Berâ-yı Dervîş Sâcid Gülşenî
Derviş Sâcid'in sevgiliye kavuşamaması, sefer ile tahammül arasında seçime zorlanması ve sonunda ecel yolculuğuna çıkışı anlatılır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sācid āħar Ketħüdāyį-zādeye
olup itdi emel
1Sâcid, öteki Kethüdâyî-zâdeye,
2yüzüne âşık olup gönül bağladı.
- 2
Doymadı ol dilberüñ
Çok çalışdı bulmadı maĥal
1O güzelin yanağına doyamadı;
2çok uğraştı, kavuşmaya yer bulamadı.
Bu beyit aynı bakışın doyumsuzluğunu ölçer: yanağa doymamak, görmenin arzuyu bitirmek yerine büyütmesidir. Ardından gelen ‘mahal bulmadı’ ifadesi engeli sevgilinin isteksizliğine değil yere bağlar; eksik olan kavuşmanın kendisi değil, gerçekleşeceği yerdir. ‘Çok çalışdı’ sözü de bunu emek harcanmış bir başarısızlık yapar.
- 3
Ya seferdür ya diyerek
itdi sefer geldi ecel
1“Ya yolculuk ya dayanmak” diyerek,
2sonunda yola çıktı; ecel geldi.
Karar iki seçeneğe indirilir: yola çıkmak ya da katlanmak. Seçilen ‘sefer’ ilkin yalnız yer değiştirmek gibi görünür, fakat dizenin sonunda gelen ecel onu son yolculuğa çevirir; aynı kelime bir satır içinde çareden ölüme kayar. Manzumenin ölüm haberi bu kayma sayesinde ayrıca duyurulmaya gerek kalmadan verilmiş olur.
- 4
Geldi yārı ĥālini gördi didi
Sācide yā Rab ola maĥal
1Sevgilisi gelip hâlini gördü ve dedi:
2Ey Tanrı, Sâcid'e cennet yer olsun.
Kapanışta erişilemeyen sevgili nihayet gelir, ama kavuşma sahnesine değil ölüm başucuna. Konuşan da odur; dua onun ağzından söylenir ve ‘mahal’ sözcüğü geri döner: önceki beyitte bulunamayan kavuşma yeri, burada Sâcid için istenen cennet olur. Dünyada karşılanmayan istek öbür tarafa havale edilmiştir.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih21-pdf994; Târihler no.21, basılı 949/gerçek PDF 994, basılı yıl 1124; ayrı numaralı tam kayıt. Tarihsel atıf başlık/metin dışına genişletilmedi. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Śadāķat evvelā Śıddįķ-i ekberde olup žāhirNazîr İbrahim · Kıta→
Açılış iki adı karşı karşıya koyar ve aradaki bağı ‘âşık-ı dîdâr’ diye adlandırır: Sâcid'in istediği ilkin kavuşma değil, yüzü görmektir. ‘Emel itmek’ bu bakışı geçici bir istekten çıkarıp ardından gidilecek bir hedefe çevirir; başlıkta dervişlikle anılan kişi böylece bir aşk anlatısıyla tanıtılmış olur.