DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Derdlerüñ Dermânını Halk Eyleyen Her Demde Hû
Gazel · 18. yüzyıl

Derdlerüñ Dermânını Halk Eyleyen Her Demde Hû

Fahrî, Hû zikrini dertlerin devası, vuslat yolu ve gönle vefalı bir dost olarak işler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Derdlerüñ dermânını halk eyleyen her demde

    Zâhir u bâtında gönül diyelim her demde

    1Dertlerin devasını yaratan O'dur; her an Hû diyelim.

    2Ey gönül, dışta ve içte her an Hû diyelim.

    Şiir zikri önce bir yaratma fiiline bağlar: dermanı halk eden kim ise anılacak olan da odur. İkinci dize bu anmayı zâhir ile bâtına birden yayar, yani dille söylenen ile içte tutulan arasında ayrım bırakmaz.

  2. 2

    diyenlerden râzı olur Hak te‘âlâ şübhesiz

    Gel gönül biz de senüñle diyelim her demde

    1Yüce Hakk, Hû diyenlerden kuşkusuz hoşnut olur.

    2Gel gönül, seninle biz de her an Hû diyelim.

    Burada anmanın karşılığı hoşnutluk olarak söylenir ve “şübhesiz” sözüyle pekiştirilir. Ardından gelen “gel gönül biz de senüñle” çağrısı ilginçtir: şair kendini hoşnutluk kazananların arasına henüz koymaz, gönlünü de yanına alarak sonradan katılmayı önerir.

  3. 3

    Zikr-i Hakdır tâlibi matlûbına iden

    Dünye vü ukbâda gönül diyelim her demde

    1İsteyeni istediğine ulaştıran Hakk'ı anmaktır.

    2Ey gönül, dünya ve ahirette her an Hû diyelim.

    Beyit tasavvufun tâlib–matlûb çiftini açıkça kurar ve zikri bu ikisi arasındaki yol sayar: anmak, arayanı aranana vâsıl eden şeydir. Dünye vü ukbâ ifadesi de bu yolun ölümle kesilmediğini, iki yakada aynı biçimde sürdüğünü söyler.

  4. 4

    ‘Fezkürû zikran kesîran’ didi Hak Kur’ânda çün

    Rûz-ı şeb gönül senüñle diyelim her demde

    1Hakk Kur'an'da ‘Allah'ı çokça anın’ dediği için

    2ey gönül, seninle gece gündüz her an Hû diyelim.

    Şair burada dayanağını Kur'an'a taşır; “Fezkürû zikran kesîran” iktibası çokluk emrini metnin içine olduğu gibi koyar. Rûz-ı şeb sözü de o çokluğu takvime bağlar: sayıca değil, gece ile gündüzü kapsayacak kadar çok.

  5. 5

    Zikr-i Hakdan gayrı bir yâr-ı bulmadım

    Gel gönül Fahrî’ye yâr ol diyelim her demde

    1Hakk'ı anmaktan başka vefalı bir dost bulmadım.

    2Gel gönül, Fahrî'ye dost ol; her an Hû diyelim.

    Kapanış zikri soyut bir görevden çıkarıp arkadaşlık ilişkisine indirir: şair vefâ-dâr bir yâr aramış ve bulamamıştır. Bulunmayanın yerine anmanın kendisi konur; gönle “Fahrî'ye yâr ol” denmesi de şairin kendi içiyle dostluk kurma isteğidir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf161-printed152-n118. Bu görüntü aralığında 118 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı aruz satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDertliyim Dermâna Geldim Yâ İlâhî Kapuña
Dertliyim dermâna geldim Yâ İlâhî kapuña
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

O; Allah'ı gösteren zikir sözü

zâhir u bâtın

Dış ve iç

tâlib

Arayan

matlûb

Aranan

vâsıl

Ulaşmış

vefâ-dâr

Sözünde duran, dostluğunu bırakmayan