Canan Yurdu
Kaynak sayfası şiiri günümüz Türkçesine aktarılmış hâliyle veriyor. İlk üç beyit sevgilinin ıssız kalmış yurdunu mezar görüntüleriyle tarif ediyor; kalan üç beyit aynı manzarayı dört kez tekrarlanan bir "Ya rab" hitabıyla soruya çeviriyor ve cevap vermeden kapanıyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Eyvah! sevgilininyurdu ıssız kalmış
Ayak bastığı heryer kırgın bir mezar olmuş
1Eyvah! Sevgilinin yurdu ıssız kalmış;
2ayak bastığı her yer kırgın bir mezara dönmüş.
- 2
İçindeki uçmuş da
kalmamış yuvada
1İçindeki ahenk uçup gitmiş,
2yuvada ses seda kalmamış.
Sesin gidişi iki aşamada söylenir: önce ahenk "uçar", sonra geriye ses seda kalmaz. Uçma fiili ahengi kanatlı bir varlık gibi gösterir. Kafiye "uçmuş da / yuvada" arasında kurulur ve yurt kelimesi burada yuvaya küçülür.
- 3
Yer yer gömülü durur emeller
Sanki kıyamet gününü beklerler...
1Emeller yer yer gömülü durur;
2sanki kıyamet gününü beklerler...
Emellerin gömülü durması mezar benzetmesini sürdürür, ama ölen artık insan değil umuttur. "Yer yer" ifadesi tek bir mezar değil bir mezarlık kurar. Kıyamet beklentisi ise gömülen şeyi diriltilmeyi bekleyen bir şey yapar.
- 4
Ya rab! niye böyle bir yığın toprak
Olmuş yatıyor o temiz ?
1Yâ Rab, o temiz saha niçin böyle
2bir yığın toprak olmuş yatıyor?
Şiirin ikinci yarısı burada başlar ve muhatap değişir: yurda ağlayan ses artık doğrudan Allah'a sorar. Kalan beyitlerin hepsi aynı hitapla açılacaktır. "Temiz saha" ile "bir yığın toprak" aynı yerin iki hâlidir; soru, aradaki farkın hesabını ister.
- 5
Ya rab! niçin o parıltı ortada yok?
Ya rab! niçin uzayıp gitmekte bu gölge?
1Yâ Rab, o parıltı niçin ortada yok?
2Yâ Rab, bu gölge niçin uzayıp gidiyor?
İki soru iki karşıt görüntü üzerine kurulur: yok olan parıltı ve uzayıp giden gölge. Işığın gidişi tek kelimeyle, gölgenin kalışı sürerlik bildiren bir fiille verilir; böylece karanlık, ışığın yokluğundan daha etkin bir varlık gibi durur.
- 6
Ya rab! sevgilinin yuvası üzerine
Gerilmiş bu kat kat aydınlık perdesinin anlamı ne?
1Yâ Rab, sevgilinin yuvası üzerine
2gerilmiş bu kat kat aydınlık perdesinin anlamı nedir?
Son soru örtüyü görünür kılar: yuvanın üstünde kat kat gerilmiş bir perde vardır. Kaynak metin bu perdeyi "aydınlık" diye verir; kat kat gerilmiş bir aydınlığın perde işi görmesi ışığı da örtme aracına çevirir. Şiir cevap vermeden kapanır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 140468 numaralı sürüm esas alındı. Sayfa şiiri Âkif'in özgün çeviriyazısı yerine günümüz Türkçesine aktarılmış hâliyle veriyor ve aruz kalıbını adlandırmıyor; bu aktarımda hece sayıları dokuz ile on dört arasında gezindiği için sayfadaki metin tek bir kalıba oturmuyor. Kaynaktaki dizgi kusurları — birleşik yazılmış "sevgilininyurdu" ve "heryer", küçük harfli "Ya rab" hitabı, son beyitte anlam bakımından tartışmalı görünen "aydınlık" kelimesi — düzeltilmedi, olduğu gibi bırakıldı; yazım yalnız sadeleştirme sütununda normale çevrildi. Metinde tarama kaynaklı tek tırnak artığı yok.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ey bâd-ı sabâ uğrayacaksın ya şimâle?Mehmet Âkif Ersoy · Manzume→
Şiir bir ünlemle açılır, haberi tek cümlede verir: yurt ıssız. İkinci dize kaybı bütün mekâna yayıp ayak basılan her yeri mezar sayar. Mezara verilen "kırgın" sıfatı ölümü bir yıkımdan çıkarıp sitem hâline getirir.