Çün Eriştim Ben Cânânın İzine
Sevgilinin izine varmakla açılan, otuz iki ile yirmi sekiz sayılarına ulaşan dokuz beyit. Yüzü bir yazı sayfası gibi okuyan Hurufî düşünce burada açıkça görünür; sonunda şiirin kendisi şifa veren bir nüshaya dönüşür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Çün eriştim ben cânânın izine
Yüzüm sürdüm ayağının tozuna
1Sevgilinin izine erişince
2yüzümü ayağının tozuna sürdüm
- 2
Can tutuldu zülfünün tuzağına
bend oldu kaşı ile gözüne
1Can, zülfünün tuzağına tutuldu
2gönül, kaşı ile gözüne bağlandı
Zülfün tuzak, kaş ile gözün bağ olması bilinen mazmunlardır; buradaki fark faillerin ayrılmasıdır. Tutulan “can”, bağlanan “dil”dir — Farsça dil gönül demek. İki ayrı iç uzuv, iki ayrı biçimde ele geçirilir.
- 3
Gönül gözü sihrinden fehme vardı
Sabrı gitti korku düştü özüne
1Gönül, gözünün büyüsünden anlayışa vardı
2sabrı gitti, içine korku düştü
Bilmek burada kazanç değil kayıptır: gönül anlamaya varır varmaz sabır gider, yerine korku düşer. “Fehme varmak” akılla değil gönül gözüyle olur; şiirin bilgi anlayışı bu beyitte özetlenir.
- 4
Âşıkı bin cân ile kurbân olur
Âferin bu şîve ile nazına
1Âşığı bin canla kurban olur
2aferin bu edasına, bu nazına
“Bin cân” mübalağası âşığın tek canını yetersiz sayar. Asıl dikkat çeken ikinci dizedeki “âferin”: şair sevgiliye alkış tutar. Kurban olmakla alkışlamak aynı beyitte durunca âşıklık bir yakınmadan çok bir onaya dönüşür.
- 5
Hak Taâlâ ismini yâd eyledi,
Otuz iki hattı yazmış yüzüne
1Hak Teâlâ adını andı,
2otuz iki hattı yüzüne yazmış
Otuz iki, Hurufîliğin saydığı Fars alfabesinin harf sayısıdır; insan yüzündeki hatlar o harflerle okunur. Beyit bunu Hakk'ın kendi ismini anmasına bağlar: yüz, üzerine ilâhî ismin yazıldığı bir sayfadır. Divanın Hurufî katmanı en açık burada görünür.
- 6
Yüzünde hem sözünde yirmi sekiz
Ol sebebden zâhir oldu özüne
1Yüzünde de sözünde de yirmi sekiz var
2o sebeple özüne göründü
Yirmi sekiz, Arap alfabesinin ve dolayısıyla Kur'an'ın harf sayısıdır; Hurufî metinlerde otuz ikiyle birlikte anılır. Şair sayıyı hem yüze hem söze dağıtır: biri görülen, öteki işitilen harftir. “Zâhir olmak” görünür hâle gelmek demek.
- 7
Rence devâ derdine şifâ bulur
Kim ki bu nüshayı alub yazına
1Hastalığına deva, derdine şifa bulur
2kim bu nüshayı alıp yazarsa
“Nüsha” iki şeyi birden karşılar: yazılmış metin ve şifa için yazılıp taşınan muska. Beyit şiirin kendisini muskaya çevirir — yazan iyileşir. Hurufî şiirde harfin şifa gücü, harfin anlam gücünden ayrı düşünülmez.
- 8
Zi saâdet zihi devlet mürüvvet
Vâkıf ola o kim gire râzma
1Ne mutluluk, ne büyük talih ve mürüvvet
2sırra girip vâkıf olana
“Zi” ve “zihî” Farsçada “ne güzel!” diye başlayan ünlemlerdir; beyit üst üste iki ünlemle açılır. Kafiye kaynakta “râzma” biçiminde dizili ve dize on hece, bir hece eksik; düzeltilmedi, anlam “râzına” okunuşuyla tamamlanıyor.
- 9
Muhyeddin benliğim kayıdı benden
Hayâlim düşeli şeksiz yüzüne
1Muhyeddin, benliğimin bağı benden gitti
2hayalim yüzüne düşeli, şüphesiz
Mahlas beytinde yüklem düşmüştür: benlik kaydının benden ne olduğu söylenmez, okur tamamlar. Şiir başladığı yere ters yönde varır — ilk beyitte âşık sevgilinin izine erişiyordu, sonda sevgilinin hayali âşığın içine düşer ve benlik kalkar.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 143966 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” taramasından (s. 148) aktarılmış. Başlık ve “— 3 —” sıra numarası metne alınmadı. Sekizinci beytin ikinci dizesi kaynakta “gire râzma” diye dizili: kafiye eksik görünüyor ve dize on hece, yani bir hece kısa; “râzına” okunuşu hem ölçüyü hem anlamı tamamlıyor ama metne dokunulmadı. Dokuzuncu dizenin sonundaki virgül de kaynaktaki gibi bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Dört mukarreb ferişteMuhyiddin Abdal · Nefes→
Gazel sevgiliye değil, sevgilinin geçtiği yere varmakla başlar: iz ve toz. Âşık daha ilk beyitte en aşağı noktaya yerleşir; sonraki beyitlerde yükselecek olan iddia bu alçalmanın üstüne kurulacaktır.