DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şah İsmail Hatâyî/Diyâr-i Aşka Sultânım Dilâ Ben de Zamanımda
Beş beyitli gazel · 16. yüzyıl

Diyâr-i Aşka Sultânım Dilâ Ben de Zamanımda

Aşk ülkesini bir saltanat gibi kurar; gam ve kederi vezir, kendini dağ şahini ve darağacında yürüyen gözü pek kişi olarak tanımlar. Hallâc-ı Mansur göndermesi, aşk yoluna girenin benliğinden ve başından geçmesi gerektiğini büyütür.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Diyâr-i aşka sultânım dilâ ben de zamanımda

    Gam u gussa vezîrimdir oturur iki yanımda

    1Ey gönül, kendi zamanımda aşk ülkesinin sultanıyım

    2Gam ve keder iki yanımda oturan vezirlerimdir

    Aşk ülkesinin sultanı olduğunu söyleyen sesin iki yanında vezir olarak gam ve keder oturur. Hükümdarlık imgesi böylece rahatlık değil, acıyı yönetme ve onunla birlikte hükmetme kudreti anlamına gelir.

  2. 2

    Ben ol -ı kûhsârım baş eğmem kulle-i kafa

    Niçe anka gibi yavru uçurdum âşiyânımda

    1Ben dağların şahiniyim; Kaf Dağı’nın doruğuna baş eğmem

    2Yuvamdan Anka gibi nice yavru uçurdum

    Dağ şahini Kaf’ın doruğuna bile baş eğmez; yuvadan uçurulan Anka yavruları da bu büyüklük iddiasını çoğaltır. Yükseklik, hem bağımsızlığı hem başkalarını kanatlandıran yetiştirici gücü temsil eder.

  3. 3

    Ben ol -ı serbâzım felek farkındadır dârım

    Niçe Hallâc-ı Mansûr’u yürüttüm rîsmânımda

    1Ben o başını ortaya koyan gözü pek cambazım; darağacım feleğin doruğundadır

    2İpimde nice Hallâc-ı Mansur yürüttüm

    Gözü pek cambazın darağacı feleğin tepesine kurulur ve ipte Hallâc-ı Mansur yürür. Oyun ile ölüm cezasının birleşmesi, aşk yolundaki tehlikeyi gösteriye değil başı ortaya koyan hakikat sınavına dönüştürür.

  4. 4

    Belâ vü mihnet ü derd ü gam ile öyle yandım kim

    Eridi kara su oldu ilikler istihânımda

    1Bela, sıkıntı, dert ve gamla öyle yandım ki

    2Kemiklerimin içindeki ilikler eriyip kara su oldu

    Bela, sıkıntı, dert ve gamın ateşi kemiğin içindeki iliği kara suya eritir. Soyut acılar bedende somut bir çözülmeye çevrilerek konuşanın sultanlık iddiasının ardındaki ağır bedeli görünür kılar.

  5. 5

    Heman cihânın pehlivânıdır

    Hatâyî baştan geçsün kadem koyan nişânımda

    1Dünyanın pehlivanı, elinin arkası yerde olandır

    2Hatâyî, izime ayak basan kişi başından vazgeçsin

    Eli yere gelen pehlivan görüntüsü alışılmış zafer fikrini tersine çevirir; asıl güç yenilgi ve teslimiyetle ölçülür. Hatâyî’nin izine basacak kişinin başından geçmesi, bu yolu benliği feda edenlere açar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Hatâyî (Şah İsmail) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 163309 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy Deyen Kim Âkilim Dîvâne Hoş Gelmek Gerek
Ey deyen kim âkilim dîvâne hoş gelmek gerek
Şah İsmail Hatâyî · Yedi beyitli gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

şehbâz

Doğan veya şahin; yiğitlik imgesi

kûhsâr

Dağlık yer

Kaf

Efsanevi Kaf Dağı

canbâz

Canını ortaya koyan gözü pek kişi

serbâz

Başından vazgeçmiş, fedai

rîsmân

İp

istihân

Kemik

el arkası yerde

Güreşte yenilmiş olma durumu