Çün Yüzün Vasfı Bülbüle Düşdü
Sevgilinin yüzünün övgüsünün bülbüle düşmesiyle bahçeyi sese boğan gazel, gül, sünbül, karabiber, Düldül ve kadeh çevresinde art arda ses ve kelime oyunları kurar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Çün yüzün vasfı bülbüle düşdü
Bâğ arasına düşdü
1Yüzünün övgüsü bülbülün diline düşünce
2bahçenin içine büyük bir şamata ve yankı yayıldı.
- 2
Yanagı lâle ögerdi
Gülşen içinde gül güle düşdi
1Lâle, onun yanağının güzelliğini överdi;
2gül bahçesinde gül güle karıştı.
Övgüyü söyleyen lâle, sevgilinin yanağındaki güzelliği kendi kırmızılığıyla tartar. ‘Gül güle’ sözü hem bahçedeki çiçeklerin iç içe gelişini hem sevgilinin gül yüzüyle tabiatın birbirine karışmasını taşıyan bilinçli bir ses oyunudur.
- 3
Zülfün ü halin her ki göre der
Sünbül-i terdir fülfüle düşdü
1Saçını ve benini gören herkes şöyle der:
2Bu taze sünbüldür, karabiber tanesine düşmüştür.
Saç taze sünbüle, siyah ben karabiber tanesine benzetilir. ‘Sünbül’ ile ‘fülfül’ arasındaki ses yakınlığı görüntüyü nükteye çevirir; uzun ve kokulu saçın yanında küçücük ben belirgin bir nokta olur.
- 4
Şâh meger kim cân dilemişdür
der kul kula düşdi
1Meğer şah bir can istemiş;
2‘İşte benim’ diyen kulun sözü kuldan kula yayıldı.
Sevgili şah olarak can talep eder, âşık ise ‘uşda benem’ diyerek kendini gönüllü kul ve kurban diye sunar. ‘Kul kula’ ifadesi bir kulun sözünün başka bir kula aktarılmasını, yani teslimiyet ilanının topluluk içinde yayılmasını nükteli bir ses tekrarıyla anlatır.
- 5
Dilbere kulluk bizlere lâyık
Haydar’a hizmet ’e düşdü
1Güzele kulluk etmek bize yaraşır;
2nasıl ki Haydar'a hizmet etmek Düldül'e düşmüştür.
Hz. Ali'nin atı Düldül'e bağlılığı örnek gösterilerek sevgiliye kulluk yüceltilir. ‘Dilber/Düldül’ ve ‘kulluk/hizmet’ paralelliği aşk sadakatini kahramanlık anlatısının hizmet ilişkisiyle güçlendirir.
- 6
Def‘-i melâl edemedi bülbül
Şimdi işümüz müle düşdi
1Bülbül kederimizi gideremedi;
2şimdi işimiz şaraba, içki meclisine kaldı.
Bülbülün şiiri ve musikisi kederi gidermeye yetmeyince teselli şaraba bırakılır. ‘Mül müle’ ses dizisi ilk kelimede şarabı adlandırır, ardından gazelin gül, fülfül ve kulkule zincirini içki meclisinin fokurtusuna bağlar.
- 7
Lebleri câmın söyledi Şeyhî
Şîşe safâdan düşdü
1Şeyhî sevgilinin dudak kadehini anlatınca
2şişe neşeyle fokurdayıp kulkule sesine düştü.
Mahlas beytinde şiir söylemek mecliste fiziksel ses doğurur. Dudak kadeh gibi sunulur; şişenin ‘kulkul’ sesi hem dökülen şarabı hem gazelin gül-gulgule dizisini tamamlayan işitsel kapanışı sağlar.
Metnin kaynağı
141033 numaralı sabit Vikikaynak sürümü temel tanıktır; şablon eser sahibini Şeyhî gösterir, vezin alanı boştur. ‘Mül müle’ iki kelimedir; ilk mül ‘şarap’ anlamıyla ses oyununa katılır. Ne Vikikaynak şablonu ne de Biltekin neşri gazel için bir tef‘ile dizisi basar. On dört dizenin on üçü onar hecelidir; dördüncü beytin ilk dizesi dokuz hecedir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bülbül sevgilinin yüzünü anlatmaya başlayınca bireysel ötüş bütün bahçeyi dolduran ‘gulgule’ye dönüşür. ‘Gül’ sesinin kelimeler içinde tekrarı hem çiçeği hem gürültüyü aynı anda duyurur; gazelin ses oyunu ilk beyitte ilan edilir.