DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Süleyman Çolpan/Buzılgan Ölkege
Şiir · 20. yüzyıl

Buzılgan Ölkege

Ülkeye yöneltilen sorular, harap otlaklardan susmuş yiğitlere kadar sömürünün izlerini birer birer sayar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey, dağları göklere selam veren büyük ülke,

    Niye senin başında kara bulutlardan bir gölge?

    Cennetlerin gibi dupduru,

    inci tanesi gibi tertemiz

    Serin sular dağdan aşağı süzülürken,

    Damlaları yağmur gibi uçarken,

    Niçin ağlar gibi inlerler?

    Düşman var mı, diye dört bir yanı dinlerler?

    Şakır şakır kaynayarak çıkan bulaklar

    Her karanlık, korkunç gecenin çehresinden

    Şifa isteyerek gelmesin der, duraklar.

    Bu niye?

    Anlat bana.

    Gömgök, güzel otlakların basılmış,

    Üstlerinde ne sürü var, ne yılkı,

    Çobanları hangi dara asılmış?

    At kişnemesi, koyun melemesi yerine

    -Ah, ağlayış.

    Bu niye?

    Nazarlıklar, hamayiller takınan.

    Tarlalarda lalelere bürünen.

    Dağda taşta oyunlar kuran,

    Koşuşan güzel kızlar, genç gelinler nerede?

    Cevap yok mu göklerden de, yerden de,

    Harab olan ilden de?

    At binince kuşlar gibi uçucu.

    Erkin erkin havalan kucaklayıcı

    At sürünce uçan kuşu tutucu,

    Uçan kuş gibi genç yiğitler nerede?

    Dağların sahibi olan kartallar nerede?

    Senin sağlam, sert bağrını yıllardan beri ezenler,

    Sen bezsen de , lanetlesen de göğsünde gezenler

    Senin hür toprağında hiç hakkı olmayan efendiler,

    Niye seni bir kul gibi zalimce parçalar?

    Niye senin gür sesin "git" demiyor onlara?

    Niye senin erkli gönlün erk vermiyor kullara?

    Bundan başka niye vücudunda kamçıların saklayışı

    Niye senin hayatında ümitlerin ölüşü?

    Niye yalnız kan olmuştur ?

    Niye bunca ümitsizdir duruşun?

    Niçin gözlerinde tutuşan bir alev yok?

    Niçin gecelerinde karnı tok?

    Niçin gazabını uyandırmak zehir-ok?

    Niçin varlığında bu derece bozgunluk?

    Niçin çöl bulutu sellerini yağdırmaz?

    Niçin güç tanrısı var gücüyle saldırmaz?

    Gel, ben sana kısa bir destan okuyayım,

    Gel, gözlerinin yaşını silip alayım.

    Gel, yaralı tenlerini sorayım, şefkatle sarayım...

    Niçin devrilen, yıkılan

    Ağır tacın zehirli oku göğsünde?

    Niçin düşmanlarını bir zamanlar

    Yok edici demirli öç yok sende?

    Hey, hiçbir esareti kabul etmeyen hür ülke,

    1Ey, dağları göklere selam veren büyük ülke,

    2Niye senin başında kara bulutlardan bir gölge?

    3Cennetlerin kevseri gibi dupduru,

    4Sadeflerdeki inci tanesi gibi tertemiz

    5Serin sular dağdan aşağı süzülürken,

    6Damlaları yağmur gibi uçarken,

    7Niçin ağlar gibi inlerler?

    8Düşman var mı, diye dört bir yanı dinlerler?

    9Şakır şakır kaynayarak çıkan pınarlar

    10Her karanlık, korkunç gecenin çehresinden

    11Şifa isteyerek gelmesin der, duraklar.

    12Bu niye?

    13Anlat bana.

    14Gömgök, güzel otlakların basılmış,

    15Üstlerinde ne sürü var, ne yılkı,

    16Çobanları hangi dara asılmış?

    17At kişnemesi, koyun melemesi yerine

    18-Ah, ağlayış.

    19Bu niye?

    20Nazarlıklar, hamayiller takınan.

    21Tarlalarda lalelere bürünen.

    22Dağda taşta oyunlar kuran,

    23Koşuşan güzel kızlar, genç gelinler nerede?

    24Cevap yok mu göklerden de, yerden de,

    25Harab olan ilden de?

    26At binince kuşlar gibi uçucu.

    27Özgürce havalan kucaklayıcı

    28At sürünce uçan kuşu tutucu,

    29Uçan kuş gibi genç yiğitler nerede?

    30Dağların sahibi olan kartallar nerede?

    31Senin sağlam, sert bağrını yıllardan beri ezenler,

    32Sen bezsen de , lanetlesen de göğsünde gezenler

    33Senin hür toprağında hiç hakkı olmayan efendiler,

    34Niye seni bir kul gibi zalimce parçalar?

    35Niye senin gür sesin "git" demiyor onlara?

    36Niye senin erkli gönlün erk vermiyor kullara?

    37Bundan başka niye vücudunda kamçıların saklayışı

    38Niye senin hayatında ümitlerin ölüşü?

    39Niye yalnız kan olmuştur ülüşün?

    40Niye bunca ümitsizdir duruşun?

    41Niçin gözlerinde tutuşan bir alev yok?

    42Niçin gecelerinde kurtların karnı tok?

    43Niçin gazabını uyandırmak zehirli ok?

    44Niçin varlığında bu derece bozgunluk?

    45Niçin çöl bulutu sellerini yağdırmaz?

    46Niçin güç tanrısı var gücüyle saldırmaz?

    47Gel, ben sana kısa bir destan okuyayım,

    48Gel, gözlerinin yaşını silip alayım.

    49Gel, yaralı tenlerini sorayım, şefkatle sarayım...

    50Niçin devrilen, yıkılan

    51Ağır tacın zehirli oku göğsünde?

    52Niçin düşmanlarını bir zamanlar

    53Yok edici demirli öç yok sende?

    54Hey, hiçbir esareti kabul etmeyen hür ülke,

    Ülkeye yöneltilen sorular, harap otlaklardan susmuş yiğitlere kadar sömürünün izlerini birer birer sayar. Pınarların ağlaması ile tok kurtlar arasındaki karşıtlık doğayı politik tanığa dönüştürür; son çağrı özgürlüğü yeniden hatırlatır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Abdülhamid Süleyman Çolpan adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 142119 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirTufan (şiir)
(Anadolu Kışlağının Muzaffer Ordularına)
Süleyman Çolpan · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

kevseri

cennette bulunduğuna inanılan ırmağı

Sadeflerdeki

inciyi taşıyan deniz kabuğundaki

bulak

pınarlar

hamâyil

boyna takılan muskalar

börülerin

kurtların

ülüşün

payın, kısmetin