DDizegâhDijital şiir arşivi
Manzume · 19. yüzyıl

Gördüm

Şair dün gördüğü bir güzeli anlatır; yedişer dizelik beş bendin ilk ve son dizeleri aynı kafiyeyle çerçeve kurar. Ortadaki bentte yaklaşma cesareti gelir, sonunda güzel perde arkasına çekilince cihan bir yas cihanına döner.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Dün yâr-ı safâ-fezâyı gördüm

    Bir mâili hoş câr içinde

    Gûyâ ki Venüs bihâr içinde

    Tenhâ duruyordu bir çemende

    Yer yer görünürdü gamlı hande

    Sevdâlar içinde bir dehende

    Bir böyle meh-i safâyı gördüm

    1Dün safa artıran yâri gördüm:

    2hoş akan bir su içinde eğilmiş,

    3sanki denizler içinde Venüs.

    4Bir çimenlikte tenha duruyordu;

    5yer yer gamlı bir gülüş görünürdü,

    6sevdalar içindeki bir ağızda.

    7Böyle bir safa ayı gördüm.

    İlk ve son dize ‘gördüm’ fiiliyle çerçeve kurar. Denizlerin içindeki Venüs benzetmesi ile gamlı gülüş aynı görüntüde birleşir; özel adın kullanımı şairin eğitimi veya dil bilgisine ilişkin dış biyografiyle açıklanmaz.

  2. 2

    hazîn hazîn gelirdi

    -i neş’at idi dudaklar

    Âteş saçıyordu gül yanaklar

    Âgûşuna zülfünü saçardı

    Gâhî de cemâlini açardı

    Gönlüm de o dilbere kaçardı

    Vicdânıma aşk serpilirdi

    1Zevkler hazin hazin gelirdi;

    2dudaklar neşeyle ağzına kadar doluydu,

    3gül yanaklar ateş saçıyordu.

    4Zülfünü kucağına saçardı,

    5ara sıra da yüzünü açardı;

    6gönlüm de o dilbere kaçardı.

    7Vicdanıma aşk serpilirdi.

    Bent kendisiyle çelişerek ilerliyor: zevkler hazin gelirken dudaklar neşeyle taşıyor. Ortadaki üç dizenin -ardı kafiyesi tek bir karşılaşmayı alışkanlığa çeviriyor; geniş zamanın hikâyesi sahneyi tekrara bağlıyor. Son dize “Yatıyor!”un serpilen safalarını çağırıyor.

  3. 3

    Âgûşuna dek takarrüb ettim

    Agûşunu ettim

    Simâsına bir nigâh ettim

    Rûyûnda safâ ıyân olurdu

    Ârızları gülsitân olurdu

    Reşk-âver-i hâverân olurdu

    Didâr-ı nigâra âh bittim

    1Kucağına kadar yaklaştım,

    2kucağını uyku yeri ettim,

    3yüzüne bir bakış attım.

    4Yüzünde safa açıkça görünürdü,

    5yanakları gül bahçesi olurdu,

    6doğu ülkelerini kıskandırırdı.

    7Ah, sevgilinin yüzüne bakmaktan bittim.

    Üç dize üst üste ‘ettim’ diyerek seyredeni yaklaştırır: kucağa yaklaşır, onu uyku yeri yapar ve yüze bakar. Yüzdeki safa, gül bahçesine dönen yanaklar ve doğuyu kıskandıran güzellik, son dizedeki tükenişe bağlanır.

  4. 4

    Ettikçe sabâ kulûbu

    Ettikçe o dil-rübâ tebessüm

    Gûyâ ki eder safâ tebessüm

    Bir mihr-i safâ-meâldir o

    Hûrîlere bir misâldir o

    Bir hârika-i cemâldir o

    Etmez mi o mâh cânı ta'zîz

    1Sabah yeli gönülleri titrettikçe,

    2o gönül çelen gülümsedikçe,

    3sanki safanın kendisi gülümser.

    4O, sonu safa olan bir güneştir;

    5o, hûrilere bir örnektir;

    6o, güzelliğin bir harikasıdır.

    7O ay, canı yüceltmez mi?

    Sabah yeli gönülleri titretirken gönül çelen sevgili gülümser ve safanın kendisi gülüyor gibi görünür. Ardından sevgili, sonu safa olan güneş, hûrilere örnek ve güzellik harikası diye üç kez tanımlanır; soru canı yüceltip yüceltmediğini sorar.

  5. 5

    Terketmiş idi cihânı ol dem

    Mahbûbe-i âsmân-ı enver

    Ol şûh-ı vefâ vü nâz-perver

    Bir -i elvedâ etti

    -i ihticâba gitti

    Heyhât dilin safâsı bitti

    Olmuştu cihân cihân-ı mâtem

    1O anda cihanı terk etmişti

    2o nurlu göğün sevgilisi,

    3o vefalı, naz besleyen şuh.

    4Bir veda bakışı fırlattı,

    5gizlenme köşküne gitti.

    6Heyhât, gönlün safası bitti;

    7cihan bir yas cihanı olmuştu.

    Kavuşma bendinden hemen sonra gelen ayrılış, sevgiliyi göğe iade ediyor: gidilen yer bir ev değil, ihticâb yani perde arkası. Şiir “gördüm” diye açılmıştı, “mâtem” diye kapanıyor; aynı kitaptaki Mahsûl-i mâtem'in kelimesi buraya, bir tek bakışın ardından düşüyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142958 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfanın başındaki “İlk kez Sebat'ın üçüncü sayısında aynı isimle yayımlanmıştır” satırı Vikikaynak editörünün künye notudur, dize değildir; metne alınmadı. Geriye kalan otuz beş dize, yedişer dizelik beş bende bölündü; her bendin ilk ve son dizesi aynı kafiyeyle çerçeve kuruyor. On altıncı dize kaynakta “Agûşunu” diye şapkasız dizilmiş, bir üstteki dize “Âgûşuna” iken; düzeltilmedi. Aynı dize kalıbın iki hece altında, eksik tamamlanmadı. İkinci dizedeki “Bir mâili hoş câr içinde” ibaresi basımda bozulmuş görünüyor; özgün sütunda aynen bırakıldı, karşılığı bağlamdan “hoş akan bir su içinde eğilmiş” diye okundu — bu bir tahmindir. On bir dize dokuz hecede, feûlün yerine fa'lün ile kapanıyor.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHatırımdan çıkar mı?
Behiştî çehreli bir mihr-i zîbâ
Cenab Şahabeddin · Manzume

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

ezvâk

Zevkler

lebrîz

Ağzına kadar dolu

âgûş

Kucak

hâb-gâh

Uyku yeri, yatak

tehzîz

Titretme

lemze

Göz kırpma, yan bakış

kâşâne

Köşk, konak

ihticâb

Perdeye çekilme, gizlenme