Çünki kulsın hîç bilmez kim bugün sultân kimüñ
Kulluk bilinci ve canın yaratılış amacıyla açılan gazel, elest gününde verilen söze bağlı kalmayı, iyi amelle hayır ve şerri ayırmayı öğütler; gamı sadık dosta, üstün sözü şairin değerini tanıtan mücevhere dönüştürür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Çünki kulsın hîç bilmez kim bugün sultân kimüñ
Ne içün halk eylemiş senüñ cânuñı
1Kul olduğuna göre, bugün sultanının kim olduğunu hiç bilmez misin?
2Yaratıcı senin canını niçin yarattı?
- 2
Çün mutî‘ olup didüñ ezel
‘Ahdüñe dur terk kılma key sakın
1Ezeldeki ahit gününde boyun eğip 'evet' dediğine göre
2sözünde dur; sakın antlaşmanı bozma.
Rûz-ı elestte söylenen belî, ruhun yaratılıştan önce verdiği kabul sözü olarak hatırlatılır. Mutî olmak yalnız geçmişteki cevap değildir; ahde durmak ve peymanı terk etmemek, o ilk sözün bugünkü davranışta kesintisiz sürmesini gerektirir.
- 3
Eyü ‘amel kılmaga it hayr u şerri fark kıl
Kurtarasın tâ ki şeytândan bugün îmânuñı
1İyi amel işlemeye çalış, hayırla şerri birbirinden ayır ki
2bugün imanını şeytandan kurtarabilesin.
İyi amel için cehd etmek ile hayır ve şerri fark etmek aynı şart dizisinde birleşir. İmanı şeytandan kurtarmak pasif bir korunma değil, doğruyla yanlışı ayıran bilinçli çabanın sonucu olarak gösterilir; bugün sözü görevin ertelenmesini engeller.
- 4
Gamdan özge olmaya yâr u bir dahı
Niçe yıllardur ki bekler gitmeyüben yanuñı
1Gamdan başka bir yâr ve arkadaşın daha olmasın;
2o, nice yıldır yanından ayrılmadan seni bekliyor.
Gam bir duygu olmaktan çıkarılıp yıllardır âşığın yanında bekleyen sadık bir dosta dönüşür. Başka yâr istemeyen ifade ilk bakışta karamsardır, fakat gitmeyen gamın sürekliliği, vefasız insan ilişkilerine karşı tersinden bir sadakat ölçüsü kurar.
- 5
Ey Muhibbî söz ol dahı a‘lâ gerek
Bilmeyenler tâ bileler bunıla şânuñı
1Ey Muhibbî, söz mücevherdir; o da üstün nitelikli olmalıdır ki
2bilmeyenler onunla senin değerini anlayabilsin.
Mahlas beyti sözü güher sayarken her sözün kendiliğinden değerli olmadığını, cevherin de a‘lâ olması gerektiğini ekler. Şairin şanı dış unvanla değil, bilmeyenlere bile onu tanıtan işlenmiş ve üstün nitelikli sözle görünür olacaktır.
Metnin kaynağı
adile1890:p222-223:g3 görselinde kapanış beyti Muhibbî mahlasını açıkça taşır.
Atıf kanıtını aç ↗adile1890:p222-223:g3. Dîvân-ı Muhibbî, Âdile Sultan 1890, basılı s. 222–223/PDF 226–227: 5 beyit/10 dize, Muhibbî mahlaslı kapanış ve Ey hâce katı müşkil olur ‘ışk kitâbı sonraki sınırı iki sayfalı 500 dpi görselde exact doğrulandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla kul ile sultan arasındaki hiyerarşiyi bir kimlik sorusuna dönüştürür, ardından canın yaratılış amacını sorar. Hallâk adı yaratma fiilini doğrudan ilahi özneye bağlar; insanın kendi konumunu bilmesi var oluş nedenini düşünmenin başlangıcı olur.