Dilim kalem, kalbim defter
Âhû, dilini kalem ve kalbini defter yaparak muhabbet denizine daldıktan sonraki dönüşümünü anlatır. Mecnun gibi dolaşan âşık, Miraç'ta ümmeti için dilekte bulunan Peygamberi anar; son kıtada dünya malından uzaklaşıp kendi eksiğini bilmenin imanını güçlendirdiğini söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dilim kalbim yazarım
bahrine dalaldan beri
1Dilim kalem, kalbim defter; yazarım.
2Muhabbet denizine daldığımdan beri,
- 2
Leylâm deyüp kan ağlayup gezerim
olub aşka uyaldan beri
1‘Leylâm’ diye kan ağlayarak gezerim.
2Mecnun olup aşka uyandığımdan beri.
Leyla diye kan ağlayarak dolaşmak, şairi Mecnun'un aşk yoluna yerleştirir. ‘Aşka uyanmak’ sözü, bu perişan gezintiyi aklın kaybından çok yeni bir manevi bilincin doğuşu sayar.
- 3
Çıkınca Hazret-i sultan
Diledi Hudâ’dan heman
1Yüce Peygamber Miraç'a çıkınca
2hemen Tanrı'dan ümmeti için dilekte bulundu.
Miraç sahnesinde Peygamber kendi çıkarı için değil, ümmeti adına dilekte bulunur. Birim böylece yücelişi bireysel üstünlükle değil, geride kalan topluluğa duyulan merhametle anlamlandırır.
- 4
Nûr ile gark oldu cümle bu cihan
Hak ana Resûlüm deyelden beri
1Bütün dünya nurla kaplandı,
2Tanrı ona ‘Resulüm’ dediğinden beri.
Dünyanın nurla kaplanması, peygamberliğin bütün cihana yayılan aydınlığını anlatır. Tanrı'nın ‘Resulüm’ hitabı da bu ışığın kaynağını açık bir seçilme ve görevlendirme anına bağlar.
- 5
Gel ey zâhid atma kendini dâma
Kerâmet bizdedir şükür Hudâ’ma
1Ey sofu, kendini tuzağa atma.
2Keramet bizdedir; Tanrı'ya şükür.
Sofuya yöneltilen tuzak uyarısı, gösterişçi dindarlığın kişiyi kendi kurduğu kapanın içine düşürebileceğini sezdirir. Kerametin ‘bizde’ denmesi ise şükrü zorunlu kılan iddialı bir yol bilinci taşır.
- 6
Ve lekad Kerremnâ benî âdeme
Saâdet tacını giyelden beri
1‘Biz Âdemoğlunu yücelttik’ ayetinin gereğince
2mutluluk tacını giydiğimizden beri.
Âdemoğlunun yüceltilmesini bildiren ayet, insanın değerini vahiy sözüyle temellendirir. Saadet tacı bu onuru hükümdarlık görüntüsüne çevirirken, değerli oluşun Tanrı'nın lütfundan geldiğini korur.
- 7
Mahlâsım Âhû’dur ismim Ali’dir
Sanma derûnumda dünyâ mâlidir
1Mahlasım Âhû, adım Ali'dir.
2İçimde dünya malı olduğunu sanma.
Şair Âhû mahlasını ve Ali adını aynı anda açıklayarak kimliğini doğrudan mühürler. Dünya malının iç dünyasında bulunmadığını söylemesi, bu ad beyanını maddi hırstan arınma iddiasıyla tamamlar.
- 8
Şükür kalbim îman ile doludur
Kendi noksânımı bilelden beri
1Tanrı'ya şükür, kalbim imanla doludur.
2Kendi eksiğimi bildiğimden beri.
Kalbin imanla dolması kendiliğinden bir övünç değildir; kişinin kendi noksanını bilmesinden sonra gelir. Birim, manevi güveni kusursuzluk iddiasına değil, öz eleştiri ve farkındalığa bağlar.
Metnin kaynağı
ahu bağı kaynak bölüm adı, şiir başlığı veya görünür mahlasla sınırlı olasılıklı atıftır; biyografik kesinlik iddia edilmez.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun'un 1955 Bektaşi Şairleri ve Nefesleri Cilt 1-2 baskısındaki Dilim kalem kalbim defter yazarım kaydıdır. 16 özgün dize ve 8 iki dizelik birim basılı sırayla harfi harfine korunmuştur; basılı boşluk ve nokta dizileri tahmin edilmemiştir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
İkrar verdim dönmem Elest bezmindenÂhû Baba · Nefes / halk şiiri (kaynak birim düzeni korunmuştur)→
Dilin kaleme, kalbin deftere benzetilmesi şiiri insanın içinde yazılan bir kayda dönüştürür. Muhabbet denizine dalıştan sonra başlayan yazma, sözün kaynağını yaşanmış manevi tecrübe olarak gösterir.