DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Koca Râgıb Paşa/Cihân Âlâyişinden Dest-şûy Ol Râhat İstersen
Gazel · 18. yüzyıl

Cihân Âlâyişinden Dest-şûy Ol Râhat İstersen

Dünyanın süsünden el çekmeyi ve kanaati öğütleyen gazel, tevazudan doğan yükselişi, hastaya şefkati ve hafif akıllıların ağır tavrına karşı vakarı korumayı işler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    râhat istersen

    elden bırakma ni‘met istersen

    1Rahat istiyorsan dünyanın süsünden elini yıka;

    2nimet istiyorsan kanaatin eteğini elden bırakma.

    İki dize de aynı kalıpla kurulur ve el üzerinden konuşur: biri eli yıkar, öteki eteği bırakmaz. Bırakmak ile tutmak aynı beyitte karşılıklı durur; rahatın şartı vazgeçmek, nimetin şartı ise sıkı tutmaktır. Öğüt böylece tek yönlü bir feragat değildir.

  2. 2

    Tehî-dest olma bâri tâze dâğ olsun

    Harîm-i bezm-i ruhsat istersen

    1Hiç değilse elin boş kalmasın; yeşil yaprağın taze bir dağ olsun,

    2aşkın en seçkin meclisinin mahremine girmek istiyorsan.

    Aşk meclisinin en iç halkasına girmek için elde bir şey bulunması gerekir. Sunulacak armağan büyük olmayabilir — ‘berg-i sebz’, yani küçük bir yeşil yaprak yeter; ama onun bile taze bir yara olması istenir. Giriş bedeli mal değil, yeni açılmış bir acıdır.

  3. 3

    rif‘atin kesb eyle her ednâya fazlınla

    Felekde mihr-i âlem-tâba benzer şöhret istersen

    1Erdeminle en aşağı görülene bile alçak gönüllülük gösterip yücelik kazan;

    2felekte dünyayı aydınlatan güneş gibi ün istiyorsan.

    Beyit yükselmeyi inmeye bağlar: alçalarak kazanılan bir yücelik. Ölçü olarak güneşin seçilmesi rastgele değildir; güneş en yüksekte durur ama ışığını en aşağıya kadar gönderir. Ün böylece görülmekle değil, herkese ulaşmakla tanımlanır.

  4. 4

    Kalırsan çeşm-i fettânın gibi bî-tâb-ı bîmârı

    Nigâh-ı şefkat eyle haste-gâna sıhhat istersen

    1O fettan gözün huzursuz hastası olarak kalırsan,

    2sağlık istiyorsan hastalara şefkatle bak.

    Beyit hastalığı iki kez kullanır: âşık sevgilinin baygın gözünün hastasıdır, iyileşmesi ise başka hastalara şefkatle bakmasına bağlanır. Şifa kendine değil başkasına bakarak gelir; ‘nigâh’ sözcüğü hem yaralayan hem iyileştiren bakışı aynı adla anar.

  5. 5

    Bulursun câm-ı sahbâda

    Safâ-yı hâtıra dâir eğer keyfiyyet istersen

    1Şarap kadehinde sakinin gümüş kolunu bulursun,

    2gönül huzurunun niteliğine dair bilgi istiyorsan.

    Soru soyut sorulur — gönül safasının niteliği nedir — cevap ise bir görüntüyle verilir: kadehte beliren sakinin gümüş kolu. Bilgi tarif edilmez, gösterilir. Beyit ‘keyfiyyet’ arayanı düşünmeye değil bakmaya, meclisin içine yönlendirir.

  6. 6

    Seni pâ-mâl eder vaz‘-ı girânı her

    Vakârı terke çek Râgıb çekilmez sıklet istersen

    1Her hafif akıllının ağır tavrı seni ayak altında bırakır;

    2ey Râgıb, kimsenin taşıyamayacağı bir ağırlık istiyorsan vakarını koru.

    Makta bütünüyle hafiflik ile ağırlık üzerine kurulur: sığ kişinin ağır tavrı ile şairin vakarı. Sözcükler birbirini çeler — ‘sebük’ hafif, ‘girân’ ve ‘sıklet’ ağırdır. Öğüt vakarı terkiye alıp taşımaktır; ağırlık burada yük değil, ezilmemeyi sağlayan denge olur.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.0e79792e-13b1-4a31-b154-3594bf9104c1:g102-pdf404. Ana tez basılı s.389/PDF 404'te G.102'yi ölçü kalıbının adı, altı beyit, Râgıb maktası ve sonraki G.105 başlığıyla verir. BSB 1837 Bulak basılı s.35-36/canvas32-31 incipitten maktaya ve sonraki Harfü'l-lâm bölümüne kadar sınırı doğrular. Ana AVESİS eki profil-komşu CC BY 4.0 bağlantısıyla sunulur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKaldı Nakş-ı Hâtem-i La‘lin Dil-i Gam-pîşede
Kaldı nakş-ı hâtem-i la‘lin dil-i gam-pîşede
Koca Râgıb Paşa · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Cihân âlâyişinden

Dünyanın süs ve gösterişinden

dest-şûy ol

Elini yıka; ilgini kes

Kanâat dâmenin

Kanaatin koruyucu eteğini

berg-i sebzin

Yeşil yaprağın

hâssü'l-hâs-ı aşka

Aşk çevresinin en seçkinlerine

Tenezzül

Alçak gönüllülükle aşağıya yönelme

sâ‘id-i sîmîn-i sâkî

Sakinin gümüş renkli kolu

sebük-mağzın

Hafif akıllı, sığ kişinin