Çün koyup gittin beni nâmihribânım tezce gel
Merhametsiz sevgilinin bırakıp gidişi ardından tez dönmesi ve menzile sağ salim ulaşması istenir. Canın kafesten çıkıp mezara gireceği düşüncesiyle konuşan gam kabrinde kalmamak için yürüyen ruhunu çağırır. Ayrılık ahı dünyayı, bedeni, giysiyi, dokuz feleği ve yedi göğü yakar; figan arşa ulaşmadan sevgili gelmelidir. Leyla aşkının çıkardığı kavgalar ve Mecnun gibi dağları yurt edinme tehlikesi anlatılır. Ömer, âşığın canan ve derman istediğini; gözleri yolda kalan canın kavuşmayı arzuladığını söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Çün koyup gittin beni tezce gel
Sağ esen ir menzile eğlenme cânım tezce gel
1Beni bırakıp gittin madem, ey merhametsizim, tez gel;
2Menzile sağ salim ulaş, oyalanma canım, tez gel.
- 2
Can kafesten çıkıcak derler mezâr içre girer
Kabr-i gamda kalmayım tezce gel
1Can kafesten çıkınca mezara girer derler;
2Gam kabrinde kalmayayım, yürüyen ruhum, tez gel.
Can bedenden çıkacak kuş, beden kafestir ve sonraki yer mezardır. Konuşan daha ölmeden “kabr-i gam” içinde kaldığını söyler; rûh-i revân diye çağrılan sevgilinin gelişi bu erken mezardan çıkış umududur.
- 3
Firkatinle ey perî âhım fenâyı yandırır
Cismimi üryân eder yandırır
1Ey peri, ayrılığınla ahım fani dünyayı yakar;
2Bedenimi çıplak bırakır, taç ve kaftanı yakar.
Firkat ahı önce fena âlemini yakar, sonra bedeni üryan bırakıp taç ile kabayı kül eder. Ateş hem dünya ölçeğinde hem statü giysilerinde ilerler; ayrılık kişiyi bedeni dışındaki bütün örtülerden soyar.
- 4
Çerhı dokuz dolanır yandırır
Dahi çıkmadan yetiş tezce gel
1Dokuz feleği dolaşır, yedi göğü yakar;
2Figanım arşa çıkmadan yetiş, tez gel.
Ah dokuz çarhı dolaşıp yedi semayı yakar; geleneksel gök katları figanın yükseliş yolu olur. Ses arş-ı âlâya çıkmadan sevgilinin yetişmesi istenir, çünkü kozmik şikâyet son sınırına varmadan dönüş mümkündür.
- 5
Aşkın ey Leylâ kopardı başıma gavgaları
Vermesin Hak kimseye ben çektiğim sevdâları
1Ey Leyla, aşkın başıma kavgalar kopardı;
2Hak benim çektiğim sevdaları kimseye vermesin.
Sevgili Leyla rolüne yerleşir, aşk ise konuşanın başında sürekli gavga çıkaran güçtür. Hak’tan kimseye aynı sevdaların verilmemesi duası, yaşanan aşkı övülen nimet değil başkasından esirgenmesi gereken ağır sınav sayar.
- 6
Gündüzün ahşama dek gezmekteyim sahrâları
Olmadan Mecnun gibi tezce gel
1Gündüz akşama dek kırları geziyorum;
2Mecnun gibi dağlar yurdum olmadan tez gel.
Gündüzden akşama kadar sahraları gezmek merkezsiz arayışı gösterir. Sonraki eşik Mecnun gibi dağları mekân edinmektir; sevgilinin hızlı gelişi, konuşan bütünüyle efsanevi çöl ve dağ âşığına dönüşmeden istenir.
- 7
Ey perî vaslınla mesrûr olduğum demler kani
Böyle ummazdım ki devran ayıra benden seni
1Ey peri, kavuşmanla sevindiğim zamanlar nerede?
2Devrin seni benden ayıracağını böyle ummazdım.
Vuslatla mesrur olunan demler “kanı” sorusuyla geçmişte aranır; mutlu zaman artık görünmezdir. Devrin sevgiliyi ayıracağı umulmamıştır, böylece ayrılık yalnız muhatabın seçimi değil şaşırtan zaman düzeniyle ilişkilendirilir.
- 8
Ey güzeller şâhı aşkın nârına yaktın beni
Kalmadı sabrım meded tezce gel
1Ey güzeller şahı, aşkının ateşinde beni yaktın;
2Sabrım kalmadı, yetiş ey can huzurum, tez gel.
Güzeller şahı sevgiliyi en yüksek makama çıkarırken aşkının narı konuşanı yakar. Sabrın tükenişinde sevgili “ârâm-ı cân”, canın huzurudur; yarayı açan ateş ile onu dindirecek dönüş aynı kişide toplanır.
- 9
Ey Ömer âşık olan elbette cânân arzular
Derdlidir yâ neylesin derdine dermân arzular
1Ey Ömer, âşık olan elbette sevgiliyi arzular;
2Dertlidir, ne yapsın; derdine derman arzular.
Mahlaslı birimde Ömer’e âşığın doğal olarak canan istemesi hatırlatılır; arzu aşkın tanımıdır. Dertli kişinin derman istemesi de aynı mantıktadır, sevgili hem istenen kişi hem hastalığın çaresi olur.
- 10
Gözlerim yollarda kaldı vaslını cân arzular
eyle ey şûh-i cihânım tezce gel
1Gözlerim yollarda kaldı, can kavuşmanı arzular;
2Ey dünya şuhu, yüzünü göster, tez gel.
Gözlerin yolda kalması uzun bekleyişi bedende sabitler; canın istediği şey vuslattır. Arz-ı didar talebi sevgiliden bütün kavuşma hikâyesi değil önce yüzünü göstermesini ister ve hızlı dönüş nakaratını tamamlar.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.368 gövdesinde “Ey Ömer âşık olan elbette cânân arzular” mahlası görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n368-4B92D02CA99D. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.368, PDF 293–294; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Çün seher vaktinde gördüm bir cemâli afitâbÂşık Ömer · Tarihî kaynakta nazım şekli ayrıca sınıflandırılmadı→
“Çün” gidişi gerçekleşmiş sebep olarak kabul eder; tartışılan artık ayrılık değil dönüşün hızıdır. Nâmihriban hitabı merhametsizliği suçlarken menzile sağ esen erişme duası, sitemin içinde sevgilinin güvenliğini korur.