Bu Kulunun Değerini Bilmedin
Şair, sevgilinin bağlı kulunu rakibe değişmesini cevherin taşa çalınmasına benzetir; güzelliğin ve gençliğin geçeceğini felek imgeleriyle hatırlatır, Ömer’in canını vermesine rağmen dağlara sürülmesini sorgular.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dilberâ ben kemterin hayfâ ki kadrin bilmedin
Boynu bağlu çâkerin hayfâ ki kadrin bilmedin
1Ey sevgili, yazık ki bu değersiz kulunun kıymetini bilmedin.
2Boynu bağlı hizmetkârının değerini bilmedin.
- 2
Aşım aldın göz göre kattın rakîbin aşına
Taşa çaldın gevherin hayfâ ki kadrin bilmedin
1Aşımı göz göre göre alıp rakibin aşına kattın.
2Cevherini taşa çaldın; yazık, değerini bilmedin.
Âşığın aşı göz önünde alınıp rakibin aşına katılır; pay ve emek başkasına aktarılır. Cevheri taşa çalmak, değerli olanı değersiz seçim uğruna bile isteye kırmanın güçlü karşılığıdır.
- 3
İrmez iken ehl-i aşkın bend-i âhı boynuna
Yâ neden asmak rakîb-i rûsiyâhı boynuna
1Aşk ehlinin ah bağı daha boynuna ulaşmamışken,
2Yüzü kara rakibi neden boynuna asarsın?
Aşk ehlinin ahı henüz sevgilinin boynuna bağ olmamışken yüzü kara rakibi boynuna asması sorgulanır. Şair, yaklaşan manevi sorumluluğu hatırlatıp mevcut bağı şanına yakışmayan günah sayar.
- 4
Şanına düşmezdi hey yazık günâhı boynuna
Sen bu zülf-i anberin hayfâ ki kadrin bilmedin
1Bu günahı boynuna almak şanına yakışmazdı; yazık.
2Sen bu amber kokulu saçının değerini bilmedin.
Amber kokulu saç kendi değerini bilmeyen sevgilinin simgesidir. Saçın güzelliği övülürken onu yanlış rakiple ilişkilendiren davranış eleştirilir; dış kıymet iç seçimin doğruluğunu garanti etmez.
- 5
Tutalım bir gonca gülsün andelîbin bîhuzur
Câr-ı haslarla geçirdin kulluğun ettin gurûr
1Diyelim bir gonca gülsün, bülbülü huzursuz olsun.
2Seçkin dostlarla vakit geçirip kulluğunla gururlandın.
Goncanın gülmesi bülbülü huzursuz bırakabilir; sevgilinin seçkin dostlarla eğlenmesi de âşığı dışarıda tutar. Kullukla gururlanması, kendisine verilen bağlılığı merhamet yerine üstünlük aracına çevirdiğini gösterir.
- 6
Bâki kalmaz tazelik hattın yüze çıktıkta gör
Sen bu dilberliğinin hayfâ ki kadrin bilmedin
1Tazelik kalıcı değildir; yüzünde tüyler çıkınca görürsün.
2Bu güzelliğinin değerini bilmedin.
Yüzde tüylerin çıkması gençliğin değişeceği somut işarettir. Şair tazeliğin kalıcı olmadığını hatırlatarak sevgilinin bugünkü güzelliği mutlak güç sanmamasını ve değerini zamanında bilmesini ister.
- 7
Silmek ister reng-i rûyinden lebinden âb-ı çerh
Düşürür bir berzaha âhır seni -ı çerh
1Feleğin suyu yüzünün ve dudağının rengini silmek ister.
2Feleğin çengeli sonunda seni bir ara yerde bırakır.
Feleğin suyu yüz ve dudak rengini silen aşındırıcı zamandır. Güzellik renklerle kurulmuşken yaşlanma bunları yavaşça yok eder; tehdit sevgiliden bağımsız kozmik düzen olarak gelir.
- 8
Azleder alur metâ’ın hâce-i dôlâb-ı çerh
Gayriler tutar yerin hayfâ ki kadrin bilmedin
1Felek dolabının taciri malını alıp seni görevden uzaklaştırır.
2Yerini başkaları tutar; yazık, değerini bilmedin.
Feleğin çengeli sevgiliyi belirsiz bir ara yerde bırakır, dolap taciri de güzellik malını geri alır. Ticaret ve düzenek imgeleri gençliği geçici emanet yapar; boşalan yeri başkaları tutacaktır.
- 9
Bu Ömer teslîm ederken uğruna cân ü seri
Âkıbet Mecnun gibi dağlara saldın serseri
1Bu Ömer canını ve başını yoluna teslim ederken,
2Sonunda onu Mecnun gibi dağlara başıboş saldın.
Mahlas beytinde Ömer canını ve başını teslim ederken Mecnun gibi dağlara salınır. En büyük hizmetin karşılığı toplumsal dışlanmadır; sevgilinin değer bilmezliği sonuç üzerinden kanıtlanır.
- 10
Hizmetinde yoksa mı ettin ey perî
Bende-i fermanberin hayfâ ki kadrin bilmedin
1Ey peri, yoksa hizmetinde bir kusur mu işledi?
2Buyruğuna uyan kulunun değerini bilmedin.
Son soru, Ömer’in hizmette bir kusur işleyip işlemediğini araştırır. Cevap verilmez, fakat buyruğa uyan kul vurgusu suç ihtimalini zayıflatır ve şiiri açıklanmamış haksızlık hükmüyle bitirir.
Metnin kaynağı
Basılı gövdedeki görünür Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 17. dize “Bu Ömer teslîm ederken uğruna cân ü seri”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 463 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Dilberâ çeşmin gibi bir sihri çok âfet mi varÂşık Ömer · Şiir→
Şair kendini değersiz ve boynu bağlı kul diye küçültürken asıl kıymetin bilinmediğini söyler. Hizmet bağı, sevgilinin onu önemsiz saymasını değil sadakatinin değerini görmesini gerektiren kanıt olur.