DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Necâtî Bey/Der medh-i Sultân Mahmûd
Şiir · 15. yüzyıl

Der medh-i Sultân Mahmûd

Su redifi bahar yağmurundan hükümdarın cömertliğine, gözyaşından kılıç parıltısına sürekli anlam değiştirir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Saçdı zemîne çün yine bahâr âb

    Kıldı cihân yüzini yine âb

    Hengâm-ı güldurur yine seyr eyle gülşeni

    Her gûşe sebzezârdurur her kenâr âb

    Bu dem çemen arûsını sabâ

    Hoş zeyn itdi old'ana âyînedâr âb

    Nergis çemende tan mıdur iderse âba meyl

    Kaçan ki uyhudan tura ister âb

    Dîvâne gibi taş ile göğsin döğüp yürür

    Yüz üzre her cevânibe leyl ü nehâr âb

    Genc-i nihân idi sanasın künc-i hâkde

    İtdi bu demde kendüzini âşikâr âb

    Ey dil bu mevsim içre olan

    Şâh-ı cihânun kef'eyler nisâr âb

    Sultân-ı dehr Hazret-i Mahmûd Han k'anun

    bulutlarından olur her diyâr âb

    Bir şehriyârdur o ki a'dâsı def'içün

    Gün yokdurur ki yapmaya taşdan hisâr âb

    Gûş itse dürr-i lafzunı ey pâdişâh-ı asr

    Olurdı şermden güher-i şâhvâr âb

    adâletün çü sakâdur ne gam eğer

    Bostân-ı dehre virmez ise rûzigâr âb

    Sular habâbdan başına tâc urup gezer

    Ahdünde nola olsa Şehâ tâcdâr âb

    Sen bir nihâl-i serv-i revân mislisin k'ider

    Yüz sürmek ile ayağuna iftihâr âb

    Yaş akduğınca gözden ider nâleler gönül

    Dolabı inledür nitekim zâr zâr âb

    Lûtfun suyıyla kanda bir olur Şehâ ki çün

    Âb-ı Hayâta benzemez olsa hezâr âb

    Görsen ne sîmberleri uryân idüp kocar

    Tapunda yüz bulalıdan âyîne-vâr âb

    Mihr-i ruhun hayâli gözüm yaşın itdi germ

    Bildüm ki günden olur imiş tâbdar âb

    Hat dâire çekerse ruhun üzre vechi var

    Rûz-ı bahârd'olmaz inen bî-gubâr âb

    Berkını görse tîğ-i cihângîrünün senün

    Olurdı âfitâb gibi şermsâr âb

    Rûz-ı masâf şu'le-i tîğun ki berk ura

    A'dâ sanur ki toldı yemîn ü yesâr âb

    Şevk-ı ruhunla sîneye sığmaz bu dil Şehâ

    Tolar bahârda nitekim cûybâr âb

    Oldı Necâtî hâk işiğünde nice bir

    kefünden içmeye ey şehriyâr âb

    Bir bülbülem ki gülşen-i medhün suvarmağa

    İtdi revân kelâmumı Perverdigâr âb

    Nice ki ola bâd bu hâk ile hem-nefes

    Nice ki nâr ile bile eyler karâr âb

    Hüsnün bahârı tâze vü ter bî-hazân olup

    Aks-i ruhunla her dem ola lâlezâr âb

    1Bahar bulutu yine yeryüzüne su saçtı

    2Su, dünya yüzünü yine yemyeşil kıldı

    3Gül zamanıdır; yine gül bahçesini seyret

    4Her köşe yeşilliktir, her yan sudur

    5Bu anda saba yeli, çimen gelinini süsleyen kadın gibi

    6Onu güzelce süsledi; su da ona ayna tuttu

    7Nergis çimende suya eğilse şaşılır mı

    8Çünkü uykudan kalkan sarhoş su ister

    9Su deli gibi taşlarla göğsünü döverek yürür

    10Gece gündüz yüzüstü her yana akar

    11Sanki toprağın köşesinde gizli bir hazineydi

    12Bu zamanda kendini açığa çıkardı

    13Ey gönül, bu mevsimde susamış gönüllere

    14Dünya şahının bulut gibi eli su saçar

    15O, zamanın sultanı Hazret-i Mahmud Han’dır

    16Onun cömertlik bulutlarından her ülkeye su ulaşır

    17O öyle bir hükümdardır ki düşmanlarını savmak için

    18Taştan suyla hisar yapmadığı gün yoktur

    19Ey çağın padişahı, su senin inci sözünü işitse

    20Şah incisi utancından su olurdu

    21Adalet bulutun su dağıtıyorsa ne gam

    22Zaman dünya bahçesine su vermese bile

    23Sular kabarcıktan başlarına taç takıp gezer

    24Ey şah, senin devrinde su taç sahibi olsa şaşılır mı

    25Sen salınan servi fidanı gibisin; su

    26Ayağına yüz sürmekle övünür

    27Gözden yaş aktıkça gönül inler

    28Su, dolabı inlettiği gibi feryat eder

    29Ey şah, lütfunun suyuyla hangi su bir olabilir

    30Bin su olsa da Âb-ı Hayat’a benzemez

    31Bak, nice gümüş tenliyi çıplak bırakıp kucaklar

    32Huzurunda yüz bulduğundan beri su ayna gibidir

    33Yüzünün güneşi hayali gözyaşımı ısıttı

    34Suyun güneşten parladığını böyle anladım

    35Ayva tüyleri yüzünün çevresine daire çekse yeridir

    36Bahar günü su pek tozsuz olmaz

    37Senin cihan fetheden kılıcının şimşeğini görse

    38Su güneş gibi utanırdı

    39Savaş günü kılıcının alevi şimşek çakınca

    40Düşmanlar sağın solun suyla dolduğunu sanır

    41Ey şah, yüzünün coşkusuyla bu gönül göğse sığmaz

    42Baharda akarsu nasıl dolarsa öyle dolar

    43Necâtî nice zamandır eşiğinin toprağı oldu

    44Ey hükümdar, elinin bulutundan daha ne kadar su içmesin

    45Övgü bahçeni sulamak isteyen bir bülbülüm

    46Tanrı sözümü su gibi akıttı

    47Rüzgâr bu toprakla nefes aldığı sürece

    48Su ateşle bir arada durduğu sürece

    49Güzelliğinin baharı taze, canlı ve hazansız olsun

    50Yüzünün yansımasıyla lale bahçesi her an suya kavuşsun

    Su redifi bahar yağmurundan hükümdarın cömertliğine, gözyaşından kılıç parıltısına sürekli anlam değiştirir. Necâtî doğayı överken methiyeyi de aynı akışa bağlar; su kimi yerde ayna ve hayat kaynağı, kimi yerde savaşın göz kamaştıran yüzüdür.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Necâtî Bey adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 140456 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNişan Kasidesi
Ey 'izzet ü sa'âdet ile mu'teber nişân
Necâtî Bey · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

ebr-i

bulut

sebzezâr

yeşillik alan

meşşâta-i

gelini süsleyen kadın

humâr

sarhoşluk sonrası sersemlik

teşne-dillere

susamış gönüllere

Cûdı

cömertliği