DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Mihnet yerinden göçüp gül bahçesine varmak niyetim
Şiir · 17. yüzyıl

Mihnet yerinden göçüp gül bahçesine varmak niyetim

Konuşan özne sıkıntı yerinden ayrılıp sevgilinin gül bahçesine gitmek ister. Ayrılık onu ağlatmış, sevgilinin yüzünü düşündükçe aklını parçalamıştır. Mecnun gibi ağlayıp saba rüzgârıyla haber yollar; Âşık Ömer son bölümde Ferhat adını anarak göğsü açık, yalın ayak feryatla sevgilinin divanına varma niyetini yineler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Cây-i mihnetten göçüp gülşâna varmak niyyetim

    Hayliden bizimdir ol kâşâna varmak niyyetim

    1Sıkıntı yurdundan göçüp gül bahçesine varmak istiyorum.

    2O köşk uzun zamandır bizim sayılır; oraya varmak istiyorum.

    Mihnet yurdu ile gül bahçesi iki karşıt varış noktası kurar. Göç, yalnız mekân değiştirmek değil sıkıntıdan sevgilinin bulunduğu canlı alana geçmektir; köşkün eskiden beri bize ait sayılması yakınlık umudunu güçlendirir.

  2. 2

    Bülbül-i nâlânınım efgana varmak niyyetim

    Bir ziyâretçün gül-i handâna varmak niyyetim

    1İnleyen bülbülüyüm; feryat etmek istiyorum.

    2Gülen gülü bir kez ziyaret etmek istiyorum.

    İnleyen bülbül kimliği, sevgilinin gül bahçesine yönelen sesli acıyı anlatır. Feryat etmek istemesi ayrılığı dile döker; gülen gülü ziyaret etme niyeti ise bu yakarışı kavuşma umuduna bağlar.

  3. 3

    Birisinin firkatinden olmuşum zâr ü hazin

    Ne hayâl oldu görünmez gözüme ol nâzenin

    1Birinin ayrılığından ağlar ve kederli oldum.

    2Ne oldu da o nazlı güzel artık gözüme görünmüyor?

    Bir kişinin ayrılığı şairi ağlayan ve kederli bir hâle düşürür. Nazlı güzelin artık göze görünmemesi şaşkınlık sorusuna dönüşür; kayıp, hem bedensel yokluk hem de zihni kuşatan belirsizliktir.

  4. 4

    Gece gündüz hecr ile çektiğimiz âh ü enin

    Hasreti kâr eylemiştir câna varmak niyyetim

    1Gece gündüz ayrılıkla çektiğimiz ah ve inleme,

    2Hasreti canıma işledi; ona varmak istiyorum.

    Gece gündüz çekilen ah ve inilti, ayrılığın sürekliliğini duyurur. Hasretin cana işlemesi ise kavuşma isteğini geçici bir hevesten çıkarıp bütün varlığı yönelten kararlı bir yürüyüşe dönüştürür.

  5. 5

    Gül ruhun fikreyledikçe olur aklım çâk çâk

    Bilmezem ki dili miskîne anın gelmez mi bâk

    1Gül yüzünü düşündükçe aklım parça parça olur.

    2Bilmem, onun bu zavallı gönle hiç acıması gelmez mi?

    Gül yüzlü sevgiliyi düşünmek aklı parça parça eder. Şairin “bu zavallı gönle acımaz mı” sorusu, güzelliğin doğurduğu zihinsel yıkım karşısında sevgiliden beklenen merhameti öne çıkarır.

  6. 6

    Lûtf ile mesrûr eder yâ cevrile eyler helâk

    Cân ü başa kalmadan cânâna varmak niyyetim

    1Ya lütfuyla sevindirir ya da eziyetiyle öldürür.

    2Can ve baş kalmadan sevgiliye varmak istiyorum.

    Sevgilinin iki ihtimali vardır: lütfuyla sevindirmek ya da eziyetiyle yok etmek. Âşık, canı ve başı kalmayacak olsa bile ona varma niyetini sürdürerek sonucu değil yönelişini esas alır.

  7. 7

    Sûretâ Mecnûn’a döndüm ağlarım leyl ü nehâr

    Ey sabâ ol saçı Leylâ’ya selâm et yürü var

    1Görünüşte Mecnun’a döndüm, gece gündüz ağlarım.

    2Ey saba rüzgârı, o Leyla saçlı güzele selamımı götür.

    Şair kendini gece gündüz ağlayan Mecnun’a benzetir; sevgilinin saçı da Leyla adıyla ilişkilendirilir. Saba rüzgârına verilen selam, ulaşılamayan güzele söz taşıyan hareketli bir haberci kurar.

  8. 8

    İntizarım vaslına el vermez ise rûzigâr

    Yüz sürüp pâyine yârın yana varmak niyyetim

    1Rüzgâr kavuşmaya izin vermezse bekleyişim sürer.

    2Yine de sevgilinin ayağına yüz sürüp yanına varmak isterim.

    Zaman ve şartlar kavuşmaya izin vermese bile niyet değişmez. Sevgilinin ayağına yüz sürmek, bekleyişi edilginlikten çıkarır; âşık engelin ardından da alçakgönüllü biçimde yanına varmayı tasarlar.

  9. 9

    Ey Ömer nâm-ı dil-i nâşâdı Ferhâd eyleyüp

    Ol leb-i şîrîn içün bir nâme îcâd eyleyüp

    1Ey Ömer, mutsuz gönlün adını Ferhat koyup,

    2O Şirin dudağa ulaşmak için bir mektup düzenleyip,

    Mahlas beyti şairin mutsuz gönlünü Ferhat, sevgilinin dudağını Şirin adıyla kurar. Yazılacak mektup, efsanedeki kazma ve dağ yerine aşkın hedefine ulaşmayı deneyecek sözlü araca dönüşür.

  10. 10

    Sîne üryan yalın ayak eyleyüp

    Başıma âteş yakup dîvâna varmak niyyetim

    1Göğsüm açık, yalın ayak adalet diye feryat ederek,

    2Başıma ateş yakıp sevgilinin divanına varmak istiyorum.

    Başa ateş yakıp divana varma isteği çılgınlık ve adalet arayışını birleştirir. Âşık Ömer sevgilinin hüküm makamına çıkarak derdini en yüksek sesle duyurmayı amaçlar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 17. dize “Ey Ömer nâm-ı dil-i nâşâdı Ferhâd eyleyüp”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 418 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirCemâlin dilberâ bâğ-ı İrem’dir de ne dersen deÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

cây-i mihnet

Sıkıntı yeri.

gülşân

Gül bahçesi.

firkat

Ayrılık.

gül ruh

Gül gibi yüz.

saba

Sabah rüzgârı.

dâd ü feryâd

Adalet isteyerek yükselen feryat.