DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Bu Kulunun Değerini Bilmedin
Şiir · 17. yüzyıl

Bu Kulunun Değerini Bilmedin

Şair, sevgilinin bağlı kulunu rakibe değişmesini cevherin taşa çalınmasına benzetir; güzelliğin ve gençliğin geçeceğini felek imgeleriyle hatırlatır, Ömer’in canını vermesine rağmen dağlara sürülmesini sorgular.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Dilberâ ben kemterin hayfâ ki kadrin bilmedin

    Boynu bağlu çâkerin hayfâ ki kadrin bilmedin

    1Ey sevgili, yazık ki bu değersiz kulunun kıymetini bilmedin.

    2Boynu bağlı hizmetkârının değerini bilmedin.

    Şair kendini değersiz ve boynu bağlı kul diye küçültürken asıl kıymetin bilinmediğini söyler. Hizmet bağı, sevgilinin onu önemsiz saymasını değil sadakatinin değerini görmesini gerektiren kanıt olur.

  2. 2

    Aşım aldın göz göre kattın rakîbin aşına

    Taşa çaldın gevherin hayfâ ki kadrin bilmedin

    1Aşımı göz göre göre alıp rakibin aşına kattın.

    2Cevherini taşa çaldın; yazık, değerini bilmedin.

    Âşığın aşı göz önünde alınıp rakibin aşına katılır; pay ve emek başkasına aktarılır. Cevheri taşa çalmak, değerli olanı değersiz seçim uğruna bile isteye kırmanın güçlü karşılığıdır.

  3. 3

    İrmez iken ehl-i aşkın bend-i âhı boynuna

    Yâ neden asmak rakîb-i rûsiyâhı boynuna

    1Aşk ehlinin ah bağı daha boynuna ulaşmamışken,

    2Yüzü kara rakibi neden boynuna asarsın?

    Aşk ehlinin ahı henüz sevgilinin boynuna bağ olmamışken yüzü kara rakibi boynuna asması sorgulanır. Şair, yaklaşan manevi sorumluluğu hatırlatıp mevcut bağı şanına yakışmayan günah sayar.

  4. 4

    Şanına düşmezdi hey yazık günâhı boynuna

    Sen bu zülf-i anberin hayfâ ki kadrin bilmedin

    1Bu günahı boynuna almak şanına yakışmazdı; yazık.

    2Sen bu amber kokulu saçının değerini bilmedin.

    Amber kokulu saç kendi değerini bilmeyen sevgilinin simgesidir. Saçın güzelliği övülürken onu yanlış rakiple ilişkilendiren davranış eleştirilir; dış kıymet iç seçimin doğruluğunu garanti etmez.

  5. 5

    Tutalım bir gonca gülsün andelîbin bîhuzur

    Câr-ı haslarla geçirdin kulluğun ettin gurûr

    1Diyelim bir gonca gülsün, bülbülü huzursuz olsun.

    2Seçkin dostlarla vakit geçirip kulluğunla gururlandın.

    Goncanın gülmesi bülbülü huzursuz bırakabilir; sevgilinin seçkin dostlarla eğlenmesi de âşığı dışarıda tutar. Kullukla gururlanması, kendisine verilen bağlılığı merhamet yerine üstünlük aracına çevirdiğini gösterir.

  6. 6

    Bâki kalmaz tazelik hattın yüze çıktıkta gör

    Sen bu dilberliğinin hayfâ ki kadrin bilmedin

    1Tazelik kalıcı değildir; yüzünde tüyler çıkınca görürsün.

    2Bu güzelliğinin değerini bilmedin.

    Yüzde tüylerin çıkması gençliğin değişeceği somut işarettir. Şair tazeliğin kalıcı olmadığını hatırlatarak sevgilinin bugünkü güzelliği mutlak güç sanmamasını ve değerini zamanında bilmesini ister.

  7. 7

    Silmek ister reng-i rûyinden lebinden âb-ı çerh

    Düşürür bir berzaha âhır seni -ı çerh

    1Feleğin suyu yüzünün ve dudağının rengini silmek ister.

    2Feleğin çengeli sonunda seni bir ara yerde bırakır.

    Feleğin suyu yüz ve dudak rengini silen aşındırıcı zamandır. Güzellik renklerle kurulmuşken yaşlanma bunları yavaşça yok eder; tehdit sevgiliden bağımsız kozmik düzen olarak gelir.

  8. 8

    Azleder alur metâ’ın hâce-i dôlâb-ı çerh

    Gayriler tutar yerin hayfâ ki kadrin bilmedin

    1Felek dolabının taciri malını alıp seni görevden uzaklaştırır.

    2Yerini başkaları tutar; yazık, değerini bilmedin.

    Feleğin çengeli sevgiliyi belirsiz bir ara yerde bırakır, dolap taciri de güzellik malını geri alır. Ticaret ve düzenek imgeleri gençliği geçici emanet yapar; boşalan yeri başkaları tutacaktır.

  9. 9

    Bu Ömer teslîm ederken uğruna cân ü seri

    Âkıbet Mecnun gibi dağlara saldın serseri

    1Bu Ömer canını ve başını yoluna teslim ederken,

    2Sonunda onu Mecnun gibi dağlara başıboş saldın.

    Mahlas beytinde Ömer canını ve başını teslim ederken Mecnun gibi dağlara salınır. En büyük hizmetin karşılığı toplumsal dışlanmadır; sevgilinin değer bilmezliği sonuç üzerinden kanıtlanır.

  10. 10

    Hizmetinde yoksa mı ettin ey perî

    Bende-i fermanberin hayfâ ki kadrin bilmedin

    1Ey peri, yoksa hizmetinde bir kusur mu işledi?

    2Buyruğuna uyan kulunun değerini bilmedin.

    Son soru, Ömer’in hizmette bir kusur işleyip işlemediğini araştırır. Cevap verilmez, fakat buyruğa uyan kul vurgusu suç ihtimalini zayıflatır ve şiiri açıklanmamış haksızlık hükmüyle bitirir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı gövdedeki görünür Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 17. dize “Bu Ömer teslîm ederken uğruna cân ü seri”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 463 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy güzel, gözün gibi büyüsü çok başka bir afet var mı?
Dilberâ çeşmin gibi bir sihri çok âfet mi var
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

kemter

Aşağı, değersiz görülen.

çâker

Kul, hizmetkâr.

anber

Güzel kokulu amber.

kullâb

Çengel.

fermanber

Buyruğa uyan.

taksîrat

Kusurlar, eksiklikler.