DDizegâhDijital şiir arşivi
Manzume · 19. yüzyıl

Çocuk Sesi

Bir dil ustasının, dilin bütün kurallarını çiğneyen bir sese teslim oluşu. Şiir baştan sona “nedir bu ses” diye sorar ve cevabı en son dizede verir: bir çocuk.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Nedir bu ses ki bedî' ü beyânı harc eyler..

    Güler kavâid-i sarfa, kavâid-i nahve..

    Verir edâ-yı -i haşve?

    Nedir ki sehvine dilbestedir belâgetler?

    1Nedir bu ses ki bedî ve beyan ilmini harcar;

    2sarf ve nahiv kurallarına güler;

    3kulak tırmalayan gereksiz seslere fesahat edası verir?

    4Nedir ki belagatler onun yanlışına gönül bağlamıştır?

    Cenab kendi silahlarını sayıyor: bedî, beyan, sarf, nahiv, fesahat, belagat. Altı terim ve altısı da yeniliyor. Şiirin şakası burada — dilin ustası, dili bilmeyen karşısında çaresiz.

  2. 2

    Bu ses egerçi ü sahîftir yekser;

    Fakat rıza veremez bir lisân ona lâgva

    Hep ümmehât-ı belâgat koşar onu afva,

    Bütün lisân-ı melâit eder onu ezber

    1Bu ses gerçi baştan sona tutuk ve sığdır;

    2fakat hiçbir dil ona “boş söz” demeye razı olamaz.

    3Belagatin bütün anaları onu affetmeye koşar,

    4meleklerin dili onu ezberler.

    Kusur kabul ediliyor ama sonuç değişmiyor. “Ümmehât-ı belâgat” — belagatin anneleri — ilginç bir birleşim: kuralları koyan otoriteler burada annelik yapıyor, yani affediyor.

  3. 3

    Nedir bu ses ki eder kalb-i mugberi tesrîr,,

    Eder piyâle-i rûha isâle-i ümmîd..

    Meleklerin lekesiz nutkunu eder takrîr?

    1Nedir bu ses ki küskün kalbi sevindirir,

    2ruh kadehine umut akıtır,

    3meleklerin lekesiz konuşmasını anlatır?

    Soru yeniden soruluyor ama artık dil bilgisiyle değil, etkiyle: küskün kalbi sevindiriyor. “Piyâle-i rûh” — ruh kadehi — Cenab'ın somut nesnelerle soyut kavramları birleştirme alışkanlığının bir örneği.

  4. 4

    -ı kalbime nagmeler getirir

    Bu savt-ı bülbül-i âtî, bu savt-ı bag-ı ,

    Bu ses ki bir sarışın, bir dilrübâ çocuk sesidir!

    1Kalbimin kulağına henüz olgunlaşmamış ezgiler getirir

    2bu geleceğin bülbülünün sesi, bu müjde bahçesinin sesi;

    3bu ses ki bir sarışın, gönül alan çocuk sesidir!

    Cevap en son kelimeye saklanmış. “Geleceğin bülbülü” tanımı çocuğu bir vaade dönüştürüyor: henüz olgunlaşmamış ezgiler, bir gün olgunlaşacak. Şiir sorusunu on dört dize boyunca taşıyıp tek kelimeyle çözüyor.

Kavram sözlüğü (10) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 173048 numaralı sürüm esas alındı. Başlık satırı metne dâhil edilmedi; kaynaktaki çift virgül gibi dizgi işaretleri olduğu gibi bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÂb u Ziyâ
O zamanki ederdi 'aks-i kâmer
Cenab Şahabeddin · Manzume

Kavram sözlüğü

10 kavram bulundu.

bedî ü beyân

Belagatin söz sanatlarını inceleyen iki dalı

kavâid-i sarf u nahv

Dilbilgisi ve söz dizimi kuralları

fesâhat

Sözün açık ve akıcı olması

tenâfür

Seslerin kulağı tırmalayacak biçimde çatışması

sehv

Yanlış, yanılma

rekîk

Tutuk, kekeme

lâgv

Boş, anlamsız söz

sımâh

Kulak deliği

nâreste

Henüz yetişmemiş, olgunlaşmamış

nüvîd

Müjde