DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nazîr İbrahim/Çeşm-i Bülbül Câmelerle Ömrin Efzûn İde Hak
Kıta · 18. yüzyıl

Çeşm-i Bülbül Câmelerle Ömrin Efzûn İde Hak

Çeşmibülbül kumaşlar üzerinden kurulan kıta, ömür ve muratlar için dua eder; ardından melek yüzlü kişinin mutluluk duasını hak ettiğini söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    cāmelerle Ǿömrin ide Ĥaķ

    Her merāmın göstere lûŧfı ile Rabb-i

    1Hakk, çeşmibülbül kumaşlarla ömrünü artırsın;

    2sabahın Rabbi lütfuyla her muradını göstersin.

    İlk beyit çeşmibülbül desenli kumaşları uzun ömür duasına bağlar. Kumaşın adı şiire konu olan nesneyi görünür tutarken ‘Rabb-i felak’ bahtı açan ilahî lütfu çağrıştırır. Dizeler kumaşın hangi vesileyle verildiğini söylemez.

  2. 2

    Cümleden evvel gerek anuñ duǾā-yı devleti

    Ol duǾāya oldı zįrā

    1Herkesten önce onun mutluluğu için dua gerekir;

    2çünkü o melek yüzlü kişi bu duayı hak etti.

    İkinci beyit duanın odağını melek yüzlü kişiye çevirir. Metin bu kişinin kimliğini adlandırmaz ve şiirin hangi vesileyle yazıldığını söylemez; ‘müstahak’ sözü yalnızca onun mutluluk duasını herkesten önce hak ettiğini belirtir.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:r116-pdf928 sabit kaydı; kısa şiir 116, basılı s.883 / gerçek PDF görüntü 928. Tek sayfalık dört dize tamdır; aparat alınmadı. CC BY exact ek yanında profile-adjacent; PDF içinde gömülü değildir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirCigerüm Cevr ile Bezmine Kebâb Eyler İseñ (Matla/Müfred 94)
Cigerüm cevr ile bezmine kebāb eyler iseñ
Nazîr İbrahim · Matla/Müfred

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

çeşm-i bülbül

“Bülbül gözü”; ince sarmal çizgilerden oluşan bezemenin adıdır, burada kumaşın desenini karşılar

cāme

Farsça “kumaş, giysi”; dokunmuş ve giyilecek hâle gelmiş bez için kullanılır

efzūn

Farsça “artmış, çoğalmış”; bir şeyin miktarını ya da süresini uzatmayı bildiren söyleyişlerde geçer

felaķ

Arapça “yarılma” kökünden gelir: tan yerinin ağarması, şafak; karanlığın yarılıp sabahın çıktığı an

devlet

Burada bugünkü yönetim aygıtı değil baht, talih ve mutluluk anlamındadır; birinin bahtının açılması dileği bu sözcükle karşılanır

melek-peyker

“Melek yüzlü”; peyker Farsçada yüz, çehre demektir

müsteĥaķ

Bir şeye layık olan, onu hak etmiş bulunan