DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Çün bana yâr olmağı sen kılmadın cânâ murâd
Şiir · 17. yüzyıl

Çün bana yâr olmağı sen kılmadın cânâ murâd

Sevgili konuşana yâr olmayı istemediği için âşık muratsız kalır; bir kez lütuf görmez ve sevgili onu âleme karşı yabancı sayar. Gam gecesi uykuyu haram eder, feryat duyulmaz ve günler cefa içinde geçer. İlgisiz, cefa alışkanlıklı ve hercai sevgiliye feryadın etkisizliği söylenir; Ömer, güzeller şahını gerçeklik yoluna çağırıp kulların Rabbi’nin zulme razı olup olmadığını sorar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Çün bana yâr olmağı sen kılmadın cânâ murâd

    Ben olmadan kurtuldum oldum

    1Çünkü bana yâr olmayı murat etmedin sevgili;

    2Ben de sana gönül vermekten kurtulup muratsız oldum [sebep bağı açık].

    “Çün” sevgilinin yâr olmayı murat etmemesini sonraki sonucun sebebi yapar. “Hevâdâr olmadan kurtuldum oldum nâmurâd” dizimi kurtuluş ile muratsızlığı yan yana getirir; gönül vermekten çıkmak başarı değil isteksiz yenilgidir.

  2. 2

    Kılmadın bîçâreni bir kerre lûtfun ile şâd

    Halk-ı âlem cümleten yârın ben oldum sana yâd

    1Zavallıyı bir kez olsun lütfunla sevindirmedin;

    2Bütün âlem sevgilin oldu, ben sana yabancı oldum.

    Bir kerelik lütuf bile esirgenmiştir; “bîçâre”nin beklentisi süreklilik değil tek sevinç anıdır. Âlemin bütünü sevgiliye yâr olurken konuşanın “yâd” kalması kalabalık kabul ile kişisel dışlanmayı karşılaştırır.

  3. 3

    Çeşmime uyhu harâm oldu şeb-i gamdır dünüm

    Âlemi tuttu figanım gûşuna ermez ünüm

    1Gözüme uyku haram oldu, dünüm gam gecesidir;

    2Feryadım âlemi tuttu, sesim kulağına erişmez.

    Uyku “harâm” olur ve önceki gün “şeb-i gam” diye geceye çevrilir; zaman düzeni acı içinde karışır. Feryat bütün âlemi kaplayacak kadar büyükken sevgilinin kulağına erişmemesi, sesin kozmik yayılımıyla kişisel sağırlık arasında çelişki kurar.

  4. 4

    Geçti devrinde yazıklar bu cefâlarla günüm

    Olmadı kendi murâdım üstüne bir lâhze şâd

    1Senin devrinde günüm yazık, bu cefalarla geçti;

    2Kendi muradım üzere bir an bile sevinçli olmadı.

    Sevgilinin “devr”i yönetim dönemi gibi düşünülür, ancak konuşanın günü bu iktidar altında cefayla geçer. Kendi muradı üzerine “bir lâhza” şad olamamak, mutluluk yoksunluğunu en küçük zaman birimine kadar indirir.

  5. 5

    dil-i şeydâyisin

    Yine derin kim sana noldu neden sevdâyisin

    1Yaradılışı ilgisiz, işi cefa, gönlü çılgınsın;

    2Yine derim ki sana ne oldu, neden sevdalısın?

    “Tab’ı müstağnî” ilgisiz ve kendine yeter yaradılışı, “cefâ pîşe” eziyeti meslek edinmeyi bildirir. Şeyda gönüllü sevgiliye “neden sevdâyisin” sorusu yönelir; aşk çılgınlığı yalnız âşığın değil muhatabın da açıklanmayan hâlidir.

  6. 6

    Hey ne zâlim merhametsizsin dil-i hercâyisin

    Hîç te’sîr etmedi gitti sana feryâd ü dâd

    1Hey, ne zalim ve merhametsizsin; hercai gönüllüsün;

    2Feryat ve adalet çağrım sana hiç etki etmeden gitti.

    Zalimlik ile merhametsizlik doğrudan hitapla yüzüne söylenir; “dil-i hercâyi” gönlün kararsız dolaşmasını ekler. Feryat ve dâdın hiçbir tesir bırakmadan gitmesi, ilk şiirdeki adalet talebinin burada bütünüyle başarısız oluşudur.

  7. 7

    Tut ki hublar şâhısın feryâdım işitmez misin

    Terk edüp cevri hakîkat râhına gitmez misin

    1Güzeller şahı olduğunu kabul edelim; feryadımı duymaz mısın?

    2Cefayı bırakıp hakikat yoluna gitmez misin?

    Sevgilinin “hublar şâhı” oluşu tartışma için kabul edilen varsayımdır; bu makam ona feryadı duyma sorumluluğu yükler. Cevri terk edip “hakîkat râhı”na gitme çağrısı, aşk davranışını ahlaki ve manevi yol seçimine dönüştürür.

  8. 8

    Der ki bu Âşık Ömer Hak’tan hicâb etmez misin

    Yâ senin bu zulmüne râzî mıdır

    1Bu Âşık Ömer der: Hak’tan utanmaz mısın?

    2Kulların Rabbi senin bu zulmüne razı mıdır?

    Mahlaslı kapanış insan sevgiliyi ilahî utanca çağırır: “Hak’tan hicâb” zulmü özel ilişkinin dışına taşır. “Rabbü’l-ibâd” bütün kulların Rabbi olarak son hüküm makamıdır; soru, sevgilinin eziyetini Allah’ın rızasıyla bağdaşmaz gösterir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.309 gövdesinde “Der ki bu Âşık Ömer Hak’tan hicâb etmez misin” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n309-A5F13337D954. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.309, PDF 254; 8 iki dizelik birim/16 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÇün koyup gittin beni nâmihribânım tezce gelÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

hevâdâr

Gönül veren, taraftar.

nâmurâd

Muradına erememiş.

şeb-i gam

Gam gecesi.

tab’ı müstağnî

İlgisiz/kendine yeter yaradılış.

cefâ pîşe

Cefayı iş edinmiş.

dil-i hercâyi

Kararsız, her yana giden gönül.

hublar şâhı

Güzeller şahı.

Rab-bül’ibâd

Kulların Rabbi.