DDizegâhDijital şiir arşivi
Kaynaklı metin
Manzume · 20. yüzyıl

Cenge Giderken

1897 Osmanlı-Yunan Savaşı sırasında yazılmış, Türk şiirinde sade dil ve hece ölçüsünün başlangıcı sayılan manzume. Bir savaş çağrısıdır ve yazıldığı iklim bilinmeden okunamaz.

Özgün metin
  1. 1

    Ben bir Türküm; dinim, cinsim uludur;

    Sinem, özüm ateş ile doludur;

    İnsan olan vatanının kuludur.

    Türk evlâdı evde durmaz, giderim.

    Günümüz Türkçesi +

    1Ben bir Türküm; dinim, soyum yücedir.

    2Göğsüm, içim ateşle doludur.

    3İnsan olan vatanının kuludur.

    4Türk evlâdı evde durmaz, giderim.

    Dörtlük yorumu +

    Şiir bir kimlik beyanıyla açılıyor ve bu, Türk şiirinde yeni bir sesin başlangıcı sayıldı: dize süssüz, sözcükler herkesin bildiği sözcükler. İlk dizedeki “dinim, cinsim uludur” ifadesi ise şiirin ölçüsünü kuruyor — üstünlük iddiası bir gerekçe değil, çıkış noktası. Son dize her bendin sonunda dönerek bir yürüyüş ritmi veriyor.

  2. 2

    Muhammed'in kitabını kaldırtmam,

    Osmancığın bayrağını aldırtmam,

    Düşmanımı vatanıma saldırtmam.

    Tanrı evi viran olmaz, giderim.

    Günümüz Türkçesi +

    1Muhammed'in kitabını kaldırtmam,

    2Osman Gazi'nin bayrağını aldırtmam,

    3düşmanımı vatanıma saldırtmam.

    4Tanrı evi viran olmaz, giderim.

    Dörtlük yorumu +

    Üç dize üç olumsuz fiille kurulmuş: kaldırtmam, aldırtmam, saldırtmam. Din, devlet ve toprak aynı sırada dizilerek savunulacak şey tek bir bütün hâline getiriliyor. Ettirgen çatı dikkat çekici — özne engellemekten çok izin vermemekten söz ediyor.

  3. 3

    Bu topraklar ecdadımın ocağı;

    Evim, köyüm hep bu yerin bucağı;

    İşte vatan, işte Tanrı kucağı.

    Ata yurdun evlât bulmaz, giderim.

    Günümüz Türkçesi +

    1Bu topraklar atalarımın ocağı;

    2evim, köyüm hep bu yerin bir köşesi.

    3İşte vatan, işte Tanrı'nın kucağı.

    4Ata yurdu evlât bulamaz, giderim.

    Dörtlük yorumu +

    Vatan tanımı soyuttan somuta iniyor: topraklar, ev, köy. Sonra tersine dönüp “Tanrı kucağı” diyerek yeniden yükseliyor. Şair vatanı hem yaşanan yer hem kutsal alan olarak kuruyor; bu ikili tanım Millî Edebiyat söyleminin çekirdeğidir.

  4. 4

    Tanrım şahit, duracağım sözümde;

    Milletimin sevgileri özümde;

    Vatanımdan başka şey yok gözümde.

    Yâr yatağın düşman almaz, giderim.

    Günümüz Türkçesi +

    1Tanrı tanığım, sözümde duracağım;

    2milletimin sevgisi içimde;

    3gözümde vatandan başka bir şey yok.

    4Sevgilinin yatağını düşman almaz, giderim.

    Dörtlük yorumu +

    Yemin sahnesi. Son dizede vatan sevgiliye benzetiliyor ve savunma bir kıskançlık diline çevriliyor; bu benzetme dönemin vatan şiirlerinde çok yaygındır ve toprağı sahiplenilecek bir beden olarak kurar.

  5. 5

    Ak gömlekle göz yaşımı silerim,

    Kara taşla, bıçağımı bilerim,

    Vatanımçin yücelikler dilerim.

    Bu dünyada kimse kalmaz, giderim.

    Günümüz Türkçesi +

    1Ak gömlekle gözyaşımı silerim,

    2kara taşla bıçağımı bilerim,

    3vatanım için yücelikler dilerim.

    4Bu dünyada kimse kalmaz, giderim.

    Dörtlük yorumu +

    İki renk karşı karşıya: ak gömlek (kefen) ve kara taş (bileği taşı). Ağlamak ile bilemek aynı bentte duruyor — yas ile hazırlık aynı anda. Son dize ise ölümü olağanlaştırıyor: kimse kalmıyorsa gitmek de bir kayıp değil.

Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 165427 numaralı sürüm esas alındı; metin Türk Sazı'nın taranmış sayfalarından aktarılıyor. Şiirin başındaki “Yurdumun koç yiğitlerine” ithafı korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Mehmet Emin Yurdakul şiirleri arasında gezinin

Şair profiline dön →