Bir kitâbe-i seng-i mezâr
Bir mezar taşı yazıtı ama ölüden tek söz etmiyor; baştan sona mezarı gezene sesleniyor. Gül, güzel, çiçek ve kuş bir günde yok olurken dünyaya yeni ayak basmış çocuk bin kederi ima ediyor. Sonuç dünyayı bırakmak değil, çalışmak oluyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey pîr-i -perest gâfil!
-ı safâ-pesend !
1Ey cennet sevdalısı gafil pîr!
2Ey safadan hoşlanan gönülsüz ziyaretçi!
- 2
Bir verd-i şerer-nisâr-ı hoş-bû
Bir -i dil-rübâ-yı gül-rû
1Kıvılcım saçan güzel kokulu bir gül,
2gül yüzlü, gönül çelen bir kız,
Fânîler dökümü iki güzellikle açılır: kıvılcım saçan hoş kokulu gül ve gül yüzlü, gönül çelen kız. ‘Bir… Bir…’ tekrarı görüntüleri yan yana sayar; yoğun tamlamalar her iki güzelliği de aynı geçicilik listesine yerleştirir.
- 3
-ı ıtır-feşân-ı enver
Evrâk-ı çemensitân-ı pür-fer
1ışıl ışıl, ıtır saçan çiçekler,
2parlaklık dolu çimenliğin yaprakları,
Beyit tekilden çoğula geçiyor: gül gitti, ezhâr ile evrâk geldi. Kafiye çifti "enver" ile "pür-fer" aynı şeyi iki ayrı kökle söylüyor, ikisi de ışık demek. Şair yok olacakları sayarken sözcükleri parlaklıkla dolduruyor.
- 4
-ı safâ-nisâr-ı gülşen
Bir günde fenâ bulup giderken
1gül bahçesinin safa saçan kuşları —
2hepsi bir günde yok olup giderken,
Liste kuşlarla kapanıyor, sonra sekizinci dize altı dizelik dökümü tek yüklemde topluyor: bir günde. "Safâ-nisâr" üçüncü dizedeki "şerer-nisâr"ı çağırıyor; dönen aynı ek gülü, çiçeği ve kuşu tek akıbete bağlıyor.
- 5
Bir tıfl-ı kadem-nihâd-ı dünya
Bin türlü keder ederken îmâ
1dünyaya ayak basmış bir çocuk
2bin türlü kederi ima ederken,
Önceki gül, kız, çiçek, yaprak ve kuşların karşısına dünyaya yeni ayak basmış çocuk konur. Ancak çocuk yalnız sevinç değil, ‘bin türlü keder’i ima eden bir işarettir; dizelerin söylemediği bir doğum sahnesi yoruma eklenmez.
- 6
Dünyaya vefâ değil mi?
Dünyada safâ elem- resândır
Âlemde safâ-yı cândır
1dünyaya bağlılık boş değil mi?
2Dünyada safa acı getiricidir;
3âlemde çalışmak canın safasıdır.
Kapanış üç dizede iki hüküm kurar: dünyaya bağlılık boştur ve dünyadaki safa acı getirir; buna karşılık çalışmak canın safasıdır. Son dize, fânîlik dökümünü dünyadan kaçışla değil emekle sonuçlandırır; bunu yazar niyeti diye değil metnin açık karşıtlığı olarak okur.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142964 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Kaynakta on üç dize var: mesnevî kafiyesi on birinci dizede eşsiz kalıyor, yani basımda bir dize düşmüş görünüyor — eksik dize tamamlanmadı, kapanış üç dizelik tek birim olarak verildi. On ikinci dizedeki "elem- resândır" yazımı, tireden sonraki boşlukla birlikte olduğu gibi bırakıldı. Birinci, ikinci ve on üçüncü dizeler feûlün yerine fa'lün ile kapanıyor.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Dün yâr-ı safâ-fezâyı gördümCenab Şahabeddin · Manzume→
Kitâbe ölüyü değil mezarı gezeni konuşturuyor; iki dize de ünlemle bitiyor, ikisi de sitem taşıyor. Cenneti sevene "gâfil", safa arayana "bî-dil" deniyor: âhirete dönen yüz de dünyaya dönen yüz de aynı beyitte azarlanıyor.