Dem-i mu‘ciz beyânı lutf-ı hüsnüñ eylese takrîr
Sevgilinin mucizevi sözü karşısında resim bile ah çekip yere düşerken, taş gönül talihsiz âşığın yakıcı ahından etkilenmez.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dem-i mu‘ciz beyânı lutf-ı hüsnüñ eylese
Düşer bir âh idüp hâk üzre rûy-ı
1Mucize gibi konuşan dili güzelliğinin lütfunu anlatsa,
2tasvir sayfasındaki yüz bir ah çekip toprağa düşer.
- 2
İder lîkin sitemle ‘âşık-ı bî-günesin tekdîr
Dil-i sengîne hîç itmiyor te’sîr
1Yine de taş kalpli sevgili, talihsiz âşığı eziyetle azarlar;
2onun taş gönlüne ahın yakıcılığı hiç etki etmez.
İkinci beyit tepki vereni tepki vermeyenle karşılaştırır: resim devrilirken taş gönül kımıldamaz. Lîkin bağlacı bu tersliği açıkça kurar; ahın yakıcılığı bir yüzeyi düşürebiliyor ama bir yüreği ısıtamıyor. Bî-günes talihsiz âşığı niteler, adı konmuş bir kişiyi değil.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.de5bf684-adac-4840-a246-d2ddcb5fc3e7:rubai-5-pdf252-printed220. Ali Açıkgöz (haz.), Belîğ Divanı: Metin-İndeks, R5, basılı s.220 / PDF 252; dört dizelik rubâî komşu numaralı sınırla sabittir. Basılı sayfada yalnız görsel uzunluk şeması bulunur; bahir ve tef‘ile adı yazılı değildir. AVESIS kaydı CC BY 4.0 bağlantısını ekin yanında gösterir; PDF içinde gömülü lisans beyanı yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk beyit sözün gücünü resim üzerinde sınar: güzellik anlatılmaya başlayınca tasvir sayfasındaki yüz ah edip toprağa düşer. Cansız bir çizginin ah çekmesi, anlatılanın karşısında resim sanatının kendi yenilgisini kabul edişi gibi kurulur.