Der medh-i Sultân Mahmûd
Su redifi bahar yağmurundan hükümdarın cömertliğine, gözyaşından kılıç parıltısına sürekli anlam değiştirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Saçdı zemîne çün yine bahâr âb
Kıldı cihân yüzini yine âb
Hengâm-ı güldurur yine seyr eyle gülşeni
Her gûşe sebzezârdurur her kenâr âb
Bu dem çemen arûsını sabâ
Hoş zeyn itdi old'ana âyînedâr âb
Nergis çemende tan mıdur iderse âba meyl
Kaçan ki uyhudan tura ister âb
Dîvâne gibi taş ile göğsin döğüp yürür
Yüz üzre her cevânibe leyl ü nehâr âb
Genc-i nihân idi sanasın künc-i hâkde
İtdi bu demde kendüzini âşikâr âb
Ey dil bu mevsim içre olan
Şâh-ı cihânun kef'eyler nisâr âb
Sultân-ı dehr Hazret-i Mahmûd Han k'anun
bulutlarından olur her diyâr âb
Bir şehriyârdur o ki a'dâsı def'içün
Gün yokdurur ki yapmaya taşdan hisâr âb
Gûş itse dürr-i lafzunı ey pâdişâh-ı asr
Olurdı şermden güher-i şâhvâr âb
adâletün çü sakâdur ne gam eğer
Bostân-ı dehre virmez ise rûzigâr âb
Sular habâbdan başına tâc urup gezer
Ahdünde nola olsa Şehâ tâcdâr âb
Sen bir nihâl-i serv-i revân mislisin k'ider
Yüz sürmek ile ayağuna iftihâr âb
Yaş akduğınca gözden ider nâleler gönül
Dolabı inledür nitekim zâr zâr âb
Lûtfun suyıyla kanda bir olur Şehâ ki çün
Âb-ı Hayâta benzemez olsa hezâr âb
Görsen ne sîmberleri uryân idüp kocar
Tapunda yüz bulalıdan âyîne-vâr âb
Mihr-i ruhun hayâli gözüm yaşın itdi germ
Bildüm ki günden olur imiş tâbdar âb
Hat dâire çekerse ruhun üzre vechi var
Rûz-ı bahârd'olmaz inen bî-gubâr âb
Berkını görse tîğ-i cihângîrünün senün
Olurdı âfitâb gibi şermsâr âb
Rûz-ı masâf şu'le-i tîğun ki berk ura
A'dâ sanur ki toldı yemîn ü yesâr âb
Şevk-ı ruhunla sîneye sığmaz bu dil Şehâ
Tolar bahârda nitekim cûybâr âb
Oldı Necâtî hâk işiğünde nice bir
kefünden içmeye ey şehriyâr âb
Bir bülbülem ki gülşen-i medhün suvarmağa
İtdi revân kelâmumı Perverdigâr âb
Nice ki ola bâd bu hâk ile hem-nefes
Nice ki nâr ile bile eyler karâr âb
Hüsnün bahârı tâze vü ter bî-hazân olup
Aks-i ruhunla her dem ola lâlezâr âb
1Bahar bulutu yine yeryüzüne su saçtı
2Su, dünya yüzünü yine yemyeşil kıldı
3Gül zamanıdır; yine gül bahçesini seyret
4Her köşe yeşilliktir, her yan sudur
5Bu anda saba yeli, çimen gelinini süsleyen kadın gibi
6Onu güzelce süsledi; su da ona ayna tuttu
7Nergis çimende suya eğilse şaşılır mı
8Çünkü uykudan kalkan sarhoş su ister
9Su deli gibi taşlarla göğsünü döverek yürür
10Gece gündüz yüzüstü her yana akar
11Sanki toprağın köşesinde gizli bir hazineydi
12Bu zamanda kendini açığa çıkardı
13Ey gönül, bu mevsimde susamış gönüllere
14Dünya şahının bulut gibi eli su saçar
15O, zamanın sultanı Hazret-i Mahmud Han’dır
16Onun cömertlik bulutlarından her ülkeye su ulaşır
17O öyle bir hükümdardır ki düşmanlarını savmak için
18Taştan suyla hisar yapmadığı gün yoktur
19Ey çağın padişahı, su senin inci sözünü işitse
20Şah incisi utancından su olurdu
21Adalet bulutun su dağıtıyorsa ne gam
22Zaman dünya bahçesine su vermese bile
23Sular kabarcıktan başlarına taç takıp gezer
24Ey şah, senin devrinde su taç sahibi olsa şaşılır mı
25Sen salınan servi fidanı gibisin; su
26Ayağına yüz sürmekle övünür
27Gözden yaş aktıkça gönül inler
28Su, dolabı inlettiği gibi feryat eder
29Ey şah, lütfunun suyuyla hangi su bir olabilir
30Bin su olsa da Âb-ı Hayat’a benzemez
31Bak, nice gümüş tenliyi çıplak bırakıp kucaklar
32Huzurunda yüz bulduğundan beri su ayna gibidir
33Yüzünün güneşi hayali gözyaşımı ısıttı
34Suyun güneşten parladığını böyle anladım
35Ayva tüyleri yüzünün çevresine daire çekse yeridir
36Bahar günü su pek tozsuz olmaz
37Senin cihan fetheden kılıcının şimşeğini görse
38Su güneş gibi utanırdı
39Savaş günü kılıcının alevi şimşek çakınca
40Düşmanlar sağın solun suyla dolduğunu sanır
41Ey şah, yüzünün coşkusuyla bu gönül göğse sığmaz
42Baharda akarsu nasıl dolarsa öyle dolar
43Necâtî nice zamandır eşiğinin toprağı oldu
44Ey hükümdar, elinin bulutundan daha ne kadar su içmesin
45Övgü bahçeni sulamak isteyen bir bülbülüm
46Tanrı sözümü su gibi akıttı
47Rüzgâr bu toprakla nefes aldığı sürece
48Su ateşle bir arada durduğu sürece
49Güzelliğinin baharı taze, canlı ve hazansız olsun
50Yüzünün yansımasıyla lale bahçesi her an suya kavuşsun
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Necâtî Bey adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 140456 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ey 'izzet ü sa'âdet ile mu'teber nişânNecâtî Bey · Şiir→
Su redifi bahar yağmurundan hükümdarın cömertliğine, gözyaşından kılıç parıltısına sürekli anlam değiştirir. Necâtî doğayı överken methiyeyi de aynı akışa bağlar; su kimi yerde ayna ve hayat kaynağı, kimi yerde savaşın göz kamaştıran yüzüdür.