Câm-ı aşkın içen ey perî peyker
Aşk kadehini içen ile peri yüzlü hitabın, ay yüzünü gören ile nazlı sevgilinin kişi bağları açık tutulur; üzüm şarabı değersizleşir ve mest olanın bir daha mahmur olmaması istenir. “Cânâ” hitabı ve “terkettin” kişisi aparatlıyken çeng, rebap ve tambur sesi terk edilir, karanlık perde kalkar. Gönlün sığınağı sevgilidir; Mansur gibi dara çekilse de ayrılık ahı sürer. Feryat göğe çıkar. On dokuz dizeli özel biçimde Ömer’in “söyle gel” buyruğunun yönü açık kalır; gönül yüz mumunun pervanesidir ve güzellikle gururlanmama öğüdü gelir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Câm-ı aşkın içen ey perî peyker
Meh cemâlin gören ey nâzı perver
1Aşk kadehini içen; ey peri yüzlü [içen/hitap bağı açık];
2Ay yüzünü gören; ey nazlı sevgili [gören/hitap bağı açık];
- 2
Neylesin âlemde
Mest olup bir dahi olmasın
1Dünyada üzüm şarabını ne yapsın?
2Sarhoş olup bir daha mahmur, sersem olmasın.
Üzüm şarabı dünyevî içkidir ve aşk kadehini tatmış kişi için artık değersiz sayılır. “Bir dahi olmasın mahmûr” ayılmamak değil, bir daha mahmurluk ve sersemlik yaşamamaktır; modern leksik ayrım bunu açıkça korur.
- 3
Nûş edelden cânâ aşkın şerâbın
Terkettin aşkınla çeng ü rebâbın
1Ey sevgili, aşkının şarabını içtiğinden beri;
2‘Terk ettin’ aşkınla çengi ve rebabı [kişi bağı açık].
“Cânâ” hitabı ey can değil ey sevgili anlamındadır; aşk şarabı ona yönelir. “Terkettin” ikinci kişi yüzeyi konuşan ile sevgili bağını kesinleştirmeden aparatlı kalır; çeng ve rebabın bırakılması güvenli olaydır.
- 4
Ref’ettin kendinden zulmet hicâbın
İrişmez sem’ime sadâ-yı tanbûr
1Kendinden karanlık perdesini kaldırdın;
2Tamburun sesi kulağıma ulaşmaz.
Zulmet hicabının kaldırılması iç karanlığın ve algıyı örten perdenin açılmasıdır. Bu aydınlanmadan sonra tambur sesi kulağa erişmez; önceki iki çalgıyla birlikte dış musikinin sesi aşk tecrübesi içinde sessizleşir.
- 5
Bîçâre gönlümün sensin penâhı
Yüz çevirmem senden inan vallâhi
1Çaresiz gönlümün sığınağı sensin;
2Allah’a yemin olsun, senden yüz çevirmem.
Gönlün sığınağı sevgilidir; biçarelik bu korunma ihtiyacını artırır. Vallahi yemini yüz çevirmeme kararını sıradan sadakat sözünden daha ağır yapar ve muhatabın merhametsizliğine rağmen bağlılığın sürmesini sağlar.
- 6
Nice bir eylerim hicrinle âhı
Ger dâra çekilsem
1Ayrılığınla daha ne kadar ah ederim?
2Mansur gibi dara çekilsem bile.
Ayrılık ahının ne kadar daha süreceği soru olarak kalır ve zaman yükünü duyurur. Mansur gibi dara çekilmek, Hallâc-ı Mansûr hafızasını çağırarak aşk sözünün uğruna idama kadar varan bedeli kabul etme görüntüsü kurar.
- 7
Dağıttın ey perî bunca efkârım
Merhamet etmedin gül yüzlü yârım
1Ey peri, bunca düşüncemi dağıttın;
2Gül yüzlü sevgilim, merhamet etmedin.
Sevgili konuşanın bunca efkârını dağıtır; bu fiil rahatlatma kadar düşünceleri darmadağın etme anlamı da taşıyabilir. Hemen ardından merhamet etmediğinin söylenmesi, dağıtmanın huzur veren bir iyileşme sayılmasını engeller.
- 8
Çıktı âsümâna feryâd ü zârım
Gerçi ben âşıkım ol nevcivâne
1Feryadım ve iniltim göğe çıktı;
2Gerçi ben o gence âşığım.
Feryat ile zârın göğe çıkması sesin yeryüzündeki muhataptan karşılık alamayıp en yüksek makama ulaştığını anlatır. Konuşan yine de o nev-civana âşık olduğunu kabul eder; “gerçi” sözü yakınmayla aşkı yan yana tutar.
- 9
Ey Ömer söyle gel şâh-ı hûbâne
Şem’-i ruhsârına gönül pervâne
1Ey Ömer, ‘söyle gel’ güzeller şahına [buyruk yönü açık];
2Gönül, yanağının mumuna pervanedir.
Mahlaslı dizede “söyle gel” diziminin gel buyruğu Ömer’e veya güzeller şahına yönelmiş olabilir; günümüz Türkçesi tek söz dizimi kurmaz. Gönlün yüz mumuna pervane oluşu güzellik ile yanmayı birleştirir.
- 10
Sakınsın hüsnüne olmasın mağrûr
1Güzelliğine güvenip gururlanmasın.
Tek dizelik son birim kaynak özel biçimini aynen korur; eksik ikinci dize uydurulmaz. Sevgilinin güzelliğine mağrur olmaması yönündeki öğüt, bütün övgüyü ahlaki bir sınırla kapatır ve gençliğin geçiciliğini sezdirir.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.139 gövdesinde “Ey Ömer söyle gel şâh-ı hûbâne” mahlası görünür; aparat ve atıf düzeyi kaynak kararıyla korundu.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n139-71D7169C23C2. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.139, PDF 169; 10 kaynak birimi/19 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Câmehabdan kalktı ol dilber mubârek cum’a günÂşık Ömer · Şiir→
İçen ve gören ortaçlarının öznesi ile ardından gelen peri yüzlü ve nazlı sevgili hitaplarının ilişkisi kesin değildir. Modern aktarım aynı kişiyi dayatmaz; peri beden, ay yüz ve nâzı perver nitelemeleri açıkça korunur.