Dedikodu
Süheylâ, Eleni, Melâhat ve Muallâ çevresinde dolaşan söylentileri art arda sorularla reddeden konuşan, en sonunda yeni bir hikâyeyi kendisi gündeme getirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kim söylemiş beni
Süheylâ'ya vurulmuşum diye?
1Kim söylemiş beni
2Süheylâ'ya vurulmuşum diye?
- 2
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptüğümü,
Yüksekkaldırımda, güpegündüz?
1Kim görmüş, ama kim,
2Eleni'yi öptüğümü,
3Yüksekkaldırımda, gündüz gözüyle?
İkinci soru “kim görmüş, ama kim” diye ikiye katlanarak tanık talebine dönüşür. Ardından reddedilmesi gereken ayrıntılar tek tek sayılır: kişi, sokak ve vakit. “Güpegündüz” sözü savunmayı zayıflatır, çünkü inkâr edilen sahneyi bu kadar ayrıntılı tarif eden konuşanın kendisidir.
- 3
Melâhat'i almışım da sonra
Alemdara gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım, fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
1Melâhat'i almışım da sonra
2Alemdara gitmişim, öyle mi?
3Onu sonra anlatırım, fakat
4Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Burada soru kipi alaycılaşır: “öyle mi” eki iddiayı önce tekrarlar, sonra küçümser. Hemen ardından araya bir söz verilir — “onu sonra anlatırım” — ve inkâr bir anda anlatma vaadine dönüşür. “Fakat” bağlacı yeni bir soru getirir; tramvaydaki temas da listeye eklenmiş olur.
- 4
bir de Galataya dadanmışız;
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
1Gûya bir de Galataya dadanmışız;
2Kafaları çekip çekip
3Orada alıyormuşuz soluğu;
Bu bölümde çekim tekilden çoğula geçer: “dadanmışız”, “alıyormuşuz”. Suçlama artık yalnız konuşana değil bir gruba yöneliktir ve “gûya” sözcüğü rivayeti baştan işaretler. Galata, kafa çekmek ve soluğu almak zinciri de dedikoduyu tek bir olaydan çıkarıp alışkanlık iddiasına yükseltir.
- 5
Geç bunları, , geç;
Geç bunları ;
Bilirim ben yaptığımı.
1Geç bunları, anam babam, geç;
2Geç bunları bir kalem;
3Bilirim ben yaptığımı.
Soru dizisi burada kesilir ve emir kipine geçilir: “geç” iki dizede üç kez yinelenir. “Anam babam” seslenişi savunmayı resmî olmaktan çıkarıp yalvarışa yaklaştırır. Kapanış dizesi ise inkârı büsbütün bırakır; konuşan suçsuz olduğunu değil, hesabın kendisine ait olduğunu söyler.
- 6
Ya o, Muallâ'yı sandala atıp,
“Ruhumda hicranın”ı söyletme hikâyesi?
1Ya o, Muallâ'yı sandala atıp,
2“Ruhumda hicranın”ı söyletme hikâyesi?
Son iki dize soruya döner, ama bu kez söylentiyi ortaya atan konuşanın kendisidir. “Ya o” kalıbı unutulmuş bir maddeyi hatırlatır gibi işler. Sandal, şarkı adı ve “söyletme” fiili yeni bir sahneyi bütün ayrıntısıyla kurar; susturulmak istenen dedikodu böylece konuşanın ağzından sürer.
Metnin kaynağı
133789. Türkçe Vikikaynak'ın sabit 133789 revizyonundaki tek şiir gövdesi korundu; ölçü tahmin edilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Cep delik cepken delikOrhan Veli Kanık · Kısa serbest şiir→
İlk soru dedikodunun kaynağını arar, ama adı verilen tek kişi Süheylâ'dır. “Vurulmuşum” çekimi rivayet kipindedir; konuşan kendi duygusunu bile başkasının ağzından duymuş gibi aktarmak zorunda kalır. İnkâr daha ilk iki dizede söylentinin diline yaslanmış olur.