Dilberâ aşkımdır sînede her dem
Sevgilinin gözleri ve aşkı konuşanın derdini büyütüp aklını alır. Âşık, güzeller şahına kul olduğunu söyler; Ferhat’ın Şirin’e tutulmasıyla kendi meftunluğunu karşılaştırır. Fanilik ve gurbet vurgusu, Ömer’in güzellere yönelişini belirleyen aşk kanununu sorgulamasıyla sona erer.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dilberâ aşkımdır sînede her dem
Gözlerindir aman vermeyip bir dem
1Ey güzel, göğsümde her an duran aşkımdır;
2bana bir an bile aman vermeyen gözlerindir.
- 2
Artırıp derdimi eyleyen
Cezbedip aklımı eyleyen
1Derdimi artırıp çoğaltan;
2aklımı çekip beni deliliğe götüren odur.
Dert yalnız sürmez, füzûn ederek çoğalır; akıl da bu çekimle cünuna varır. İki dize aşkın etkisini duygusal acıdan zihinsel düzenin çözülmesine kadar genişletir. Derdin çoğalması ve aklın cünuna çekilmesi, aşkın etkisini duygusal ağırlıktan zihinsel çözülmeye doğru ilerletir.
- 3
Dâdımı sen şâha bildirir komaz
Şâd eder elbette güldürür komaz
1Feryadımı sana, o şaha bildirtmez;
2ne sevindirir ne de güldürür.
Bildirir komaz ve güldürür komaz yapıları olumlu kaçınılmaz sonuç değil engelleme-izin vermeme kapsamında aktarılır. Tekrarlanan komaz, feryadın ulaşmasını ve sevinç sonucunu güvenceye almak yerine bu hareketlerin önünü keser.
- 4
Yolunda düşeni kaldırır komaz
Âhımı eflâke sütûn eyleyen
1Yolunda düşenin kaldırılmasına izin vermez;
2ahımı göklere direk yapan odur.
Kaldırır komaz olumlu merhamet eylemine çevrilmez; düşenin kaldırılmasını engelleyen olumsuz izin yapısı korunur. Yerde bırakılan kişiyle göğe yükselen ah arasındaki karşıtlık, merhamet değil engellenmiş yardım yüzünden sertleşir.
- 5
Ey güzeller şâhı nedir günâhın
Ben gedâyı sana kul etmiş şâhım
1Ey güzeller şahı, günahın nedir?
2Ben yoksulu sana kul etmiş, ey şahım—fail görünmez.
Gedâyı kul eden örtük fail doğrudan sevgili sayılmaz; sana yönelimi ve şâhım hitabı korunurken yapan kişi açık bırakılır. Kul olma sonucu görünür, fakat bu sonucu sevgilinin bizzat yaptığı kaynakta söylenmediği için hiyerarşi fail üretmeden aktarılır.
- 6
Artırırsın her dem hicr ile âhım
Şîrîn’e Ferhâd’ı eyleyen
1Her an ayrılıkla ahımı artırırsın;
2Şirin’e Ferhat’ı tutkun eden...
Bağıl yapıdaki meftun eyleyen için aşk yüklemi eklenmez; ilk dizeyle olası bağ tamamlanmadan bırakılır. Ferhat ile Şirin örneği görünür olsa da onları bağlayan fail adlandırılmadığı için kıssa kesin bir aşk yasasına çevrilmez.
- 7
Bu cihan kimseye eylemez vefâ
Aşk değil mi bize çektiren cefâ
1Bu dünya kimseye vefa göstermez;
2bize cefayı çektiren aşk değil midir?
Dünyanın vefasızlığı ile aşkın cefası yan yana gelir. Soru biçimi, acının gerçek kaynağını kesinleştirmez; fanilik mi aşk mı ağır basıyor, şiir iki ihtimali birlikte taşır. Vefasız dünya ile cefa veren aşkı ayırmayan soru, acının failini tek bir nedene kapatmadan iki gücü aynı tartıya koyar.
- 8
Kani nolda
Diyâr-ı gurbette eyleyen
1‘Kani nolda’—basılı dize bu kadar görünür;
2gurbet diyarında insanı aldanmış bırakan...
İlk dize basılı kaynakta tamamlanmamış ‘Kani nolda’ yüzeyidir; modern aktarım eksik yüklem uydurmaz. İkinci dize gurbet ile aldanmışlığı açıkça bağlar ve birimin kesin anlamını bu sınıra çeker. Eksik ilk dize yüzünden anlam gurbet ve mağbunluk sınırında tutulur; boşluğun korunması birimin kesinlik kazanmasını bilinçle engeller.
- 9
Ey Ömer neylesin şunda kalmağı
Güzeller âşıka cefâ kılmağı
1Ey Ömer, şunda kalmayı ve
2güzellerin âşığa cefa kılmasını neylesin?
Neylesin fiilinin iki mastarı kapsayan bağı korunur; satırlar iki ayrı soru ve iki ayrı özneye bölünmez. Kalmak ile cefa kılmak aynı neylesin sorusunun kapsamındadır; birim bu ortak sentaks içinde yorgun itirazını sürdürür.
- 10
Gördüğün dilbere olmağı
Hiç rahmet bulmasın kanûn eyleyen
1Gördüğü güzele talip olmayı,
2kanun yapan hiç merhamet bulmasın.
Son birim, her görülen güzele talip olmayı kişisel zaaf değil konmuş bir kanun gibi eleştirir. Beddua bu düzeni kurana yönelir; fail belirtilmediği için suçlama açık uçlu kalır. Her güzele talip olmayı kanunlaştıran güç belirsiz bırakıldığı için beddua kişiden ziyade tekrarlanan davranış düzenine yönelir.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.105 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.105, PDF 156; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. Basılı aparat: U3–U6 ve U9 komaz, örtük fail ve mastar kapsamı kaynağa bağlı kalınarak düzeltildi. İçerik aparatı: Basılı gövdede 15. dize yalnız ‘Kani nolda’ görünür; eksik ya da bozuk yüzey yeni bir yüklemle tamamlanmadan modern aktarımda açık bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Dilberâ ben kemterin hayfâ ki kadrin bilmedinÂşık Ömer · Şiir→
Aşk ve gözler aynı baskının iki adı gibi sunulur. Sînede sürekli duran duygu ile bir an aman vermeyen bakış, âşığın içi ve dışı arasında kaçışsız bir kuşatma kurar. Sînede duran aşk ile aman vermeyen gözler, içerideki tutku ve dışarıdaki bakışı âşığın kaçamayacağı tek kuşatma hâline getirir.