Ey güzel, gözün gibi büyüsü çok başka bir afet var mı?
Şair sevgilinin gözünü büyülü afet, boyunu Sidre ağacının son noktası sayar. Cefa, naz ve ayrılık arasında rahat bulamayan âşık, aşk sarhoşluğunu meyhaneye ve Elest meclisine bağlar. Zahidin sevgiyi yasaklamasına karşı kutsal bir kanıt ister; kapanışta kendisini sevgilinin kulu olarak açıkça tanıtır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dilberâ gibi bir sihri çok âfet mi var
kaddin gibi bir müntehâ kâmet mi var
1Ey güzel, gözün gibi büyüsü çok başka bir afet var mı?
2Sidre ağacına ulaşan boyun gibi yüce bir boy var mı?
- 2
Gâh çevrin gâh nâzın geh gamın çekmekteyim
Derdine bir kez düşen bîçâreye râhat mı var
1Bazen eziyetini, bazen nazını, bazen kederini çekiyorum.
2Senin derdine bir kez düşen çaresiz için rahat var mı?
Cefa, naz ve gam sırayla taşınırken derdi bir kez tadan kişiye rahat kalmaz. Aşk geçici bir duygu değil, farklı biçimlerde sürekli yük üreten geri dönülmez bir düşüştür.
- 3
Bendene meylin çün olmaz zerre-i mikdârdan
Bâri öldür cevrile kurtar beni efkârdan
1Kuluna zerre kadar bile ilgi göstermiyorsun.
2Hiç değilse eziyetle öldür de beni düşünceden kurtar.
Sevgilinin zerre kadar meyletmemesi, âşığı ölüm talebine götürür. Eziyetle öldürülmek bile bitmeyen düşünceden kurtuluş sayıldığı için umutsuzluk en keskin sınırına ulaşır.
- 4
Açamam çeşmim cemâlin görmeğe ağyârdan
Dôstlar gelmez başa kuvvetli bir sâat mi var
1Rakipler yüzünden güzel yüzünü görmek için gözümü açamıyorum.
2Dostlar, böylesi bir güçlükle başa çıkılacak uygun saat var mı?
Rakipler güzel yüzü görmeyi engeller ve gözün açılması bile toplumsal baskıya bağlı hâle gelir. Dostlara yöneltilen soru, bu güç dengesini aşacak uygun zaman bulunmadığını sezdirir.
- 5
Niçe demler firkatinle olmuşum
Ol sebebten çarh çeşmim içre dâim
1Nice zamandır ayrılığınla sıkıntıya uğradım.
2Bu yüzden gök gözümde sürekli meyhaneye dönüştü.
Uzayan ayrılıkta gök, ağlayan gözün içinde meyhaneye dönüşür. Şarap dışarıdan içilmez; dünyayı sürekli değişen suretlerle gösteren sarhoşluk âşığın kendi bakışında doğar.
- 6
Âdeme bin dürlü sûret gösterir yek lâhzede
Âşıkın keyfine mey gibi ya bir hâlet mi var
1İnsana bir anda bin türlü görünüş gösterir.
2Âşığın keyfine şarap gibi etki eden başka bir hâl var mı?
İnsana bin görünüş sunan hâl, şarabın verdiği değişime benzetilir. Şair acı ile keyfi ayırmaz; aşkın sarhoşluğu, sıkıntıyı da kendine özgü bir zevk tecrübesine çevirir.
- 7
Niçe bir fâriğ olam serv-i sanevber sevmeden
Bülbülün kasdı ’tir vech-i gülter sevmeden
1Servi ve çam gibi boyu sevmekten nasıl vazgeçebilirim?
2Bülbülün amacı, ezel sözünden beri gül yüzü sevmektir.
Servi boyu sevmekten vazgeçemeyen konuşan, bülbülün gülü Elest’ten beri sevdiğini söyler. Böylece kişisel tercih yaratılıştan önce verilmiş ezelî bir söz gibi savunulur.
- 8
Men’edersin zâhidâ uşşâkı dilber sevmeden
Bize bildir görelim hakkında bir âyet mi var
1Ey zahit, âşıkları güzel sevmekten menediyorsun.
2Bize göster: Bunun hakkında bir ayet var mı?
Zahidin yasağı karşısında ayet istenmesi, aşkı din dışı sayan hükme meydan okumadır. Şair güzel sevmeyi suçlayan kişiden yorum değil açık ve kutsal bir delil talep eder.
- 9
Dilber Allah’ı seversen bendeni etme
Sen güzeller pâdişâhısın güzel ben sana kul
1Ey güzel, Tanrı’yı seversen kulunu üzme.
2Sen güzellerin padişahısın, ben de sana kulum.
Tanrı sevgisi adına merhamet isteyen kul, karşısındakini güzeller padişahı ilan eder. Dini yemin ve saray hiyerarşisi, âşığın hem yakarışını hem boyun eğişini güçlendirir.
- 10
İşidüp âh ü figanım der imişsin kimdir ol
Benden Âşık Ömer’i sormaklığa hâcet mi var
1Ahımı ve feryadımı duyup ‘Bu kim?’ dermişsin.
2Âşık Ömer’i benden sormana gerek var mı?
Sevgilinin ‘kimdir’ sorusu, bütün şiir boyunca yükselen ahı tanımamazlıktan gelmektir. Ömer son soruyla kimliğinin acısından zaten belli olduğunu, ayrıca açıklamaya gerek kalmadığını söyler.
Metnin kaynağı
Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 20. dize “Benden Âşık Ömer’i sormaklığa hâcet mi var”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 526 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Dilberâ çevrin çeker âşık kemân ebrûlarınÂşık Ömer · Şiir→
Göz büyülü afet, boy ise Sidre’nin son sınırı olarak tanıtılır. İki aşırı benzetme sevgilinin güzelliğini hem tehlikeli hem ulaşılmaz yaparak âşığın karşısındaki üstünlüğü kurar.