DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmet Emin Yurdakul/Kanımı Taşıyana
Manzume · 19.–20. yüzyıl

Kanımı Taşıyana

Aynı kanı taşıyan kişiyi arı iğnesinden bile korumak isteyen ses, ortak acıyı ortak kine bağlar. Yaralanma düşüncesi bütün kokuları kana çevirir ve şiir, konuşanın kendisini zalim ve vahşi ilan ettiği ‘intikam’ nidasıyla kapanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hayır, istemem ki ben seni.

    Hatta bir bal arısının dikeni

    İğne ucu zehiriyle incitsin.

    1Hayır, asla istemem ki seni

    2bir bal arısının dikeni bile

    3iğne ucu kadar zehirle incitsin.

    Şiir en küçük ölçekle açılıyor: bir arı iğnesi. Korunmak istenen şey büyük bir tehlikeden değil, düşünülebilecek en ufak acıdan. Bu abartılı hassasiyet, sonraki dizelerdeki şiddeti hazırlayan zemin.

  2. 2

    Bizler ayrı gövdelerde bir canız;

    Acımızı bir yürekle duyanız;

    Senin kinin benim için aynı !

    1Bizler ayrı gövdelerde tek bir canız;

    2acımızı tek bir yürekle duyarız;

    3senin kinin benim için de aynı kindir.

    Kardeşliğin tanımı üç dizede veriliyor ve üçüncüsü ilk ikisinden farklı bir şey söylüyor: ortak olan yalnız acı değil, kin de. Sevginin paylaşımı bir yükümlülüğe dönüşüyor — aynı şeyi hissetmek zorunluluk hâline geliyor.

  3. 3

    Sen, ne vakit yaralansan, ah etsen

    Ben güllerden, meltemlerden, her şeyden

    Kandan başka hiç bir koku alamam.

    1Sen ne vakit yaralanıp âh etsen

    2ben güllerden, meltemlerden, her şeyden

    3kandan başka bir koku alamam.

    Muhatap yaralanıp âh ettiğinde konuşan, gülün, meltemin ve her şeyin kokusunu kan olarak algılar. Yaralanma düşüncesi bütün kokuları tek kokuya dönüştürür; yakın okuma bu şiirdeki duyusal değişimle sınırlıdır.

  4. 4

    O saatta zalim, olurum;

    Deniz gibi köpürürüm, solurum

    Ve içimden bir ses gelir: !...

    1O saatte zalim ve vahşi olurum;

    2deniz gibi köpürür, solurum

    3ve içimden bir ses gelir: intikam!

    İlk bentte en küçük acıyı bile istemeyen konuşan, kardeşinin yarası karşısında kendisini zalim ve vahşi diye tanımlar; deniz gibi köpürüp ‘intikam’ sesini duyar. Bu öç ve seferberlik dili tarihsel şiir sesine aittir; güncel şiddet çağrısı olarak onaylanmaz.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 165439 numaralı sürüm esas alındı. Büyük harfli başlık, “«Türk Âlemi» muharririne” ithaf satırı ve alttaki telif açıklaması metne dâhil edilmedi. Metin dönemin milliyetçi basın tartışmalarının içinden çıkmıştır; yorumlar bu bağlamı belirtir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirZavallılar
Köy muhtarı, beş yıl evvel kur'a çeken oğluyçün
Mehmet Emin Yurdakul · Manzume

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

asla

Hiçbir biçimde

diken

Batıcı uç; arıda iğne

gövde

Beden

kin

Öç alma isteği, düşmanlık

meltem

Hafif deniz rüzgârı

vahşî

Yabani, acımasız

solumak

Ağır ağır nefes almak

intikam

Öç alma