DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Dertliyim Dermâna Geldim Yâ İlâhî Kapuña
Gazel · 18. yüzyıl

Dertliyim Dermâna Geldim Yâ İlâhî Kapuña

Fahrî, dertlerine deva ve mahşerde bağışlanma arayarak ihtiyaçlarını ilâhî dergâha sunar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Dertliyim dermâna geldim Yâ İlâhî kapuña

    Lutf idüp eyle bu za‘îf bî-çâreñe

    1Dertliyim, devaya geldim ey Allah'ım, kapına;

    2lütfedip bu güçsüz çaresize yardım et.

    Şiir bir hastanın hekim kapısına varışı gibi açılır: dert ile derman aynı dizede, biri sebep öteki varış olarak durur. Kapı imgesi daha ilk sözde mekân kurar ve şiirin sonundaki dergâhı önceden hazırlar.

  2. 2

    Sen Kerîmsin hem Rahîmsin kullarıña Yâ İlâh

    Dünye vü ‘ukbâda bizi mazhar it eltâfına

    1Ey Allah'ım, kullarına karşı cömert ve merhametlisin;

    2dünya ve ahirette bizi lütuflarına eriştir.

    İkinci beyit isteği gerekçelendirmek için muhatabın adlarına başvurur: Kerîm ve Rahîm sıfatları anıldıktan sonra dilek, o sıfatların gereği gibi söylenir. Dünya ile ukbânın birlikte anılması lütfu tek bir hayata sığdırmaz.

  3. 3

    Lutf idüp eyle kerem itme hacîl beyne’l-ümem

    Mazhar eyle rûz-ı mahşerde bizi gufrânına

    1Lütfedip cömert davran, topluluklar arasında utandırma;

    2mahşer gününde bizi bağışlamana eriştir.

    Burada korkulan şey ceza değil, topluluk önünde mahcup olmaktır; bağışlanma istemi utançtan korunma isteğiyle aynı cümlede yürür. Mazhar sözcüğü affı kulun kazandığı değil üzerine düşen bir şey olarak konumlandırır.

  4. 4

    Hâlıkım sensin efendim gayra muhtâc eyleme

    Zâhir u bâtında mazhar kıl bizi ihsânuña

    1Yaratanım sensin efendim, başkasına muhtaç etme;

    2dışta ve içte bizi ihsanına eriştir.

    Yaratıcıyı tanımakla başkasına muhtaç olmamayı istemek aynı dizede birleşir; bağımsızlık burada kimseye değil, yalnız birine bağlı kalmak demektir. Zâhir u bâtın ikilisi ihsanın hem görünen hem görünmeyen yanı kapsamasını ister.

  5. 5

    lutfına had yok dâ’imâ Rabbim senüñ

    Lutf-ı ihsân eyle hergiz bu za‘îf nâ-çâreñe

    1Rabbim, senin sayısız lütfunun hiçbir sınırı yoktur;

    2bu güçsüz çaresize her zaman ihsan lütfet.

    Lütfun sayısızlığı ile kulun güçsüzlüğü karşı karşıya konur; ölçüsüzlük burada korkutucu değil, güven verici bir nitelik olarak kullanılır. Hergiz sözcüğü isteği bir kereye değil, hiç kesilmemeye bağlar.

  6. 6

    Bu siyeh-rû Fahrî-i nâ-çîzüñe eyle kerem

    iderek geldi senüñ dergâhına

    1Bu yüzü kara, değersiz Fahrî'ye cömert davran;

    2ihtiyaçlarını sunarak senin dergâhına geldi.

    Mahlas beyti açılıştaki kapıyı dergâha çevirir ve gelme eylemini tamamlar: dertli olarak varılan yere bu kez ihtiyaç listesi sunularak girilir. Siyeh-rû nitelemesi dileği zayıflatmaz, tersine dilekçenin gerekçesi yerine geçer.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf176-printed167-n141. Bu görüntü aralığında 141 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 12 dizedir; basılı ölçü satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy Âşık-ı Sâdıklar Yalvaralım Allâha
Ey ‘âşık-ı sâdıklar yalvaralım Allâha
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · İlahi

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

‘inâyet

Yardım

bî-çâre

Çaresiz

eltâf

Lütuflar

gufrân

Bağışlama

bî-şumâr

Sayısız

‘arz-ı hâcât

İhtiyaçları sunma