Dilberâ Bendene Divane Dersin
Âşık Ömer kendisine divane diye hakaret eden sevgiliye seslenir; yüzünü açmasını ve gönlünün kırılacağını düşünmesini ister. Eziyet sadakati bozamaz, fakat şiir sonunda yaralayan gözden ve hasta âşıktan şifa beklemenin çelişkisini gösterir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dilberâ bendene dîvâne dersin
Nezâket yüzünden edersin
Dîvâne dağd-olur şehre gelir mi
Hiç demezsin hâtırcığım kalır mı
1Ey güzel, kuluna ‘divane’ dersin.
2İncelik bahanesiyle hakaret edersin.
3Divane dağda olur; şehre gelir mi?
4Gönlümün kırılıp kırılmayacağını hiç düşünmezsin.
- 2
Mestâne çeşminin ref’eyle hâbın
Cemâlin arz eyle yetür nikabın
Kâmil olan bilir kâmil cevâbın
Kem olan hakîkat sözden alır mı
1Sarhoş gözünün uykusunu kaldır.
2Yüzünü göster, örtünü aç.
3Olgun kişi olgun cevabı bilir.
4Eksik kişi hakikat sözünden pay alır mı?
Sarhoş gözün uykudan kaldırılması ve yüz örtüsünün açılması, sevgiliden hem bakmasını hem görünmesini ister. Olgun ile eksik kişi arasındaki karşıtlık, hakikat sözünü anlamanın yalnız işitmeye değil manevi yetkinliğe bağlı olduğunu bildirir.
- 3
Şîveler ettikçe kaşı kalemler
Gelir âşıklara lûtf u keremler
Ne denlü yolunda çekse sitemler
Gönül sevdiğinden olur mu
1Kalem gibi kaşların cilve ettikçe
2Âşıklara lütuf ve cömertlik gelir.
3Yolunda ne kadar eziyet çekse de
4Gönül sevdiğinden vazgeçer mi?
Kalem kaşların her cilvesi âşığa lütuf gibi görünür; eziyetin kendisi aşk yolunun armağanına dönüşür. Bu nedenle gönül ne kadar sitem çekerse çeksin sevdiğini bırakmaz; bağlılık rahatlık şartına değil seçilmiş sadakate dayanır.
- 4
Ey gönül artırıp âh ile zârın
Bildirdin âleme hep cümle varın
Cevr ü cefâsına incinme yârın
Sağ olan derdlinin hâlin bilir mi
1Ey gönül, ahını ve iniltini artırıp
2Bütün varını dünyaya bildirdin.
3Sevgilinin eziyet ve cefasına incinme.
4Sağlıklı kişi dertlinin hâlini bilir mi?
Gönlün ah ve iniltisini artırması içteki bütün varlığı âleme duyurur, böylece aşk saklı kalmaz. Sağlam kişinin hastayı anlayamaması, sevgilinin cefasına incinmeme öğüdünü acı bir yalnızlıkla destekler; derdi ancak aynı hâli yaşayan kavrar.
- 5
Gamzeler çeşminden devaç umarlar
Hâtır-ı hasteden mizaç umarlar
Derdliler Ömer’den ilâç umarlar
Bîçâre derdine derman olur mu
1Gamzeli gözden ilaç umarlar.
2Hasta gönülden sağlam mizaç beklerler.
3Dertliler Ömer’den ilaç umarlar.
4Biçare kendi derdine derman olabilir mi?
Son bentte herkes yanlış yerden şifa bekler: gamzeli göz yaralayıcıyken ondan ilaç, hasta gönülden sağlamlık istenir. Dertlilerin Ömer’e başvurması da aynı çelişkiyi sürdürür; kendi derdine çare bulamayan kişi başkasını iyileştiremez.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer kimliği basılı kaynaktaki görünür yüzey ve kamu otoritesi kaydına bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1936, No. 45; tarama s. 132–133; 5 birim/20 dize. Kayıt kaynakta “Dilberâ bendene dîvâne dersin” ile başlar, “Bîçâre derdine derman olur mu” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Türk kavmine minnet etmek olur mu” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Başlık/imza parateksti gövdeye katılmadı; kapalı yüzeylerde tahmin yapılmadı. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Dilberâ süregör zevk u safâyıÂşık Ömer · Koşma→
Sevgili ‘divane’ sözünü incelik görünümü altında hakaret olarak kullanır; âşık bu adlandırmanın gönlünü kıracağını hatırlatır. Dağda yaşaması beklenen delinin şehre gelişi, konuşanın görünüşte düzenli hayatıyla kendisine yapıştırılan etiket arasındaki uyuşmazlığı açar.