Cümle İşler Malûm Ol Efendime
Gönül, beş dörtlükte konuşanı coşturan, aklı başına getiren, yere düşüren, derdi çoğaltan ve sonunda zalimle akıllı arasında hüküm kuran etkin özne olur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Cümle işler ol efendime
Nice türlü türlü iş etti gönül
Ne deliyim, ne sarhoşum, ne ayık
Divane mecnunum cuş etti gönül
1Bütün işler efendimce bilinir;
2gönül türlü türlü işler yaptı.
3Ne deliyim ne sarhoş ne de ayık;
4gönül coştu, ben divane Mecnun oldum.
- 2
Viranım ezelde kûyidim
Cümle bet eşlikte ben de çok idim
Bir zamanlar akıl başta yok idim
Aklımı başıma duş etti gönül
1Şimdi viranım; ezelde bayındır bir mahalleydim.
2Kötü eşliklerin içinde ben de çok bulundum.
3Bir zamanlar aklım başımda değildi;
4Gönül aklımı başıma getirdi.
Konuşan şimdiki viranlığını ezeldeki bayındır mahalle hâliyle karşılaştırır; kötü eşliklerde bulunma ve aklın başta olmayışı bu yıkımın insanî yüzünü verir. Son dizedeki ‘duş etmek’ rast getirmek, ulaştırmak demektir: aklı dağıtan gönül, onu yine kendisi başa ulaştırır.
- 3
Hep melekler el kaldırmış duada
Ciğerciğim kavurdular tavada
Bir zamanlar gezer idik havada
Yere edip düş etti gönül
1Melekler duada ellerini kaldırmış;
2ciğerimi tavada kavurdular.
3Bir zamanlar havada geziyorduk;
4Gönül bizi yere toprak edip düşürdü.
Dua eden meleklerle tavada kavrulan ciğer aynı dörtlükte yücelik ve bedensel acıyı karşı karşıya getirir. Bir zamanlar havada gezen konuşanın toprağa düşürülmesi, gönlü yükselten değil yere indiren güç yapar; ‘düş etmek’ burada düşürmek demektir.
- 4
Hakikat meyinden içenler kanar
Doğrusun söylesem el beni kınar
Âşık olanların yüzleri solar
Derdim üç dört idi beş etti gönül
1Hakikat şarabını içenler doyar;
2doğruyu söylesem halk beni kınar.
3Âşıkların yüzleri solar;
4gönül üç dört derdimi beşe çıkardı.
Hakikat şarabını içenlerin kanması ile doğru söz söyleyenin halkça kınanması, iç doyumla dış baskı arasında gerilim kurar. Âşıkların yüzü solar ve gönül derdi üç dörtten beşe çıkarır; sayı hesabı kesin bir öğreti değil, sıkıntının giderek çoğaldığını anlatan söyleyiştir.
- 5
Derviş Mehemmed'im şimdi zamanda
Mahlûk anın içinde kaldı gümanda
Nice zalimler çekmiş kemende
Âkilli cümleye baş etti gönül
1Ben Derviş Mehemmed'im, bu zamanda
2Yaratılmışlar onun içinde kuşkuda kaldı.
3Gönül nice zalimi kemende çekmiş;
4akıllı kişiyi herkese baş etmiştir.
Mahlas Derviş Mehemmed'i zamana yerleştirirken yaratılmışların kuşkuda kaldığını söyler. Son iki dizede gönül, zalimleri kement altına alan ve akıllı kişiyi başa geçiren ahlaki kuvvettir; önceki dörtlüklerde konuşanı savuran güç, burada düzen kurucu bir özneye dönüşür.
Metnin kaynağı
Ana eser sayfasının 152177 numaralı sabit revizyonu, Ergun'un tarama destekli kitabındaki 287 ve 288. sayfaların sabit, proofread tanıklarıyla birlikte kullanıldı. Şiir sınırı kitapta numaralı bölüm, mahlas ve sonraki bölüm başlığıyla doğrulandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Kalktı Horasan’dan sökün eylediDerviş Mehmed · Nefes / halk şiiri (kaynak birim düzeni korunmuştur)→
Açılışta bütün işlerin efendiye malum olduğu söylenir; ardından bu işleri yapan özne olarak gönül belirir. Konuşan deli, sarhoş ya da ayık tanımlarının hiçbirine sığmaz ve kendisini divane Mecnun sayar. Coşkunluk böylece teşhisten çok aşk hâlinin kararsızlığıdır.