum

    Bu selâmet bahr-ı felâkette kodum

    1Önceki hocadan aşk ateşini okudum.

    2Bu esenlik kayığını felaket denizinde bıraktım.

    Aşk ateşinin hocadan okunması, sevdayı öğrenilen bir ilim hâline getirir. Buna rağmen esenlik kayığı felaket denizinde bırakılır; bilgi, öğrenciyi tehlikeden korumaya yetmemiştir.

  8. 8

    Ağlamaktan görmez oldum gözlerimden el yudum

    gibi bir kûhl-i şifâhânım mı var

    1Ağlamaktan göremez oldum, gözlerimden umudumu kestim.

    2Ayağının toprağı gibi şifa veren sürmem mi var?

    Gözyaşı görüşü tüketmiş, tek şifa olarak sevgilinin ayağının toprağı kalmıştır. Sürme benzetmesi, tozu göze çekilen ilaç yaparak aşağılanmayı iyileşme umuduna dönüştürür.

  9. 9

    Sığmaz ey Âşık Ömer söz dîvânıma

    Hûbrûlar medhini yazmak yaraşır şânıma

    1Ey Âşık Ömer, ham söz benim divanıma sığmaz.

    2Güzel yüzlüleri övmek benim şanıma yaraşır.

    Ömer ham sözü divanına kabul etmez ve güzel yüzleri övmeyi sanatının şanı sayar. Bu beyit, aşk acısını şiirsel ustalık iddiasıyla dengeleyen bir poetika açıklamasıdır.

  10. 10

    Arzederdim cânı mı kurbân için cânânıma

    Neyleyim ol dilbere arz edecek cânım mı var

    1Canımı sevgilime kurban olarak sunardım.

    2Ne yapayım, o güzele sunacak canım mı kaldı?

    Canı kurban sunma arzusu, canın acı içinde tükenmiş olmasıyla boşa çıkar. Son soru, fedakârlık isteğinin büyüklüğünü değil artık verilecek hiçbir şey kalmadığını trajik biçimde gösterir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 17. dize “Sığmaz ey Âşık Ömer nâpuhte söz dîvânıma”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 523 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirIstırabımdan Kimse Haber Almadı
Bulmadım bir cezbedir remz-i cevâbımdan benim
Âşık Ömer · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

kûyin

Semtin, bulunduğun yer.

verd-i handânım

Gülen gülüm.

zebûnum

Güçsüz ve düşkünüm.

zevrakın

Kayığın.

Hâkipâyin

Ayağının toprağı.

nâpuhte

Ham, olgunlaşmamış.