DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Muhyiddin Abdal/Çün Eriştim Ben Cânânın İzine
Gazel · 16. yüzyıl

Çün Eriştim Ben Cânânın İzine

Sevgilinin izine varmakla açılan, otuz iki ile yirmi sekiz sayılarına ulaşan dokuz beyit. Yüzü bir yazı sayfası gibi okuyan Hurufî düşünce burada açıkça görünür; sonunda şiirin kendisi şifa veren bir nüshaya dönüşür.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Çün eriştim ben cânânın izine

    Yüzüm sürdüm ayağının tozuna

    1Sevgilinin izine erişince

    2yüzümü ayağının tozuna sürdüm

    Gazel sevgiliye değil, sevgilinin geçtiği yere varmakla başlar: iz ve toz. Âşık daha ilk beyitte en aşağı noktaya yerleşir; sonraki beyitlerde yükselecek olan iddia bu alçalmanın üstüne kurulacaktır.

  2. 2

    Can tutuldu zülfünün tuzağına

    bend oldu kaşı ile gözüne

    1Can, zülfünün tuzağına tutuldu

    2gönül, kaşı ile gözüne bağlandı

    Zülfün tuzak, kaş ile gözün bağ olması bilinen mazmunlardır; buradaki fark faillerin ayrılmasıdır. Tutulan “can”, bağlanan “dil”dir — Farsça dil gönül demek. İki ayrı iç uzuv, iki ayrı biçimde ele geçirilir.

  3. 3

    Gönül gözü sihrinden fehme vardı

    Sabrı gitti korku düştü özüne

    1Gönül, gözünün büyüsünden anlayışa vardı

    2sabrı gitti, içine korku düştü

    Bilmek burada kazanç değil kayıptır: gönül anlamaya varır varmaz sabır gider, yerine korku düşer. “Fehme varmak” akılla değil gönül gözüyle olur; şiirin bilgi anlayışı bu beyitte özetlenir.

  4. 4

    Âşıkı bin cân ile kurbân olur

    Âferin bu şîve ile nazına

    1Âşığı bin canla kurban olur

    2aferin bu edasına, bu nazına

    “Bin cân” mübalağası âşığın tek canını yetersiz sayar. Asıl dikkat çeken ikinci dizedeki “âferin”: şair sevgiliye alkış tutar. Kurban olmakla alkışlamak aynı beyitte durunca âşıklık bir yakınmadan çok bir onaya dönüşür.

  5. 5

    Hak Taâlâ ismini yâd eyledi,

    Otuz iki hattı yazmış yüzüne

    1Hak Teâlâ adını andı,

    2otuz iki hattı yüzüne yazmış

    Otuz iki, Hurufîliğin saydığı Fars alfabesinin harf sayısıdır; insan yüzündeki hatlar o harflerle okunur. Beyit bunu Hakk'ın kendi ismini anmasına bağlar: yüz, üzerine ilâhî ismin yazıldığı bir sayfadır. Divanın Hurufî katmanı en açık burada görünür.

  6. 6

    Yüzünde hem sözünde yirmi sekiz

    Ol sebebden zâhir oldu özüne

    1Yüzünde de sözünde de yirmi sekiz var

    2o sebeple özüne göründü

    Yirmi sekiz, Arap alfabesinin ve dolayısıyla Kur'an'ın harf sayısıdır; Hurufî metinlerde otuz ikiyle birlikte anılır. Şair sayıyı hem yüze hem söze dağıtır: biri görülen, öteki işitilen harftir. “Zâhir olmak” görünür hâle gelmek demek.

  7. 7

    Rence devâ derdine şifâ bulur

    Kim ki bu nüshayı alub yazına

    1Hastalığına deva, derdine şifa bulur

    2kim bu nüshayı alıp yazarsa

    “Nüsha” iki şeyi birden karşılar: yazılmış metin ve şifa için yazılıp taşınan muska. Beyit şiirin kendisini muskaya çevirir — yazan iyileşir. Hurufî şiirde harfin şifa gücü, harfin anlam gücünden ayrı düşünülmez.

  8. 8

    Zi saâdet zihi devlet mürüvvet

    Vâkıf ola o kim gire râzma

    1Ne mutluluk, ne büyük talih ve mürüvvet

    2sırra girip vâkıf olana

    “Zi” ve “zihî” Farsçada “ne güzel!” diye başlayan ünlemlerdir; beyit üst üste iki ünlemle açılır. Kafiye kaynakta “râzma” biçiminde dizili ve dize on hece, bir hece eksik; düzeltilmedi, anlam “râzına” okunuşuyla tamamlanıyor.

  9. 9

    Muhyeddin benliğim kayıdı benden

    Hayâlim düşeli şeksiz yüzüne

    1Muhyeddin, benliğimin bağı benden gitti

    2hayalim yüzüne düşeli, şüphesiz

    Mahlas beytinde yüklem düşmüştür: benlik kaydının benden ne olduğu söylenmez, okur tamamlar. Şiir başladığı yere ters yönde varır — ilk beyitte âşık sevgilinin izine erişiyordu, sonda sevgilinin hayali âşığın içine düşer ve benlik kalkar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 143966 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” taramasından (s. 148) aktarılmış. Başlık ve “— 3 —” sıra numarası metne alınmadı. Sekizinci beytin ikinci dizesi kaynakta “gire râzma” diye dizili: kafiye eksik görünüyor ve dize on hece, yani bir hece kısa; “râzına” okunuşu hem ölçüyü hem anlamı tamamlıyor ama metne dokunulmadı. Dokuzuncu dizenin sonundaki virgül de kaynaktaki gibi bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDört Mukarreb Ferişte
Dört mukarreb ferişte
Muhyiddin Abdal · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

cânân

sevgili

zülf

sevgilinin saçı, saç lülesi

dil

gönül (Farsça)

fehm

anlayış, kavrayış

hat

çizgi; yüzdeki hatlar ve yazı

nüsha

yazılı metin; şifa için yazılan muska

renc

hastalık, sıkıntı

râz

sır