Çoktan Kuluyum Sen Şâh-ı Zamânın
Âşık Ömer zamanın şahı saydığı sevgiliye çoktan kul olduğunu söyler ve barışma çağrısını tekrarlar. Rakip ile şeytana uymamasını, aşk sırrını yaymamasını ister; suçunu bilmez, canını feda etse de son söz olarak insaf ve uzlaşmayı seçer.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Çoktan kuluyum sen
Var ise göğsünde dînin imanın
1Ey zamanın şahı, çoktandır kulunum;
2eğer göğsünde dinin ve imanın varsa...
- 2
İnsâf eyle gel [1] sevdiğim
İnsâf eyle gel sevdiğim
1İnsaf et, gel barışalım, sevgilim [basılı dipnot ayrıldı];
2insaf et, gel barışalım, sevgilim.
Aynı dize iki kez yinelenerek şiirin nakaratını kurar. Barışma talebi yalnız duygusal yakınlık değil adalet çağrısıdır; “insaf” sevgiliden hatayı ölçüp düzeltmesini ister.
- 3
bendene kıyma
Kerem kıl rakîbe Şeytan’a uyma
1Gerçek âşık olan kuluna kıyma;
2iyilik et, rakibe ve şeytana uyma.
Âşık hakikiliğini can güvenliği için gerekçe yapar. Rakip şeytanla yan yana getirilir; sevgilinin zulmü kendi iradesinden çok kötü kışkırtmaya bağlanarak dönüş ihtimali korunur.
- 4
Sırrımız âleme yayma
İnsâf eyle gel sevdiğim
1Sırrımızı açıp dünyaya yayma;
2insaf et, gel barışalım, sevgilim.
Aşk sırrının kamusallaşması mahrem bağı tehlikeye atar. Nakarat bu kez barışmanın koşulunu gösterir: sevgili yalnız geri dönmemeli, ortak sırrı da korumalıdır.
- 5
Gönül gülşeninde zâretti
Efendim hasretin câna kâretti
1Gönül kuşu senin gül bahçende inledi;
2efendim, hasretin canıma işledi.
Gönül kuş, sevgilinin alanı gülşen olur; fakat bu bahçede neşe yerine zâr vardır. Hasretin cana işlemesi, dışarıdaki ötüşü içeride kalıcı yaraya dönüştürür.
- 6
Sînemde yeretti
İnsâf eyle gel sevdiğim
1Ayrılık yaran göğsümde yer etti;
2insaf et, gel barışalım, sevgilim.
Hicran dağı geçici iz değil göğüste yerleşmiş yara olarak betimlenir. Barışma isteği bu kez soyut gönül kırgınlığını değil bedende sabitlenmiş acıyı onarma talebidir.
- 7
Hayli demdir ağlamaktan gülmedim
Seni sevmek ile kâfir olmadım
1Uzun zamandır ağlamaktan hiç gülmedim;
2seni sevmekle kâfir olmadım.
Ağlamak ile gülmek kesin karşıtlık kurar; uzun süreli hasret neşeyi silmiştir. Şair aşkının inançsızlık sayılamayacağını söyleyerek kendisine yönelen ahlaki suçlamayı reddeder.
- 8
suçum nedir bilmedim
İnsâf eyle gel sevdiğim
1Huzurunda suçumun ne olduğunu bilmiyorum;
2insaf et, gel barışalım, sevgilim.
Suçun bilinmemesi cezayı haksızlaştırır. Sevgilinin huzuru mahkeme gibi işler; nakarat beraat ve uzlaşma dileğinin aynı anda tekrarlandığı savunmaya dönüşür.
- 9
Âşık Ömer der ki fedâdır canım
Sevdiğim efendim benim sultanım
1Âşık Ömer der ki: Canım fedadır;
2sevgilim, efendim ve sultanım.
Mahlas beyti bağlılığı can fedasıyla en yüksek noktaya çıkarır. Üç hitap sevgiliyi duygusal, toplumsal ve siyasal düzlemlerde üstün kılar; barış isteyen ses teslimiyetini saklamaz.
- 10
Öldürürsen
İnsâf eyle gel sevdiğim
1Beni öldürürsen kanımı helal ettim;
2insaf et, gel barışalım, sevgilim.
Kanı helal etmek tarihî aşk dilinde sınırsız teslimiyettir; bugünkü davranış önerisi değildir. Buna rağmen son nakarat ölümü değil barışı seçer ve sevgiliyi insafa çağırır.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer kimliği Ergun dizisi, görünür mahlas yüzeyi ve TEİS kamu otoritesiyle sınırlı olarak bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1936, No. 83; tarama s. 147; 10 birim/20 dize. Kayıt kaynakta “Çoktan kuluyum sen şâh-ı zamânın” ile başlar, “İnsâf eyle gel barşalım sevdiğim” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Aşkın harareti eyleyip helâk” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Basılı kayıp/kapalı yüzeyler gövdeye karıştırılmadan, tahmin yapılmadan kaydedildi. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Çün dilek geçmedi sen perîrûyaÂşık Ömer · Koşma→
Sevgili hükümdar, âşık ise eski bir kul olarak konumlanır. Din ve iman çağrısı, bu hiyerarşiyi merhamet yükümlülüğüne bağlar; sonraki barış talebinin ahlaki dayanağını kurar.