Çünki yârin kibr ü kîni yok bize
Şair gönlü sevgilinin kibirsiz olduğu düşüncesiyle ona yönelmekten sakındırır; bakışlar, gözyaşı, uykusuzluk ve ateş imgeleri sevgilinin uyanışıyla âşığın yanışını birbirine bağlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Çünki yârin ü kîni yok bize
Var gibi zâlimin kasdı çün bize
1Sevgilinin bize karşı kibri ve kini yok sanılır;
2ama zalimin bize bir kastı var gibidir.
- 2
Kurulmuş gamzeler üzre o yâ ne
Gel gönül bir dahi varma o yane
1Gamzeler üzerine kurulmuş; ‘o yâ ne’ yüzeyi çözülmemiştir;
2ey gönül, bir daha o yana varma.
İlk dizedeki ‘o yâ ne’ görselde bu biçimde duran fakat anlamı kesinleşmeyen bir kaynak yüzeyidir; uydurma alıntı söz sayılmaz ve sessizce onarılmaz. İkinci dize gönle o yana yeniden gitmemesini açıkça emreder.
- 3
Bir kez hüsnün görüp olalı
Sabre tâkat kalmaz zerrece
1Güzelliğini bir kez görüp ona bağlanalı
2sabretmeye zerre kadar gücüm kalmadı.
Güzelliği yalnız bir kez görmek kalıcı bağlılık yaratır; ‘bende’ hem âşık olan kişi hem de tutsak çağrışımı taşır. Sabır gücünün zerre kadar kalmaması, tek bakışın iradeyi bütünüyle tükettiğini anlatır.
- 4
Sığmaz gözüm yaşı değme bir
Görsem hûnî çeşmin hâbda uyane
1Gözyaşım hiçbir bende, hiçbir sette sığmaz;
2kan dökücü gözünü uykuda uyanırken görsem.
‘Bende’ burada kul veya tutsak diye açıklanmaz; gözyaşını tutamayan su bendi ya da set ihtimali bağlama daha yakındır, ancak okuma kesinleştirilmez. İkinci dize kan dökücü gözün uyku içindeki uyanışını şartlı biçimde izler.
- 5
Benim için demiş o yâr uyanmış
Firakla ateşte belki o yanmış
1O sevgili benim için uyanmış, demişler;
2belki ayrılık ateşiyle o da yanmış.
Duyulan haber sevgilinin âşık için uyandığını söyler; şair bunu ayrılık ateşinde onun da yanmış olabileceği umuduyla genişletir. Kesin bilgi yerine ‘belki’ kullanılması karşılıklılık arzusunu ihtiyatlı bırakır.
- 6
Şevkım ile kara bahtı uyanmış
Ben yandıkça bir gün dahi o yane
1Şevkimle kara bahtı uyanmış;
2ben yandıkça bir gün o da yansın.
Uyanmak ile yanmak arasındaki ses zinciri iki dizeyi birleştirir. Şevk kara bahtı uyandırırken âşık kendi yanışına karşılık sevgilinin de bir gün yanmasını diler; ‘o yane’ yön bildiren ‘o yana’ diye çevrilmez.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.34 kesintisiz Âşık Ömer numara dizisi içinde yer alır; gövdede görünür Ömer mahlası bulunmadığından atıf confirmed yapılmaz.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n34-4953DC99401E. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.34, PDF 128; 6 iki dizelik birim/12 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. İçerik aparatı: ‘o yâ ne’ çözümsüz yüzeydir; ‘bende’ için su bendi/set ihtimali ve ‘o yane’ için yanma kipliği bağlamla kaydedildi, sessiz metin onarımı yapılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk dize sevgilinin kibir ve kin taşımadığı umudunu kurar, ikinci dize bu güveni hemen bozar. ‘Zalim’ ve ‘kasıt’ kelimeleri güzellik ilişkisinin ardında bilinçli bir zarar ihtimali bulunduğunu gösterir.