Derd ü belâ vü gam bana ‘ayş u safâ sana didi
Ezelde aşk derdini kabul eden âşığa gamın, sevgiliye eğlencenin düştüğünü söyleyen gazel; belâ topluluğunu çağırır, dudaktan su isteyen gönle hançer gösterir ve Bâkî’nin temiz yaradılışını dünyayı gösteren kadehe benzetir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Derd ü belâ vü gam bana sana didi
Şol ki ezelde derdüñe kâ’il olup belâ didi
1“Dert, belâ ve gam bana; zevk ve sevinç sana,” dedi;
2ezelde senin derdini kabul edip ona belâ diyen kişi.
- 2
Derd ü mahabbet ehlini ‘aşkuña da‘vet eyleyen
Gel berü derd ü gama didi
1Dert ve sevgi ehlini aşkına çağıran kişi,
2“Ey belâ topluluğu, buraya gelin,” diye dert ile gama çağrı yaptı.
Aşkın çağrıcısı dert ve sevgi ehlini bela topluluğuna seslenerek davet eder. ‘Salâ’ kamusal çağrı, ‘ma‘şer’ ortak kader taşıyan cemaat fikridir. İlk beyitteki bireysel kabul böylece toplu meclise genişler; bu meclisin giriş şartı rahatlık değil acıyı üstlenmektir.
- 3
Dil bir içim su istedi çeşme-i la‘l-i yârdan
Âb-ı zülâl-i hançerin gösterüp işte mâ didi
1Gönül, sevgilinin yakut renkli dudak çeşmesinden bir içim su istedi;
2o da hançerinin duru suyunu gösterip “İşte su,” dedi.
Gönül sevgilinin yakut dudağı çeşmesinden bir içim su ister; sevgili hançerinin berrak suyunu gösterip ‘işte su’ der. Susuzluğu giderme beklentisi ölüm tehdidiyle karşılanır. ‘Âb-ı zülâl’ nitelemesi, hançerin parlak çeliğini hem suya benzetir hem acımasız cevabı keskinleştirir.
- 4
La‘l-i lebüñle tal‘atuñ ravza-i
Kaddüñe Cebre’îl-i ‘akl didi
1Yakut dudağınla parlak yüzün nimet cennetinin bahçesidir;
2aklın Cebrail’i boyuna “En son sınırdaki Sidre,” dedi.
Yakut dudak ve parlak yüz nimet cennetinin bahçesi, sevgilinin boyu ise aklın Cebrail’i tarafından Sidre diye adlandırılır. Dini-kozmik imgeler tarihsel övgü mübalağasının araçlarıdır. Güzellik, cennet bahçesinden göğün en son sınırına uzanan dikey bir ölçekte yüceltilir.
- 5
Nüktelerüñde Bâkıyâ ‘âlem-i ‘aşkı seyr iden
Meşreb-i sâf ü pâküñe didi
1Ey Bâkî, nüktelerinde aşk âlemini seyreden kişi
2senin temiz yaradılışına “Dünyayı gösteren kadeh,” dedi.
Bâkî’nin nüktelerinde aşk âlemini seyreden kişi, onun temiz yaradılışına dünyayı gösteren kadeh der. Şiir yalnız aşkı anlatmaz, geniş bir âlemi yansıtan araç olur. Makta şairin meşrebini berrak kadehe benzeterek hem açıklığı hem çok şeyi tek yüzeyde gösterme kudretini över.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.4543efa5-2233-4958-a504-0b76689cc339:g528-pdf303. Açık lisanslı tez ekinde G.528, basılı 285/PDF 303, 5 beyit; şiir-numarası → vezin bağlantısı PDF 65–66'daki Tablo 2'de açık. G.528/4'te PDF metin katmanındaki ‘La’1’ karakter yanlışı, PDF 303 görüntüsü ve Küçük G.528 tanığıyla ‘La‘l’ olarak düzeltildi. Kaynak bahri ‘Münserih’ diye adlandırır; oysa müfte‘ilün ile mefâ‘ilün müstef‘ilünün tayy ve habn biçimleri olduğu için tef‘ile dizisi recez bahrine bağlanır, münserihin Türkçedeki olağan biçimi ise ikinci tef‘ilede üç heceli fâ‘ilündür. CC BY profil-ek ilişkisindedir; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Ezelde sevgilinin derdini kabul eden âşığa dert, bela ve gam; sevgiliye ise zevk ile sevinç düşer. ‘Didi’ redifi bu eşitsiz paylaşımı verilmiş hüküm gibi aktarır. Âşık sonradan yakınmaktan önce, acı payını başlangıçta kabul etmiş kişi olarak tanımlanır.