Cefâ-yi Tâli‘-i Nâ-sâzkârı Benden Sor
Uyumsuz talihin eziyetini, ümidin sürüklediği bekleme çekişmesini ve feleğin kısa süredeki gaddarlığını ‘benden sor’ redifiyle kişisel tanıklığa dönüştüren gazel.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Cefâ-yi tâli‘-i nâ-sâzkârı benden sor
Amân amân sitem-i rûzgârı benden sor
1Uyumsuz talihin eziyetini benden sor;
2aman aman, zamanın sitemini benden sor.
- 2
Düşüp ümîde neler çekdiğimi ben bilirim
Belâ-yı -i intizârı benden sor
1Ümide kapılıp neler çektiğimi ben bilirim;
2bekleyiş çekişmesinin belasını benden sor.
İkinci beyit ümidi kurtuluş değil tuzak sayar: insan ümide düştüğü için bekler, beklediği için de çekişme içinde kalır. “Keş-me-keş” sözü hem sürüklenmeyi hem didişmeyi karşıladığından, bekleyiş burada durağan bir hâl değil, insanı bir yandan öbür yana çeken bir kuvvet olur.
- 3
Bir iki günde ne gaddârlıkların gördüm
Felek dedikleri nâ-pâydârı benden sor
1Bir iki günde ne gaddarlıklar gördüm;
2felek denen o kararsız varlığı benden sor.
Üçüncü beyit süreyi vurgular: gaddarlıkları görmek için yıllar değil “bir iki gün” yetmiştir. Feleğe verilen sıfat da zulüm değil kararsızlıktır; “nâ-pâydâr” sözü asıl şikâyetin acıya değil, hiçbir hâlin sürmemesine yöneldiğini gösterir.
- 4
Zamân-ı va‘d-i tahassürde başkadır ‘âlem
O şerbet-i şîrin-güvârı benden sor
1Özlem içindeki vaat zamanı bambaşka bir âlemdir;
2o acı fakat tatlı içilen şerbeti benden sor.
Dördüncü beyit vaadin gerçekleştiği ana değil, beklendiği zamana bakar ve orayı ayrı bir âlem sayar. Şerbet aynı anda hem acıdır hem tatlı içilir; “telh” ile “şîrin-güvâr” yan yana bırakılıp biri ötekini iptal etmez. Özlem böylece tek yönlü bir acı olmaktan çıkar.
- 5
Henûz neş’esini görmeden çeker
Nedîm-i dil-şode-i bî-karârı benden sor
1Daha neşesini görmeden sarhoşluk sonrası baş ağrısını çeker;
2o kararsız, gönlünü yitirmiş Nedîm'i benden sor.
Makta sırayı bozar: sarhoşluğun neşesi yaşanmadan onun ardından gelen baş ağrısı başlamıştır. Şairin kendisi de “dil-şode”, yani gönlünü yitirmiş biri olarak anılır. Bedeli önce ödenen bir hazzın tarifi, gazelin bütün zaman duygusunu tek beyitte toplar.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.0e79792e-13b1-4a31-b154-3594bf9104c1:g33-pdf395. Ana açık edisyon G33'i basılı s.380/PDF 395'de 5 beyit, basılı ölçü adı, mahlaslı makta ve G41/PDF 396 sınırıyla verir. ‘Telh şerbet-i şîrin-güvâr’ bilinçli acı/tatlı karşıtlığı olarak korundu. Edisyonun andığı “Mefâ‘ilün Fe‘ilâtün Mefâ‘ilün Fe‘ilün” dizisi on beş hece ister; gazelin on dizesinin altısı on üç, üçü on dört, biri on beş hecedir. Her dizeyi kapatan “benden sor” redifi üç uzun heceden oluştuğu için dizinin iki kısa heceyle başlayan Fe‘ilün tef‘ilesiyle kapanması mümkün değildir. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Çokdan ey sâkî gelüp sînemde mihmân olmadınNedîm · Gazel→
Matla bilgiyi kaynağına bağlar: talihin eziyeti kitaptan değil yaşayandan sorulacaktır. İkinci dizedeki “amân amân” bir ünlem olarak ölçünün içine girer ve söylemi yazılı öğüt olmaktan çıkarıp sesli bir şikâyete yaklaştırır; sitem eden de talih değil doğrudan zamandır.