DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Cemâlin pertev-i nûr u ziyâdır çeşmi mestânım
Şiir · 17. yüzyıl

Cemâlin pertev-i nûr u ziyâdır çeşmi mestânım

Sevgilinin yüzü ışık ve âlemi gösteren ayna olarak övülür. Şair, güzel sevmeyi hata sayan vaizlerin ardından tekil ‘anın’ göndergesini açık bırakır; kıyamet haşri gerçekleştiğinde bile sevda yolundan dönmeyeceğini ve aşk ateşinin başında bir belâ olduğunu söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Cemâlin pertev-i nûr u ziyâdır çeşmi mestânım

    âyîne-i âlemnümâdır çeşmi mestânım

    1Ey sarhoş gözlüm, yüzünün güzelliği nur ve ışık parıltısıdır.

    2Yanağın âlemi gösteren bir aynadır, ey sarhoş gözlüm.

    Sevgilinin cemali nur ve ışık parıltısı olarak övülür; ikinci dizede yanağı âlemi gösteren aynaya benzetilir. Kaynakta ‘[R]uhin’ ilk glifi hasarlı ve köşeli parantezle tamamlanmıştır; modern karşılıkta bu hasar sahte bir ‘[Y]anağın’ braketiyle yeniden üretilmez, özgün aparat kaynak notu ve sözlükte tutulur.

  2. 2

    Kaşın sammûr-i Hindidir gözün ancak

    Kıyâmet kametin medha sezâdır çeşmi mestânım

    1Kaşın Hint samuru gibidir, gözün ise hayat pınarıdır.

    2Kıyamet gibi boyun övgüye layıktır, ey sarhoş gözlüm.

    Kaşın samura, gözün hayat suyuna benzetilmesi renk ve canlılık imgelerini birleştirir. Ardından sevgilinin boyu kıyametle ilişkilendirilip övgüye değer sayılır. “Kıyamet” burada hem doğrulup duran boyu hem sarsıcı güzelliği çağrıştırır.

  3. 3

    Çıkup kürsîde vâizler güzel sevmek hatâ dermiş

    Anın hep riyâdır çeşmi mestânım

    1Vaizler kürsüye çıkıp güzel sevmek hatadır dermiş.

    2‘Anın’ takvası ve zühdü bütünüyle gösteriştir; tekil gönderge kapalıdır, ey sarhoş gözlüm.

    İlk dizede kürsüye çıkan vaizler çoğul olarak güzel sevmeyi hata sayar. İkinci dize ise ‘anın’ diye tekil bir göndergeyle takva ve zühdün riya olduğunu söyler; bu geçişi doğrudan ‘onların takvası’ diye çoğullaştırmak kaynak biçimini siler. Yorum göndergeyi açık bırakırken eleştirinin gösteriş odağını korur.

  4. 4

    râh-ı sevdâdan gönül geçmez

    Mahabbet arz-ı dilde hep sanadır çeşmi mestânım

    1Kıyamet haşri gerçekleştiğinde bile gönül sevda yolundan dönmez.

    2Gönlün aşk sunusu bütünüyle sanadır, ey sarhoş gözlüm.

    ‘Haşrolunca’ bir bitiş sınırı olan ‘dirilene dek’ değil, haşrin gerçekleştiği zamanı bildirir. Bu nedenle gönül kıyamet günü diriliş olduğunda bile sevda yolundan geçmez; ikinci dize de gönül alanındaki muhabbetin bütünüyle sevgiliye yöneldiğini söyler. Sadakat yalnız haşre kadar değil, haşir anında da sürer.

  5. 5

    Kulun Âşık Ömer derdin olmayan bilmez

    Mahabbet âteşi serde belâdır çeşmi mestânım

    1Kulun Âşık Ömer’in derdini ona tutulmayan bilmez.

    2Aşk ateşi başta taşınan bir belâdır, ey sarhoş gözlüm.

    Mahlaslı beyit, Âşık Ömer’in derdini ancak aynı aşka yakalananın anlayabileceğini söyler. Son dize aşk ateşini başta taşınan bir belâ sayar. Dert hem paylaşılmaz deneyim hem de âşığın kimliğini belirleyen sürekli yük olur.

Kavram sözlüğü (10) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.209 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n209-57312A28341B. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.209, PDF 197; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı. İçerik aparatı: L2 “[R]uhin” — Sol kenarda ilk glif tarama kırpımına uğramış; R açık restorasyon olarak verildi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirCennet-i kûyinde çeşm-i bîdârımÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

10 kavram bulundu.

pertev-i nûr u ziyâ

Nur ve ışık parıltısı.

âyîne-i âlemnümâ

Âlemi gösteren ayna.

sammûr-i Hindi

Hint samuru; kaşın koyu rengi için benzetme.

ayn-ül hayât

Hayat pınarı.

takvâ vü zühdü

Sakınma ve dünyadan el çekme hâli.

riyâ

Gösteriş.

haşrolunca

Diriltilip toplanınca.

giriftâr

Tutulmuş, yakalanmış.

[R]uhin

İlk glifi hasarlı ve [R] olarak açıkça restore edilmiş kaynak yüzeyi; modern karşılıkta sahte bracket üretilmeden ‘yanağın’ diye çevrildi.

Kıyâmet haşrolunca

Kıyamet haşri gerçekleştiğinde; ‘dirilene dek’ biçiminde bir bitiş sınırı değildir.