DDizegâhDijital şiir arşivi
Serbest şiir · 20. yüzyıl

Dedikodu

Süheylâ, Eleni, Melâhat ve Muallâ çevresinde dolaşan söylentileri art arda sorularla reddeden konuşan, en sonunda yeni bir hikâyeyi kendisi gündeme getirir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Kim söylemiş beni

    Süheylâ'ya vurulmuşum diye?

    1Kim söylemiş beni

    2Süheylâ'ya vurulmuşum diye?

    İlk soru dedikodunun kaynağını arar, ama adı verilen tek kişi Süheylâ'dır. “Vurulmuşum” çekimi rivayet kipindedir; konuşan kendi duygusunu bile başkasının ağzından duymuş gibi aktarmak zorunda kalır. İnkâr daha ilk iki dizede söylentinin diline yaslanmış olur.

  2. 2

    Kim görmüş, ama kim,

    Eleni'yi öptüğümü,

    Yüksekkaldırımda, güpegündüz?

    1Kim görmüş, ama kim,

    2Eleni'yi öptüğümü,

    3Yüksekkaldırımda, gündüz gözüyle?

    İkinci soru “kim görmüş, ama kim” diye ikiye katlanarak tanık talebine dönüşür. Ardından reddedilmesi gereken ayrıntılar tek tek sayılır: kişi, sokak ve vakit. “Güpegündüz” sözü savunmayı zayıflatır, çünkü inkâr edilen sahneyi bu kadar ayrıntılı tarif eden konuşanın kendisidir.

  3. 3

    Melâhat'i almışım da sonra

    Alemdara gitmişim, öyle mi?

    Onu sonra anlatırım, fakat

    Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?

    1Melâhat'i almışım da sonra

    2Alemdara gitmişim, öyle mi?

    3Onu sonra anlatırım, fakat

    4Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?

    Burada soru kipi alaycılaşır: “öyle mi” eki iddiayı önce tekrarlar, sonra küçümser. Hemen ardından araya bir söz verilir — “onu sonra anlatırım” — ve inkâr bir anda anlatma vaadine dönüşür. “Fakat” bağlacı yeni bir soru getirir; tramvaydaki temas da listeye eklenmiş olur.

  4. 4

    bir de Galataya dadanmışız;

    Kafaları çekip çekip

    Orada alıyormuşuz soluğu;

    1Gûya bir de Galataya dadanmışız;

    2Kafaları çekip çekip

    3Orada alıyormuşuz soluğu;

    Bu bölümde çekim tekilden çoğula geçer: “dadanmışız”, “alıyormuşuz”. Suçlama artık yalnız konuşana değil bir gruba yöneliktir ve “gûya” sözcüğü rivayeti baştan işaretler. Galata, kafa çekmek ve soluğu almak zinciri de dedikoduyu tek bir olaydan çıkarıp alışkanlık iddiasına yükseltir.

  5. 5

    Geç bunları, , geç;

    Geç bunları ;

    Bilirim ben yaptığımı.

    1Geç bunları, anam babam, geç;

    2Geç bunları bir kalem;

    3Bilirim ben yaptığımı.

    Soru dizisi burada kesilir ve emir kipine geçilir: “geç” iki dizede üç kez yinelenir. “Anam babam” seslenişi savunmayı resmî olmaktan çıkarıp yalvarışa yaklaştırır. Kapanış dizesi ise inkârı büsbütün bırakır; konuşan suçsuz olduğunu değil, hesabın kendisine ait olduğunu söyler.

  6. 6

    Ya o, Muallâ'yı sandala atıp,

    “Ruhumda hicranın”ı söyletme hikâyesi?

    1Ya o, Muallâ'yı sandala atıp,

    2“Ruhumda hicranın”ı söyletme hikâyesi?

    Son iki dize soruya döner, ama bu kez söylentiyi ortaya atan konuşanın kendisidir. “Ya o” kalıbı unutulmuş bir maddeyi hatırlatır gibi işler. Sandal, şarkı adı ve “söyletme” fiili yeni bir sahneyi bütün ayrıntısıyla kurar; susturulmak istenen dedikodu böylece konuşanın ağzından sürer.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

133789. Türkçe Vikikaynak'ın sabit 133789 revizyonundaki tek şiir gövdesi korundu; ölçü tahmin edilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDelikli Şiir
Cep delik cepken delik
Orhan Veli Kanık · Kısa serbest şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

gûya

Farsça “söyler gibi”; Türkçede “sözde” anlamıyla, aktarılan söze inanmadığını belli ederek mesafe koymak için kullanılır.

vurulmak

Halk ağzında birine âşık olmak; isteyerek seçilmiş değil, ansızın çarpılmış bir tutulmayı bildirir.

dadanmak

Bir yere ya da işe alışıp durmadan gitmek; gizlenemeyecek kadar sık yinelenen bir düşkünlüğü anlatır.

kafa çekmek

Halk ağzında içki içmek; metindeki ikilemeli yineleme bunun tek seferlik değil, sürüp giden bir alışkanlık olduğunu bildirir.

soluğu almak

Bir yere hızla varıp orada duraklamak; kaçarcasına gidilen yerin alışılmış sığınak hâline geldiğini sezdirir.

hicran

Arapça; ayrılık ve ayrılığın bıraktığı acı. Son dizedeki tırnaklı söz bir şarkı adıdır, konuşanın kendi sözü değildir.

anam babam

Gerçek anne babaya değil, muhataptan sabır ve yakınlık dilenirken kullanılan halk ağzı seslenme kalıbıdır.

bir kalem

Tek seferde, ayrıntısına girmeden hepsini birden; hesabı tek çizgide kapatma imgesinden gelen deyimdir.