DDizegâhDijital şiir arşivi
Manzume · 19.–20. yüzyıl

Çiftçilik

Altın peşindeki birine verilmiş cevap. Mehmet Emin çağı adlandırıyor — altın devri bitti, demir devri başladı — ve zenginliği topraktan çıkan şeyle yeniden tanımlıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    — Altın, altın...

    — Hayır kardeş, sen bu fikri değiştir;

    1— Altın, altın...

    2— Hayır kardeş, sen bu fikri değiştir;

    Şiir bir diyalogla açılıyor ve ilk ses tek kelimeyi tekrarlıyor: altın. Karşı çıkış hemen geliyor ama “kardeş” hitabıyla — tartışma değil, ikna denemesi.

  2. 2

    Altın devri çoktan geçti, şimdi demir devridir.

    Divanedir o tembel ki, demirlere hor bakar;

    1Altın devri çoktan geçti, şimdi demir devridir;

    2demire hor bakan o tembel delidir.

    Altın devrinin geçtiği ve demir devrinin başladığı söylenir; demire hor bakan kişi tembellikle suçlanır. Karşılaştırma değerli görünen maden ile işe yarayan araç arasındadır; yorum bunu dış tanıksız bir sanayileşme programına bağlamaz.

  3. 3

    Ondan sonra gece, gündüz altın diye sayıklar.

    Şu gördüğün şeyler: Tohum, öküz, , ...

    1Sonra gece gündüz altın diye sayıklar.

    2Şu hor gördüğün şeyler: tohum, öküz, bel, orak...

    Dört nesne sayılıyor — tohum, öküz, bel, orak — ve dördü de üretim aracı. Liste hâlinde arka arkaya dizilmeleri onları bir kır manzarası olmaktan çıkarıp bir envantere çeviriyor. “Hakir” sıfatı ise muhatabın bakışını aktarıyor: bunları değersiz gören o, şair değil. Cevap bir sonraki beyitte gelecek.

  4. 4

    Senin asıl unmaklığın bunlar ile olacak.

    Bunlar saçmış, bunlar saçar, her ocağa bereket;

    1Senin asıl onmaklığın bunlarla olacak;

    2her ocağa bereketi bunlar saçmış, bunlar saçar.

    Geçmiş ve şimdiki zaman yan yana: “saçmış, saçar”. Bereketin kaynağı hep aynıydı ve hâlâ aynı — çağ değişse de toprak değişmiyor.

  5. 5

    Sen bunları şu dünyada her şeyden çok takdis et.

    Eğer biri elindeki sabanını isterse:

    1Sen bunları dünyada her şeyden çok kutsa.

    2Eğer biri elindeki sabanı isterse:

    Tohum, öküz, bel, orak ve sabanın her şeyden çok kutsanması istenir. ‘Takdis’ sözü üretim araçlarına dinî ağırlık verir; bu yakın okuma şiirin kendi kelimeleriyle sınırlıdır, bir edebî hareketin programı diye kesinleştirilmez.

  6. 6

    «Ağırınca işte altın! Onu bırak, at!...» derse...

    Buna asla etme, el uzatma sakın sen.

    1“Ağırlığınca işte altın, onu bırak at!” derse

    2buna asla göz dikme, sakın el uzatma.

    Teklif somut: sabanın ağırlığınca altın. Reddetmenin gerekçesi verilmiyor — bir önceki beyitteki “takdis” zaten cevabı vermiş durumda.

  7. 7

    Çiftçi olmak büyük şeydir, ekin yurdu şenletir;

    aziz bir alettir, alın teri bir zevktir;

    1Çiftçi olmak büyük şeydir, ekin yurdu şenlendirir;

    2saban aziz bir alettir, alın teri bir zevktir.

    Çiftçilik yurdu şenlendiren büyük iş, saban değerli araç, alın teri ise zevk olarak sunulur. Bent emeği açıkça yüceltir; yorum bu hükümleri kaynak dışı bir hareket bildirisine genişletmez.

  8. 8

    Sen bu zevki bulamazsın, başka yolda gidişten!...

    — Altın, altın...

    1Sen bu zevki başka bir yolda giderek bulamazsın!

    2— Altın, altın...

    Şiirin ilk sözü son dizede geri dönüyor. Bu dönüş bir kapanış değil: karşı taraf ikna olmamış, hâlâ aynı kelimeyi tekrarlıyor. Metin kendi öğüdünün işe yaramadığını göstererek bitiyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 165472 numaralı sürüm esas alındı. Sayfanın başındaki “Çiftçi” bölüm başlığı, büyük harfli şiir başlığı ve alttaki telif açıklaması metne dâhil edilmedi. Kaynaktaki “unmaklığın” dizgisi olduğu gibi bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKanımı Taşıyana
Hayır, asla istemem ki ben seni.
Mehmet Emin Yurdakul · Manzume

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

divane

Deli, aklını yitirmiş

hakir

Değersiz, hor görülen

bel

Toprak kazmaya yarayan araç

orak

Ekin biçme aleti

onmak

İyileşmek, bolluğa kavuşmak

takdis etmek

Kutsamak

saban

Toprağı süren araç

tamah

Açgözlülük, göz dikme