DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Karacaoğlan/Çıktım ücesine seyran eyledim
Koşma · 17. yüzyıl

Çıktım ücesine seyran eyledim

Yüksek bir yere çıkıp etrafa bakan şairin gördüğü her şey perişan: çöl, dağ, bağ, saz. Kendi derdini tek başınalıktan çıkarıp bütün illere yayan üç dörtlük.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Çıktım ücesine eyledim

    Dost ile gezdiğim çöller perişan

    Bir başıma olsam gam çekmez idim

    Bir ben değil cümle iller perişan

    1Yükseğine çıkıp etrafı seyrettim.

    2Dostla gezdiğim çöller perişan.

    3Yalnız kendim olsam gam çekmezdim.

    4Bir ben değil, bütün eller perişan.

    Şair yüksek bir yere çıkıyor ama manzara değil harabe görüyor. “Bir ben değil” demesi derdi hafifletmiyor; acıyı paylaşmak yerine acının ne kadar yaygın olduğunu itiraf ediyor.

  2. 2

    Başı dumanlı dağlar

    Hastanın halinden ne bilir sağlar

    Bozulmuş siyeci bağlar

    Bülbülün konduğu güller perişan

    1Başı parça parça dumanlı dağlar.

    2Sağlam olan, hastanın hâlini ne bilir?

    3Çiti bozulmuş, bağları virane.

    4Bülbülün konduğu güller perişan.

    Bağın çiti bozulunca bağ da gül de korumasız kalıyor. Ortadaki soru bunu insana çeviriyor: Hastanın hâlini bilmeyen sağ, yıkılan çitin ardındaki gülü de görmüyor.

  3. 3

    Karacoğlan der ki olaydı sözüm

    Ayağın altına türaptır yüzüm

    Kırılmış perdesi çalmıyor sazım

    Sazlar düzen tutmaz teller perişan

    1Karacoğlan der ki: sözüm dinlenseydi.

    2Yüzüm, ayağının altındaki toprak.

    3Perdesi kırılmış, sazım çalmıyor.

    4Sazlar düzen tutmuyor, teller perişan.

    Şiirin sonunda bozulan şey artık bağ değil saz. Sözü dinlenmeyen âşığın çalgısı da düzen tutmuyor; yıkım manzaradan çıkıp şairin elindeki alete geçiyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak’ın 144089 numaralı sürümü esas alındı (kitap s. 82, tarama s. 92, tarama sürümü 137724); antolojide “— 10 —” numarasıyla veriliyor. Vikikaynak’ta aynı şiirin “Çıkıp Yücesine Seyran Eyledim” başlıklı dört dörtlüklü ikinci bir varyantı da bulunuyor (rev. 140693); orada “ak kuğulu göller” ve “Arap ata binip” gibi bambaşka dizeler var. Bu kayıt 1938 antolojisinin üç dörtlüklü metnine bağlı kaldı, iki varyant harmanlanmadı. Metin, Sadettin Nüzhet Ergun’un Halk Edebiyatı Antolojisi adlı derlemesinin (İstanbul, 1938) taranmış nüshasından aktarıldı. Dizegâh’taki bu beş ek metnin tamamı aynı derlemeye bağlıdır; türkü icralarında dolaşan başka varyantlarla karıştırılmadı. Kaynakta büyük harfle dizilen mahlas (KARACOĞLAN) normal yazıma çevrildi; harf kadrosuna, noktalamaya ve dize düzenine dokunulmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYazın evel baharındaKaracaoğlan · Semai

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

üce

Yüce, yüksek yer

seyran

Gezip bakma, temaşa

pare pare

Parça parça

siyeç

Bağ ve bahçe çiti; çalıdan örülmüş çevre

virane

Yıkılmış, bakımsız

türap

Toprak

perde

Sazın parmak basılan bölmesi; ses aralığını belirler

düzen tutmak

Sazın akordunun yerinde durması