Cenāb-ı pādişāh-ı Ǿālem-ārā Ħān Maĥmūda
Mahmûd Han'ın bir camiyi eskisinden daha güzel biçimde yenilemesini 1167 tarihli dört beyitle över.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Cenāb-ı pādişāh-ı Ħān Maĥmūda
CemįǾan ecri naśįb oldı
1Dünyayı süsleyen padişah Mahmûd Han'a,
2bütün geçmiş padişahların sevabı nasip oldu.
- 2
Kemāl-i himmet ile eyledi cāmiǾlerin
O sulŧān-ı cihān lûŧf-ı ilāhįyle oldı
1Büyük gayretle camileri yeniledi;
2o dünya sultanı ilahî lütufla doğru işi yaptı.
Padişahın camileri yenilemesi ‘kemâl-i himmet’, yani eksiksiz gayretle açıklanır. İlâhî lütufla isabetli davranması, mimari kararın yalnız estetik veya siyasi değil şiirin değer dünyasında doğru ve sevap getiren bir iş sayıldığını gösterir.
- 3
Bu vālā cāmiǾ-i aǾlāyı daħį eyledi bünyād
Velį evvelkiden laŧįf oldı oldı
1Bu yüce ve seçkin camiyi de yeniden kurdu;
2eskisinden daha güzel, zarif ve görkemli oldu.
Muradiye Camii yeniden kurulduğunda eskisinden daha güzel, zarif ve heybetli olur. Beyit yenilemeyi yalnız eski hâli geri getirme diye değil, yapının görünüşünü ve etkisini artıran bir yeniden kuruluş olarak değerlendirir.
- 4
Gelüp üçler namaza didiler tārįħ-i bünyādın
Murādiyye murād üzre oldı
1Üçler namaza gelip yapının tarihini söylediler:
2Muradiye, dileğe uygun gönül çeken bir yapı oldu.
Namaza gelen ‘üçler’ yapının tarihini söyler; ibadet anı ebced cümlesinin doğduğu sahne olur. ‘Muradiye/murad’ ses yakınlığı, caminin adını dileğe uygun ve gönül çeken bir bina oluşuyla birleştirerek manzumeyi tamamlar.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih80-pdf1019; Târihler no.80, basılı 974/gerçek PDF 1019, basılı yıl 1167; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Çün berbere şākird ola bir āyine-sįneNazîr İbrahim · Matla/Müfred→
Mahmûd Han’a geçmiş bütün padişahların sevabının nasip olduğu söylenir. Bu güçlü övgü, cami yenilemesini tek bir yapının tamiri olmaktan çıkarıp önceki hükümdarların hayır geleneğini kendi şahsında sürdüren bir miras eylemi yapar.