DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Dilberâ aşkımdır sînede her dem
Şiir · 17. yüzyıl

Dilberâ aşkımdır sînede her dem

Sevgilinin gözleri ve aşkı konuşanın derdini büyütüp aklını alır. Âşık, güzeller şahına kul olduğunu söyler; Ferhat’ın Şirin’e tutulmasıyla kendi meftunluğunu karşılaştırır. Fanilik ve gurbet vurgusu, Ömer’in güzellere yönelişini belirleyen aşk kanununu sorgulamasıyla sona erer.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Dilberâ aşkımdır sînede her dem

    Gözlerindir aman vermeyip bir dem

    1Ey güzel, göğsümde her an duran aşkımdır;

    2bana bir an bile aman vermeyen gözlerindir.

    Aşk ve gözler aynı baskının iki adı gibi sunulur. Sînede sürekli duran duygu ile bir an aman vermeyen bakış, âşığın içi ve dışı arasında kaçışsız bir kuşatma kurar. Sînede duran aşk ile aman vermeyen gözler, içerideki tutku ve dışarıdaki bakışı âşığın kaçamayacağı tek kuşatma hâline getirir.

  2. 2

    Artırıp derdimi eyleyen

    Cezbedip aklımı eyleyen

    1Derdimi artırıp çoğaltan;

    2aklımı çekip beni deliliğe götüren odur.

    Dert yalnız sürmez, füzûn ederek çoğalır; akıl da bu çekimle cünuna varır. İki dize aşkın etkisini duygusal acıdan zihinsel düzenin çözülmesine kadar genişletir. Derdin çoğalması ve aklın cünuna çekilmesi, aşkın etkisini duygusal ağırlıktan zihinsel çözülmeye doğru ilerletir.

  3. 3

    Dâdımı sen şâha bildirir komaz

    Şâd eder elbette güldürür komaz

    1Feryadımı sana, o şaha bildirtmez;

    2ne sevindirir ne de güldürür.

    Bildirir komaz ve güldürür komaz yapıları olumlu kaçınılmaz sonuç değil engelleme-izin vermeme kapsamında aktarılır. Tekrarlanan komaz, feryadın ulaşmasını ve sevinç sonucunu güvenceye almak yerine bu hareketlerin önünü keser.

  4. 4

    Yolunda düşeni kaldırır komaz

    Âhımı eflâke sütûn eyleyen

    1Yolunda düşenin kaldırılmasına izin vermez;

    2ahımı göklere direk yapan odur.

    Kaldırır komaz olumlu merhamet eylemine çevrilmez; düşenin kaldırılmasını engelleyen olumsuz izin yapısı korunur. Yerde bırakılan kişiyle göğe yükselen ah arasındaki karşıtlık, merhamet değil engellenmiş yardım yüzünden sertleşir.

  5. 5

    Ey güzeller şâhı nedir günâhın

    Ben gedâyı sana kul etmiş şâhım

    1Ey güzeller şahı, günahın nedir?

    2Ben yoksulu sana kul etmiş, ey şahım—fail görünmez.

    Gedâyı kul eden örtük fail doğrudan sevgili sayılmaz; sana yönelimi ve şâhım hitabı korunurken yapan kişi açık bırakılır. Kul olma sonucu görünür, fakat bu sonucu sevgilinin bizzat yaptığı kaynakta söylenmediği için hiyerarşi fail üretmeden aktarılır.

  6. 6

    Artırırsın her dem hicr ile âhım

    Şîrîn’e Ferhâd’ı eyleyen

    1Her an ayrılıkla ahımı artırırsın;

    2Şirin’e Ferhat’ı tutkun eden...

    Bağıl yapıdaki meftun eyleyen için aşk yüklemi eklenmez; ilk dizeyle olası bağ tamamlanmadan bırakılır. Ferhat ile Şirin örneği görünür olsa da onları bağlayan fail adlandırılmadığı için kıssa kesin bir aşk yasasına çevrilmez.

  7. 7

    Bu cihan kimseye eylemez vefâ

    Aşk değil mi bize çektiren cefâ

    1Bu dünya kimseye vefa göstermez;

    2bize cefayı çektiren aşk değil midir?

    Dünyanın vefasızlığı ile aşkın cefası yan yana gelir. Soru biçimi, acının gerçek kaynağını kesinleştirmez; fanilik mi aşk mı ağır basıyor, şiir iki ihtimali birlikte taşır. Vefasız dünya ile cefa veren aşkı ayırmayan soru, acının failini tek bir nedene kapatmadan iki gücü aynı tartıya koyar.

  8. 8

    Kani nolda

    Diyâr-ı gurbette eyleyen

    1‘Kani nolda’—basılı dize bu kadar görünür;

    2gurbet diyarında insanı aldanmış bırakan...

    İlk dize basılı kaynakta tamamlanmamış ‘Kani nolda’ yüzeyidir; modern aktarım eksik yüklem uydurmaz. İkinci dize gurbet ile aldanmışlığı açıkça bağlar ve birimin kesin anlamını bu sınıra çeker. Eksik ilk dize yüzünden anlam gurbet ve mağbunluk sınırında tutulur; boşluğun korunması birimin kesinlik kazanmasını bilinçle engeller.

  9. 9

    Ey Ömer neylesin şunda kalmağı

    Güzeller âşıka cefâ kılmağı

    1Ey Ömer, şunda kalmayı ve

    2güzellerin âşığa cefa kılmasını neylesin?

    Neylesin fiilinin iki mastarı kapsayan bağı korunur; satırlar iki ayrı soru ve iki ayrı özneye bölünmez. Kalmak ile cefa kılmak aynı neylesin sorusunun kapsamındadır; birim bu ortak sentaks içinde yorgun itirazını sürdürür.

  10. 10

    Gördüğün dilbere olmağı

    Hiç rahmet bulmasın kanûn eyleyen

    1Gördüğü güzele talip olmayı,

    2kanun yapan hiç merhamet bulmasın.

    Son birim, her görülen güzele talip olmayı kişisel zaaf değil konmuş bir kanun gibi eleştirir. Beddua bu düzeni kurana yönelir; fail belirtilmediği için suçlama açık uçlu kalır. Her güzele talip olmayı kanunlaştıran güç belirsiz bırakıldığı için beddua kişiden ziyade tekrarlanan davranış düzenine yönelir.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.105 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.105, PDF 156; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. Basılı aparat: U3–U6 ve U9 komaz, örtük fail ve mastar kapsamı kaynağa bağlı kalınarak düzeltildi. İçerik aparatı: Basılı gövdede 15. dize yalnız ‘Kani nolda’ görünür; eksik ya da bozuk yüzey yeni bir yüklemle tamamlanmadan modern aktarımda açık bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBu Kulunun Değerini Bilmedin
Dilberâ ben kemterin hayfâ ki kadrin bilmedin
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

füzûn

Artmış, çoğalmış.

cünûn

Delilik.

dâd

Feryat, adalet isteği.

gedâ

Yoksul, kul.

meftûn

Tutkun, büyülenmiş.

mağbûn

Aldanmış, zarara uğramış.

tâlib

İsteyen, peşine düşen.